AKŞAM | GUNCEL | 05 AĞUSTOS 2009, ÇARŞAMBA

Paşaların örgütteki konumları

Üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinde, emekli Orgeneral Kemal Yavuz'un, ''Ergenekon silahlı terör örgütü içinde medyanın kontrol altına alınması ve dezenformasyon faaliyetlerinden sorumlu örgüt üyesi olduÄŸu, örgüt üyelerinin fikri ve ideolojik olarak eÄŸitimi ve yetiÅŸtirilmesi faaliyetlerine katıldığı'' öne sürüldü.

İddianamede, Yavuz'un gönderdiÄŸi ve aldığı dokümanlarda ''Darbe Planı'' olarak bilinen ''Eldiven'' kodlu plana ait slayt dokümanı bulunduÄŸu, ''Cumhuriyet Çalışma Grubu'' olarak adlandırılan gruba ait bilgiler, faaliyetler ve istihbarat notlarının bulunduÄŸu ifade edildi.

İddianamede, ayrıca ''KK İSTH arÅŸivi'' ÅŸeklinde adlandırılan dosya içerisinde gizli askeri belgelerin olduÄŸu, AK Parti ile ilgili yapılan çalışmaları içerir dokümanların bulunduÄŸu, ''Camilerin Takibi'' baÅŸlığı altında ''gizli'' ibareli ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait ''gizli'' ibareli günlük istihbarat raporlarının bulunduÄŸu da vurgulandı.

Orgeneral Yavuz'un çok önceki tarihlerde örgütsel faaliyet içerisinde yer aldığının anlaşıldığı kaydedilen iddianamede, Yavuz'un, örgüt üyelerinden Ahmet Tuncay Özkan, Tuncer Kılınç, Gülseven YaÅŸer, Ümit Sayın, Hüseyin Nazlıkul, Levent Ersöz, Mehmet Åžener Eruygur, İlhan Selçuk, Mustafa Ali Balbay ve Güler Kömürcü ile örgütsel irtibatlarının bulunduÄŸu ve söz konusu kiÅŸilerle örgütsel çalışmalar yaptığı bildirildi.

İddianamede, Yavuz'un, ''Ergenekon silahlı terör örgütü adına darbe çalışmalarını kolaylaÅŸtırıcı ve darbeye zemin hazırlama amacıyla bir TV kanalının kurulması için gayret gösterdiÄŸi, aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinin mali krizden çıkması için yapılan toplantılara katıldığı, o dönem itibarıyla televizyon kanallarında yaptıkları programların hükümette ciddi rahatsızlıklar oluÅŸturması sonucu Ergenekon silahlı terör örgütünün talimatlarıyla Kanaltürk televizyonunun kurulduÄŸu'' ifade edildi.

ORGENERAL ÖZKÖK ALEYHİNE DEZENFORMASYON
İddianamede, ÅŸöyle devam edildi:

''O dönemde yapılacak darbe yöntemiyle hükümetin ortadan kaldırılması çalışmalarına bir engel olarak gördükleri dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Hilmi Özkök aleyhinde

dezenformasyon amaçlı yayınların tutuklu sanık Ahmet Tuncay Özkan tarafından yapıldığı, Kemal Yavuz'un, Genelkurmay BaÅŸkanı'nın yıpratılarak emekliliÄŸe zorlanması konularında sanık Özkan'la birlikte hareket ettiÄŸi belirlenmiÅŸtir.''

İddianamede, Yavuz'un evinde ele geçirilen belgelerde, sözde vatan ve milleti kurtarmak için organize ve bilinçli bir altyapı oluÅŸturulması gerektiÄŸi üzerinde vurgu yapılarak, bir örgütlenme içerisine girilmesi gerektiÄŸi ve bu örgütlenmenin örümcek ağı gibi her yeri kuÅŸatması gerektiÄŸi belirtildiÄŸi, bu oluÅŸumun amaçları doÄŸrultusunda yeni bir oluÅŸumdan bahsedildiÄŸi ve bu oluÅŸumun illegal bir yapı olduÄŸunun anlaşılmaması için kontrollü ÅŸeffaflık tabiri ile bahsi geçen ÅŸeyin örgütün sanki legal bir oluÅŸummuÅŸ gibi lanse edilerek kamuoyunca kendine taban oluÅŸturmak ve etkilemek için çalışmakta olduÄŸunun anlaşıldığı vurgulandı.

