AKŞAM | CUMARTESI | 01 AĞUSTOS 2009, CUMARTESİ

Bora Aksu'dan krize uygun tasarımlar

15 yıl önce dünyanın en önemli tasarım okullarından biri olan Saint Martins'de okumak için Londra'ya giden ve baÅŸarılı okul hayatının ardından İngiltere Moda Konseyi'nden aldığı ödüllerle kısa zamanda tasarım camiasının içine girmeyi baÅŸaran modacımız Bora Aksu, son altı yılda Londra Moda Haftası'nda 13 defile gerçekleÅŸtirdi.

aksu 

Eylülde 14. defilesine hazırlanan Bora Aksu, geçtiÄŸimiz hafta yeni koleksiyonu Cocktail'i İstanbul'a getirdi. Koleksiyonunu yakında satışa çıkaracağı Midnight Express'in NiÅŸantaşı ÅŸubesinde görüÅŸtüÄŸümüz Aksu, her zamanki mütevazılığıyla sorularıma yanıt verirken ve özellikle gençlere destek vereceÄŸi yeni projelerini anlatırken gözleri parlıyordu. İngiliz ÅŸarkıcı Duffy'nin yeni konserlerinin kıyafetlerini tasarlayan tasarımcıyla Türk kadınını, krizin modayı nasıl etkilediÄŸini ve Cocktail'i konuÅŸtuk.

- Bir süredir Koton markasıyla tasarımlarınızı Türk kadınıyla buluÅŸturuyordunuz. Bu iÅŸbirliÄŸi bitti sanırım. Yurtdışında çalışmalarını sürdüren bir tasarımcı olarak bu iÅŸbirliÄŸi size neler kattı?
AnlaÅŸmamız üç yıldı, bitti. Hem firma hem tasarımcı açısından iyi bir çalışma oldu ve bir yerde bitmesi gerekiyordu. Daha önce Türk kadınına yönelik çalışma fırsatım olmamıştı. Bu proje Türkiye'deki kadını daha iyi tanımamı saÄŸladı.

KİŞİLİĞE UYGUN GİYİNMELİ
- Peki, ne gördünüz; Türk kadını ne giymiyor?
Türk kadınının modaya karşı çok büyük bir ilgisi ve çok derin bir zevki var; tarihi geçmiÅŸten gelen bir ÅŸey bu. Aileden ve kültürden gelen renkleri bir arada kullanma becerisi var. Tek dezavantajı ise yeniliklere çok fazla açık olmaması. Bunun atında yatan kendine güvensizlik mi yoksa bayrağı çeken ilk kiÅŸi olmak istememe durumu mu bilmiyorum. Belli bir adımı atarken, o adımın daha önce baÅŸka biri tarafından atılmış olmasını istiyor. EÄŸer bunu aÅŸabilirse, kendisine ve kiÅŸiliÄŸine göre giyinmeyi tercih ederse, bence modayı kendine çok daha uyduran bir kadın tipi ortaya çıkacaktır.

- Cesur olmaları mı gerekiyor?
Tasarımcı olarak trendlere inanmıyorum. Yaptırımdan ziyade, trendlerin bir veri olarak kalması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Türk kadınının da o veriyi kendine adapte etmesi için, kiÅŸiliÄŸini tanıması, vücudunuzu tanıması ve ne istediÄŸini bilmesi gerekiyor. Bir ÅŸeyi moda diye giymek yanlış. Çok sevdiÄŸiniz giysiler zamanla sizin bir parçanız olur ve farklı kombinlerle, kendi aksesuarlarınızla siz tasarlarsınız onu artık. Burada olması gereken, ikisinin bir arada bulunması. 

- Eskiden kadınlar bir mağazaya gider, takım şeklinde kıyafetleri alır ve giyerdi. Ama artık her yerden farklı bir şeyler alıp kendisi kombinliyor...
Evet öyle. Eskiye göre modanın temel yapısı da deÄŸiÅŸmeye baÅŸladı. Eskiden ne modaysa, mesela minik etek, herkes mini etek giyerdi oysa ÅŸimdi her ÅŸeyin trend olduÄŸu bir dönem yaşıyoruz. Bu kadın için avantaj. Her maÄŸazadan farklı ÅŸeyler alıp birleÅŸtiriyor hatta yeni kıyafetlerini annesinin kemeri, anneannesinin ÅŸalıyla birleÅŸtiren var. Eskiyle günümüzü özdeÅŸleÅŸtiren kadın da çok, bu giderek artacak. Böylece farklı giyinen kadın göreceÄŸi sokakta.

