AKŞAM | GUNCEL | 05 AĞUSTOS 2009, ÇARŞAMBA
Ergenekon soruÅŸturmasında ifade veren gizli tanığı M.A., 'Emekli TuÄŸgeneral Küçük'ün emriyle Kuveyt Türk Bankası'ndan konteynırlarla altın ve 480 milyon dinar çalındığını' öne sürdü
Gülden KILIÇ
Ergenekon soruÅŸturmasında ifade veren bir gizli tanık örgütün para akışıyla ilgili ÅŸok iddialarda bulundu. Ergenekon savcılarına ve polise ifade veren M.A., Veli Küçük'ün organize ettiÄŸi bir ekibin Kuveyt Merkez Bankası'ndan 480 milyon dinarı çalarak TuÄŸgeneral Veli Küçük tarafından bu paranın Suriye'ye getirildiÄŸini ileri sürdü.
Ergenekon soruÅŸturmasını yürüten İstanbul cumhuriyet savcıları, sanıklar arası iliÅŸkilerin yanı sıra para kaynaklarını da mercek altına alındı. SoruÅŸturmada savcılara 'tanık' sıfatıyla ifade veren M.A., çok ilginç iddialarda bulunarak, soruÅŸturmanın ÅŸüphelilerini suçladı. M.A.'nın en ilginç suçlaması emekli TuÄŸgeneral Veli Küçük'e yönelik. İddiasına göre Küçük'ün başında olduÄŸu bir organizasyon Kuveyt Merkez Bankası'ndan üç konteynır altın ve 480 milyon dinar çalmış.
Tanık M.A. ifadesinde, birlikte iÅŸ yaptığı M.Ç.'nin Mersin'deki deposunda 480 milyon Kuveyt Dinar'ı olduÄŸunu ve bu parayı sigortalattığını iddia etti. Tanık, Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalındığını öne sürdüÄŸü bu paranın emekli TuÄŸgeneral Küçük tarafından Suriye'ye getirildiÄŸini ileri sürdü. M.A., Suriye istihbaratı El Muhaberat'ın organizasyonuyla üç konteynır altının Suriye'de kaldığını, 480 milyon dinarın da Kıbrıs'a gönderildiÄŸini ve burada bir askeri depoda saklandığını iddia etti.
ASKERİ MALZEME KILIFI
Kıbrıs'taki Kuveyt Dinar'ının daha sonra askeri malzeme görüntüsüyle Mersin'e getirildiÄŸini ve bu paranın kayda girdikten sonra kaybolduÄŸunu öne süren M.A., iddialarına ÅŸöyle devam etti:
'M.B.A., A.G., A.K. ve H.İ.I., Veli Küçük tutuklandıktan sonra 2008 Åžubat'ında Adana'da bir ÅŸirket kurdular. Aynı dönemde avukat L.K., ve Ermeni asıllı Suriye vatandaşı G. adlı ÅŸahıslarla tanıştım. G., adlı kiÅŸi Suriye istihbaratında görevli bir binbaşının ÅŸubat ve mart aylarında Adana'ya gelerek M.Ç. ile görüÅŸme yaptıklarını, bu kiÅŸilerin Irak'tan nakledilen para ve altınların organizasyonunda görev aldıklarını söyledi.''
PARA TRAFİĞİ
M.A., M.Ç.'nin kendisine İstanbul'dan çok önemli bir misafirinin geleceÄŸini, ÅŸirketin ortaklarıyla bir toplantı yapacağını ve kendisinin de toplantıya katılmasını istediÄŸini belirtti. Toplantı için gelen kiÅŸinin Ergenekon sanığı emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in avukatı Ertaç Giray olduÄŸunu anlatan M.A., toplantıya Türkiye'deki çeÅŸitli bankalardan sorumlu kiÅŸilerin de katıldığını öne sürdü. M.A., ''Ertaç Giray, H.R.T. adlı bir kiÅŸiyi tanıtarak, bu kiÅŸinin mesleÄŸinin uluslararası kara para trafiÄŸinden komisyon almak olduÄŸunu ve aldığı komisyonun paranın rengine göre deÄŸiÅŸtiÄŸini söyledi. Aktarılacak para silahtan elde edilmiÅŸse yüzde 10, uyuÅŸturucu parasıysa yüzde 15, yasadışı örgüt parasıysa yüzde 20 olduÄŸunu belirterek kendi ellerindeki paranın yüzde 20 komisyon dilimine girdiÄŸini söyledi'' iddiasında bulundu.
Dönmez'e kimyasal silah verdim
M.A., Zir Vadisi'nde ele geçen mühimmatlar nedeniyle yargılanan Yarbay Mustafa Dönmez hakkında da çarpıcı iddialarda bulundu. Tanık M.A., 2008 Nisan'ında M.Ç.'nin kendisine bir paket verdiÄŸini belirterek ÅŸöyle devam etti. 'Rulo ÅŸeklinde dergi sayfasına sarılı her iki tarafı ve ortası bantlanmış bir paketti. Bunu buzdolabında saklamamı önemle tembih etti. Paketi sorunca yurtdışından gelen bir ilaç olduÄŸunu söyledi. İstanbul'dan gelecek olan Mustafa adlı kiÅŸiye vermemi söyledi. Paketi merak edip açtım. Üzerinde üç tane ters hilal resmi ortasında sarı zemin üzerine siyah nokta ve altında Arapça yazıların bulunduÄŸu gri renkli bir tüp olduÄŸunu gördüm. Bunun kimyasal bir madde olduÄŸunu tahmin ettim. Daha sonra gelen misafire paketi verdim. Beraber bir yapı maÄŸazasına gittik ve oradan bir buzluk aldı. Kuru buz paketleri de alarak, paketi bunun içine koydu. Bu paketi benden alan Yarbay Mustafa Dönmez'dir.''