Orgeneral Yavuz ile Mehmet Åžener Eruygur ve Ahmet HurÅŸit Tolon gibi sanıklardan elde edilen belgelerle benzerlik taşımasının, bu kiÅŸiler arasında örgütsel irtibatlar bulunduÄŸunu gösterdiÄŸi belirtilen iddianamede, Yavuz'un ayrıca medya ve dezenformasyon iÅŸleriyle uÄŸraÅŸtığını ve ''psikolojik harekat'' isimli dosyalarda ''yavuz psikolojik harekat'' yazmasının da ÅŸüphelinin örgütsel konumunu gösterdiÄŸi kaydedildi.

İddianamede, ÅŸu görüÅŸlere yer verildi:

''Yukarıda açıkça anlatılan deliller dikkatle ele alındığında, ÅŸüpheli Münür Kemal Yavuz'un Ergenekon silahlı terör örgütü içinde medyanın kontrol altına alınması ve dezenformasyon faaliyetlerinden sorumlu örgüt üyesi olduÄŸu, örgüt üyelerinin fikri ve ideolojik olarak eÄŸitimi ve yetiÅŸtirilmesi faaliyetlerine katıldığı, sanık Ahmet Tuncay Özkan'ın yapacağı iÅŸlerde deÄŸiÅŸik yerlere lanse ederek perde gerisinden yönlendirdiÄŸi, örgüt talimatları doÄŸrultusunda örgüt üyeleriyle yakın ve sıkı bir irtibat halinde olduÄŸu, örgütün medya yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüÄŸü, devlete ait gizli belgeleri ele geçirip örgüt üyelerine gönderdiÄŸi ve bulundurduÄŸu, dosya kapsamındaki tüm delillerden anlaşılmıştır.''

ESKİ MGK GENEL SEKRETERİ ORGENERAL KILINÇ'IN DURUMU
İddianamede, eski MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın da ''silahlı terör örgütünün siyasi partileri yönlendirme ve tek merkezden yönetme amaçlarına uygun olarak faaliyette bulunduÄŸu'' öne sürüldü.

Orgeneral Kılınç'ın, MGK Genel Sekreteri olduÄŸu dönemde bile sanık Mustafa Ali Balbay'la örgütün talimatları ve amaçları doÄŸrultusunda görüÅŸmeler yaptığı, örgüt üyelerinden birçoÄŸu ile örgütsel irtibatlarının bulunduÄŸu, devlete ait gizli bilgi ve belgeleri Mustafa Hüseyin BuzoÄŸlu ve sanık Ergun Poyraz'a verdiÄŸi öne sürülen iddianamede, Kılınç'ın, o dönemde Genelkurmay BaÅŸkanı olan ve yapılacak darbeye açıkça karşı olan Orgeneral Hilmi Özkök aleyhinde yıpratıcı yayın yapan Mustafa Ali Balbay'a destek olduÄŸu, ayrıca Ahmet Tuncay Özkan'a da gazetecilik faaliyetlerinde yardımda bulunduÄŸu vurgulandı.

İddianamede, Hüseyin BuzoÄŸlu'ndan ele geçirilen gizli belgelerin büyük bir kısmının ÅŸüpheli tarafından kendisine verildiÄŸinin anlaşıldığı bildirildi.

