AKŞAM | CUMARTESI | 01 AĞUSTOS 2009, CUMARTESİ
'Olacak O Kadar'ın yeni bölümleriyle karşımıza çıkan Levent Kırca, politik mizah yapmanın zor olduÄŸu bir dönemde yine görev başına geldiklerini söylüyor.
Levent Kırca uzunca bir aradan sonra artık efsane olmuÅŸ programı 'Olacak O Kadar'la mayıs ayında tekrar karşımıza çıktı. Yönetmenlik koltuÄŸunu oÄŸlu OÄŸulcan'a devreden Kırca, sık sık mizah yapmanın zorluÄŸundan bahsedildiÄŸi bu dönemde yine suya sabuna dokunmaya geldiÄŸini söylüyor. 'Yaşım gelmiÅŸ 60'a, aç deÄŸilim açıkta deÄŸilim, artık tek niyetim kaliteden ödün vermeden eski çizgimi devam ettirmeye çalışmak' diyen sanatçı ÅŸu günlerde, yönetmenliÄŸini yine oÄŸlunun yapacağı yeni bir filmle ilgileniyor.
Kırca'nın adı son olarak önceki hafta, Urfalı bir vatandaşın İbrahim Tatlıses'le ilgili skeçte Urfalıları aÅŸağıladığı gerekçesiyle kendisinden davacı olmasıyla gündeme gelmiÅŸti. Kırca bu davanın ve Urfalı davacı 'arkadaşın' 'Olacak O Kadar'ın tarihinde saygın bir yeri olacağını söylüyor.
URFA DAVASININ BİZİM İÇİN ÖZEL BİR YERİ OLACAK
- Daha önce böyle bir dava açılmış mıydı?
'Olacak O Kadar'ın 21 yıllık tarihinde daha önce Devlet Bakanı Işılay Saygın dava açmıştı bize. Bekaret konusunda bir skeçti, yayınlandığımız kanal bir gün kapatma cezası aldı, reytinglerde birinci sıradayken programa ara verdim protesto için. Ama bir izleyicinin açtığı ilk dava bu. Halkı nefrete teÅŸvik ediyor ve aÅŸağılıyormuÅŸum, bu benim aklımdan geçebilecek bir ÅŸey deÄŸil ama davacı arkadaÅŸ bizim tarihimizde saygın bir ÅŸekilde anılacak.
- Davacının fikrine katılmıyorum ama saygı duyuyorum mu diyorsunuz yani?
Åžimdi domuz gribi var mesela. Yarın öbür gün aşısını bulacaklar ve bu hastalık da korkulur olmaktan çıkacak, sıradan bir rahatsızlığa dönüÅŸecek. Ama domuz gribinin görüldüÄŸü ilk çocuÄŸun heykelini dikmiÅŸler, böyle bir dönemin yaÅŸandığını unutmamak için. Bizim için de bu dava böyle, ilktir, saygıdeÄŸerdir, hatırlanması gerekir.
- İbrahim Tatlıses'ten bir tepki aldınız mı?
İbrahim Tatlıses 'ben maÄŸarada doÄŸdum', 'Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık' gibi lafları çekinmeden eden biri. İki yıl önce bir arkadaşımın kızı onun belgeselini çekmek için o maÄŸaraya girmiÅŸti. Belgeseli İbrahim'le birlikte izledik, maÄŸara tam çekilmediÄŸi için sitem etmiÅŸti, 'doÄŸduÄŸum yeri niye daha ayrıntılı çekmemiÅŸ' diye, bu konuda komplekssiz biri. Ben de onun küçük bir belgeselini yapayım dedim, İbrahim maÄŸarada doÄŸdu, iÅŸte ateÅŸi buldu, çiÄŸköfteyi buldu gibi... İlk insanlardan günümüze uzanana bir mizahi belgesel. Urfalı arkadaÅŸ o kısımda Urfalıların aÅŸağılandığını düÅŸünmüÅŸ ama yok öyle bir ÅŸey tabii. Eminim hakim de tebessüm edecek. Yoksa İbrahim'den bir tepki almadım, arayıp teÅŸekkür etti, 'güzel espri yapmışsın' diye. O günden beri bazı Urfalılardan 'abi ben de Urfalıyım, kusura bakma' gibi ÅŸeyler bile duyuyorum.