- Yanlışı nerede yapıyoruz?
Buraya gelirken bir kadın gördüm, çok yüksek topuklu bir ayakkabı giymiÅŸti ama çok zor yürüyordu. Ne ayakkabıyı gösterebiliyordu ne de kendini. Bir kıyafet aldığınız zaman onun içinde kendiniz olabilmelisiniz. Aslında tasarımcıların iki, üç adım geri çekilmesi iyi oldu, kadın açsından. Eskiden modacılar, siyah ve beyaz düÅŸünürlerdi gri alanlar yoktu. Åžu an artık kadının ne istediÄŸi önemli olduÄŸu için tasarımcılar, benim vizyonum budur diyor, giyenler de o vizyondan birtakım doneler alıp, istedikleri ÅŸekilde kombinleyebiliyor.  

- Kriz, insanları nasıl etkiledi?
İnsanların yaptıkları alışveriÅŸleri daha fazla sorgulamalarına sebep oldu. Sadece lüks için yapılmış alışveriÅŸlerin yerini ihtiyaçlar aldı. Alıcının çok daha bilinçlendiÄŸi bir dönem yaşıyoruz. Bu, olması gereken bir ÅŸey. Bu dönemden hemen önceye bakarsak, lüksün aşırı kullanıldığı, daha çok lüksün arandığı bir dönemdi. Åžimdi Lale Devri'nin üstüne insanlar kendini silkeleme dönemine girdi, zor bir dönem olsa da ileri vadede artılarını göreceÄŸiz.  

- Sezonluk kıyafetler alıp, atar olmuştuk...
Annelerimizin, babalarımızın kıyafetlerinden kalanlar var. O dönemde az ama özdü. Åžimdi tam tersi bir dönem. Buna karşı adil iÅŸçilik akımı oldu, organik pamuk akımı oldu. Fast-fashion satışları hala yüksek ama insanlar kalitenin ve uzun ömürlülüÄŸün farkına varacak. Öze doÄŸru gideceÄŸiz gibi geliyor bana. Umarım biz de bir ÅŸeyler bırakabiliriz. 

- Gelelim yeni koleksiyonunuz Cocktail'e...
Benim için çok zevkli bir dönem olduÄŸu gibi giyenin de yaratıcı olması gereken kıyafetler çıktı ortaya. Ufak bir koleksiyon ama her kıyafet iki ya da üç ÅŸekilde giyildiÄŸi için aslında daha çok. Bu koleksiyon modaya bakış açımı da deÄŸiÅŸtirdi diyebilirim. Modaya tek boyutlu bakmaktansa aslında onu nasıl daha farklı olabileceÄŸi üzerinde yoÄŸunlaÅŸtım. 

- Sizi buna iten neydi?
Sanıyorum çok seçenek sunabilme isteÄŸi. Bir sanat eserinden ziyade çok daha pratik olsun istedim. 

DUFFY İÇİN TASARLIYOR 
- Londra ve Türkiye'deki yeni projeleriniz neler?
Åžarkıcı Duffy'nin yeni konser koleksiyonunu biz yapıyoruz. Onun dışında 'Cocktail' İngiltere'de iyi bir acente tarafından satışa sunulacak. Bu koleksiyon yavaÅŸ yavaÅŸ büyüyerek 2-3 sezon devam edecek. Türkiye'de modayla ilgilenen çok öÄŸrenci var. Hepsinin yurtdışında eÄŸitim alma ÅŸansı yok. O yüzden buraya gelip pratik ağırlıklı workshop'lar yapmayı planlıyorum. İstiyorum ki çocuklar yurtdışında istedikleri yere iÅŸ baÅŸvurusu yapabilsin. Staj için gelenlerin, çalışma ÅŸekillerinde eÄŸitim sistemine özel eksiklikler, hatalar var, bunların tasarımda olmaması gerekiyor.  Bu proje beni çok heyecanlandırıyor.

AYSUN ÖZ KAŞİ aysun.oz@aksam.com.tr

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3