KENAN TEMUR MUTAFYAN SUİKASTÇİSİ
Üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinde, ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in konutunda bulunan dokümanların incelemesinden, ''TedhiÅŸ Planı (Mutafyan)''nda, eylem hücresi üyelerinin baÅŸkanı sıfatıyla ismi yer alan Kenan Temur'un, ''Ergenekon silahlı terör örgütü'' içinde ara yönetici olarak görev yapan İbrahim Åžahin'in talimatları doÄŸrultusunda suikast ve tedhiÅŸ planlarını gerçekleÅŸtirmek için oluÅŸturulan illegal yapılanma içinde yer aldığının anlaşıldığı bildirildi.

İddianamede, Kenan Temur'un, İbrahim Åžahin'e baÄŸlı olarak Mesrob Mutafyan'a yönelik law silahıyla gerçekleÅŸtirilmesi düÅŸünülen suikast ve tedhiÅŸ planında eylem hücresi içerisinde hücre lideri olarak yer aldığı, bu ÅŸekilde ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün üyesi olduÄŸunun anlaşıldığı kaydedildi.

BÜLENT GÜNGÖRDÜ
Åžüpheli Bülent Güngördü'nün de ''Ergenekon silahlı terör örgütü'' içinde ara yönetici olarak görev yapan ve örgütün amaçlarına ulaÅŸabilmek için bir yöntem olarak gördüÄŸü, ülkedeki sosyal barış, kardeÅŸlik, birlikte yaÅŸama ve huzur ortamını bozma amacı doÄŸrultusunda faaliyet gösteren ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in talimatları doÄŸrultusunda suikast ve tedhiÅŸ planlarını gerçekleÅŸtirmek için oluÅŸturulan illegal S-l yapılanmasına ÅŸüpheli Servet Kaynak vasıtasıyla dahil olduÄŸu iddia edildi.

OluÅŸturulan S-l yapılanması içinde de planlanan eylemleri gerçekleÅŸtirmek için hücreler oluÅŸturulduÄŸu, ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'den elde edilen suikast ve tedhiÅŸ planları ve elde edilen krokilerden hareketle yapılan kazı çalışmaları sonucu ulaşılan mühimmat ve patlayıcıların tüm delillerle birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde, ÅŸüphelilerin bazı Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti

vatandaÅŸlarına yönelik eylem hazırlığı içerisinde oldukları, ÅŸüpheli Bülent Güngördü'nün İbrahim Åžahin'e baÄŸlı olarak illegal biçimde oluÅŸturulan S-l yapılanması içinde yer almak suretiyle Ergenekon silahlı terör örgütünün üyesi olduÄŸu sonucuna varıldığı ifade edildi.

FAHRİ SÜSLÜ S-1 GRUBUNA ÜYE
İddianamede, ÅŸüpheli Fahri Süslü'nün de ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in talimatları doÄŸrultusunda oluÅŸturulan S-l isimli yapılanmanın içine ÅŸüpheli Servet Kaynak'ın çabaları sonucu dahil olduÄŸu, ÅŸüphelinin örgüt bünyesinde meydana getirilen bu oluÅŸuma katılmak için doÄŸum tarihi, yeri, kan grubu, TC kimlik numarası gibi ÅŸahsi bilgilerini ÅŸüpheli Servet Kaynak'a mesajla ilettiÄŸi, sonrasında bizzat ÅŸüpheli İbrahim Åžahin ile telefonda konuÅŸarak bu bilgilerin doÄŸruluÄŸunu teyit ettiÄŸi belirtildi.

Süslü'nün bu ÅŸekilde örgütün üyesi olduÄŸu ve evinde izinsiz olarak bulundurduÄŸu mermiler nedeniyle 6136 sayılı AteÅŸli Silahlar Kanunu'na aykırılık suçunu da iÅŸlediÄŸi sonucuna varıldığı kaydedildi.

İLYAS ÇINAR GİZLİ BİLGİLERİ ÖRGÜTE AKTARIYOR
İddianamede Emekli Deniz Subay ÅŸüpheli İlyas Çınar'ın ''Ergenekon silahlı terör örgütü'nün üyesi olduÄŸu, mahiyet itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgeler ile devletin güvenliÄŸi ve iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliÄŸi itibariyle gizli kalması gereken belgeleri temin edip bulundurduÄŸu dosya kapsamındaki tüm delillerden anlaşıldığı belirtildi.