DAHA ÖNCE YOÄžUN TEMPODAN FENALIK GELMİŞTİ
- Bundan önce neden ara vermiÅŸtiniz?
10 yıl önce Işılay Saygın'ın açtığı davada sansüre karşı tepki verip iki yıl ara vermiÅŸtik. Daha sonraki dönemde de yorulduk açıkçası. Devlet memuru gibi her gün aynı ÅŸeyi yapmak, tuvalete gidilecek zamanın bile zor bulunduÄŸu yoÄŸun bir tempoda çalışmak kolay deÄŸil. Bana fenalık gelmiÅŸti.
- Şimdi nasıl gidiyor, yorgunluğu attınız mı?
Åžarj olduk o arada. Mayıs ayında baÅŸladık Fox'ta, dört bölüm yaptık, Eylülde kalan dokuz bölümü de çekip sonrasına bakacağız tekrar. Kanal arka arkaya daha çok bölüm için sözleÅŸme istedi ama artık kaliteden ödün vermek istemiyorum, arka arkaya bir sürü program kaliteyi düÅŸüyor. Daha fazla para kazanmak gibi bir derdim yok ne de olsa.
- Kanaldan yönlendirme oluyor mu skeçlerinize?
Yok, biz sözleÅŸmeye madde koydurduk, herhangi bir müdahale olursa, skeçlerin yeri dahi deÄŸiÅŸtirilirse biz yokuz diye. Kabul ettiler.
- 21 yıl geride kalmış, format deÄŸiÅŸtirmeyi, eskidiÄŸini düÅŸündünüz mü hiç?
'Olacak O Kadar' muhalefet programıdır. Halkın iktidara karşı bir silahıdır. Onun için 21 yıldır eskimemiÅŸtir, program kendini kabul ettirmiÅŸtir ve Levent Kırca bu programı yaparken devlet sanatçısı seçilmiÅŸtir. GeçtiÄŸimiz günlerde reytinglerde vardı, tekrar bölümü bile dördüncü olmuÅŸtu. Ara verdiÄŸimizde insanlar özlemiÅŸtir hatta.
- Programınız alışkanlık yapmıştır belki sizde.
Yok. Bizde ÅŸu oluyor; bir program reyting alırsa diÄŸer kanalların yöneticileri de benzer programlar istiyorlar. Birden bire çocuklu, aÄŸalı, mafyalı diziler çıkıyor her yerde, yemekli programlar falan... Bunlar tabii formatları kopyalanabilecek programlar ama 'Olacak O Kadar'ın kopyası yapılamadı. Benzerimiz olmadığı için biz kendimizle yarışıyoruz sadece, baÅŸkasıyla iÅŸimiz yok. Alışkanlık meselesi deÄŸil yani, bu zamana kadar baÅŸarılı olmuÅŸ sürekli, ÅŸimdi niye deÄŸiÅŸtireyim.
BAÅžBAKAN OLUMLU KARÅžILAMIÅž DUYDUÄžUMUZ KADARIYLA
- Mizah yapılmasının zorlaştığı bir zamanda boşluğu doldurmaya geldiniz galiba tekrar...
KöÅŸe yazarları da yazıyordu Levent Kırca mizahı neden yapılamıyor diye. Mizahçılık yapanlar 'ne yapalım ekmek parası' diyerek yan çiziyorlardı. Åžimdi bazı konulara dokunmanın zor olduÄŸu sürekli söyleniyor ama biz baÅŸladık ve yapıyoruz iÅŸte. CumhurbaÅŸkanı'nı da, BaÅŸbakan'ı da oynadık ve bu iÅŸlerin yapılabileceÄŸini yeniden gösterdik.
- Tepki aldınız mı BaÅŸbakan ya da CumhurbaÅŸkanı skeçlerinizden?
Yok, almadık olumsuz bir ÅŸey. Hatta uçakta bakanlarla karşılaşınca olumlu karşılandığını hissettirdiler. Bir de ÅŸimdi önümüz seçim zamanı, herkes hoÅŸgörülüdür böyle zamanlarda, 'ben iyiyim, demokratım, rahatım' izlenimi vermek gerekir çünkü. Seçimlerden sonra bakalım nasıl olacak.