Haklarında soruÅŸturma yürütülen ÅŸüpheliler ile dava açılan sanıklardan, AyÅŸe Yüksel, Hasan Ataman Yıldırım, DoÄŸu Perinçek, Emin Gürses, Erol Mütercimler, Erol Manisalı, Ferit Bernay, Gazi Güder, Kemal Kerinçsiz, Kemal AlemdaroÄŸlu, Mustafa Balbay, Sinan Aygün, Tunç Akkoç, Hüseyin Vural ile örgütsel irtibatlarının bulunduÄŸu bildirilen Çınar'ın tutuklu sanık DoÄŸu Perinçek'in yargılandığı davadaki savunmasını alıp bilgisayarına kaydetmesi de aralarındaki örgütsel irtibatlarını gösterdiÄŸi ifade edildi.

Çınar'a ait ele geçirilen CD içindeki ''Parti'' ve''Revü'' isimli dosyalar içindeki yazı içerikleri göz önüne alındığında ÅŸüpheli Çınar'ın ''Ergenekon silahlı terör örgütü'' içerisinde örgüt içi haberleÅŸmeye iliÅŸkin görevli örgüt üyesi olduÄŸu, notların içeriklerinde örgüt üyelerinden uyarılması gereken kiÅŸileri örgütün talimatları doÄŸrultusunda uyardığının anlaşıldığı kaydedildi.

Åžüpheli İlyas Çınar'ın emekli deniz subayı olmasına raÄŸmen, aynı konumdaki diÄŸer örgüt üyeleri gibi devlete ait gizli bilgi ve belgeleri ele geçirip örgütün amaçları doÄŸrultusunda kullandığı, bu bilgileri irtibatlı olduÄŸu hali hazırda resmi görevli bulunan asker kökenli örgüt üyelerinden aldığının anlaşıldığı dile getirildi.

Ayrıca ÅŸüphelinin kendisi gibi emekli deniz subayı olan Hasan Ataman Yıldırım, Erol Mütercimler, Hüseyin Vural Vural ile olan irtibatları ve elde edilen örgütsel notlardan aynı zamanda halen görevde olan deniz subaylarıyla da örgütsel irtibatının bulunduÄŸu ve kendisine verilen örgüt talimatlarını not almak suretiyle muhataplarına ilettiÄŸinin anlaşıldığı belirtildi.

MUHTEREM BAÄžCI KEMAL AYDIN'LA BAÄžLANTILI
Emniyet TeÅŸkilatında polis memuru olarak görev yapmakta olan ÅŸüpheli Muhterem BaÄŸcı'nın da telefon görüÅŸmelerine göre örgütün ara yöneticilerinden olan ve hakkında kamu davası açılan sanık Kemal Aydın ile irtibat içerisinde olduÄŸu, onun örgütsel talimatları doÄŸrultusunda hareket ettiÄŸi, kimliÄŸi belirlenemeyen Hüseyin isimli kiÅŸiyle birlikte Aydın'ın talimatlarına uyduÄŸunun belirlendiÄŸi ifade edildi.

TAYLAN ÖZGÜR KIRMIZI ÖRGÜTÜN KURYESİ
İddianamede, ÅŸüpheli Taylan Özgür Kırmızı'dan elde edilen ve A4 kağıdına yazılmış olan bir dokümanda, Kırmızı, Emre Baltacı, Melih Yüksel, Bülent AÄŸduk, İlhan Bulayır, Murat Eke ve Ali Oktay Åžahbaz'a ait rütbe, doÄŸum yeri, doÄŸum tarihi, kan grupları ve TC kimlik numaralarının yazılı olduÄŸu bu doküman içindeki bilgilerle ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'den ele geçen S-l baÅŸlıklı belgede yer alan bilgilerin tamamen aynı olduÄŸu, böylece S-1 yapılanması içerisinde yer alan asker kökenli ÅŸüphelilerin özel bilgilerinin ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'e Kırmızı tarafından ulaÅŸtırıldığının tespit edildiÄŸi belirtildi.