- SöylendiÄŸi kadar zor deÄŸilmiÅŸ o zaman bugün politik konularda mizah yapmak...
Her zaman zordur, padiÅŸahlık zamanında da zordu ÅŸimdi de kolay deÄŸil, cesaret istiyor ama bir kere çıtayı bir yere yükselttiÄŸinizde ondan güç alıyorsunuz. Biz 20 yıl önce askerin, emniyetin eleÅŸtirilebileceÄŸini gösterdik, kimsenin aklına gelmezdi o zamanlar bunun yapılabileceÄŸi. Åžimdi zor deniyor ama yine göstereceÄŸiz.
- 'Türkiye'de malzeme çok' denirdi sosyal mizah söz konusu olduÄŸunda, hala öyle midir?
Bugün siz çöpünüzü kapıya bırakırsınız, belediye zamanında alıp götürtürse oradan mizah çıkmaz. Ama çöp birikir, kedi köpek parçalayıp siz ertesi gün iÅŸe giderken o çöplerin üstünde atlamak zorunda kalırsanız mizah olur. Mizahın oluÅŸması için bir ÅŸeylerin aksaması lazım. Biz geliÅŸmekte olan ülkeyiz, o yüzden malzeme hala çok.
BİZİM MİZAHIMIZIN MODASI ZAMANLA GEÇMEZ
- Mizahınızın modasının geçtiÄŸi söyleniyor bazen.
Bizim ülkemizin bir mizah geleneÄŸi var, dünyada baÅŸka ülkelerin kolay kolay boy ölçüÅŸemeyeceÄŸi büyük bir gelenek. Büyük baskılar, çalkantılar, darbeler altında saÄŸlamlaÅŸmış bir mizah. Bu mizahın izahı ise Nasreddin Hoca. 'Parayı veren düdüÄŸü çalar' demiÅŸ, 'ye kürküm ye' demiÅŸ, bugün hala güncel. Aziz Nesin de, Gırgır dergisi de, bugünkü mizah dergileri de bu geleneÄŸin devamı. Merkezinde sosyal duyarlılık vardır, bizim de öyle, modası geçmez bu tür mizahın.
- Genç ve popüler mizahçılar var, Cem Yılmaz, Åžahan Gökbakar...
Onlara sözüm yok, herkes istediÄŸi mizahı yapar, ama bu bir dönem meselesidir, bir omurga üzerine oturmuyorsa yaptığın iÅŸ, popülerliÄŸi geçici olur. Geçenlerde Bekir CoÅŸkun'un bir yazısı vardı mesela Tarkan da, Cem Yılmaz da eskidi diyor. Hızlı eskiyor her ÅŸey. Åžimdi Londra'ya bir salona gidiyorsun mesela, önüne yemek mönüsü gibi bir liste koyuyorlar, 20 stand up'çıyı peÅŸ peÅŸe yazmışlar, saat 21:30'da girince hepsini izliyorsun arka arkaya. Bizde de öyle olacak.
- Genç mizahçılardan kimleri beÄŸenirsiniz?
Åžimdi isim aklıma gelmiyor, mizah yazarlarının çoÄŸunu beÄŸeniyorum, iyi iÅŸler çıkarıyorlar.
- Programınızda yönetmenliÄŸinizi oÄŸlunuz yapıyor, sette aranız iyi midir?
Evet. Ben aslında çabukçu biriyim, telaÅŸlı, bir an önce yapayım ÅŸu iÅŸi diyorum hep. Öyle alışmışım. Åžimdiki gençler daha dikkatli, ayrıntılara dikkat ediyorlar. OÄŸulcan da öyle ama uyduruyorum kendimi ona. İşi bilene teslim olmak iyidir her zaman. Åžimdi bir film projesi var, onun da yönetmenliÄŸini OÄŸulcan üstlenecek.
- Nasıl bir film olacak?
Daha önce yaptığımız bir 'Olacak O Kadar' skecinden yola çıkarak senaryo yazılıyor ÅŸu anda. Ama ismini ve konuyu söylemek biraz erken.
EYÜP TATLIPINAR