İddianamede, ''Ergenekon silahlı terör örgütü'' içinde ara yönetici olarak görev yapan ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in Fatma Cengiz'e ''1 üst teÄŸmen 5 tane teÄŸmen var, bu sefer bizden sonra devam edecek ekip yetiÅŸtirelim'' ÅŸeklindeki ifadesinde geçen ''1 üsteÄŸmen'' sözü ile ÅŸüpheli Taylan Özgür Kırmızı'nın kastedildiÄŸinin anlaşıldığı ifade edildi. İddianamede, Kırmızı'nın 1 Aralık 2008 tarihinde İbrahim Åžahin'e gönderdiÄŸi mesajda ''Komutanım hayırlı olsun ben sizin emrinizdeyimdir inÅŸallah'' diyerek S-l oluÅŸumuna dahil olduÄŸunu, bu konuda ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in talimatları doÄŸrultusunda hareket ettiÄŸini hiçbir kuÅŸkuya yer vermeyecek derecede açıkça ortaya koyduÄŸu dile getirildi.

Åžüpheli İbrahim Åžahin'den ele geçirilen Ermeni cemaati lideri Mesrob Mutafyan ve Alevi cemaati ileri gelenlerinden Ali Balkız ve Kazım Genç'e yönelik suikast planları, S-l adı verilen yapılanmaya iliÅŸkin belgeler, kadro oluÅŸturma çabaları, diÄŸer ÅŸüpheliler ile yapmış olduÄŸu telefon görüÅŸmeleri ve mesajlaÅŸmalar ile krokilerden hareketle yapılan kazı çalışmaları sonucu bulunan mühimmat ve patlayıcılar birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde; ÅŸüpheli Taylan Özgür Kırmızı'nın örgüt bünyesinde ara yönetici olarak görev üstlenen ÅŸüpheli İbrahim Åžahin'in talimatları doÄŸrultusunda illegal biçimde oluÅŸturulan S-l yapılanması içerisinde yer aldığı, oluÅŸumun açıkça bir illegal bir yapılanma olduÄŸu, S-l yapılanması içerisinde ismi geçenlerin bir kısmının İbrahim Åžahin'den ele geçirilen tedhiÅŸ planlarında da yer aldığı, ÅŸüphelinin İbrahim Åžahin'e gönderdiÄŸi mesajda ''S-1'in emrindeyim'' diyerek illegal oluÅŸuma katılma istek ve iradesini ortaya

koyduÄŸu, ÅŸüphelinin bu ÅŸekilde ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün üyesi olduÄŸu ve ruhsatsız silah bulundurduÄŸunun anlaşıldığı ifade edildi.

ALBAY VURAL'IN FAALİYETLERİ ÖRGÜT ÜYELİĞİ KAPSAMINDA
İddianamede, emekli deniz Albay Hüseyin Vural Vural'ın ''tüm  eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliÄŸi kapsamında bulunduÄŸu, dosya kapsamındaki tüm delillerden anlaşılmaktadır'' denildi.

İddianamede ÅŸüpheli emekli deniz Albay Hüseyin Vural Vural'ın, geçmiÅŸte TSK ve MİT bünyesinde görev yaptığı, Ergenekon silahlı terör örgütü yapılanmasında fikri ve ideolojik olarak örgüt üyelerinin eÄŸitimi ile görevli olduÄŸu, örgüt üyelerine bu konuda hazırladığı notları ''duyuru'' baÅŸlıklı yazılarla internet ortamından gönderdiÄŸi, bir kısım örgüt üyesiyle irtibatlarının bulunduÄŸu belirtildi.

S-1 YAPILANMASI İBRAHİM ÅžAHİN KONTROLÜNDE BİR EKİP
Üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinde, eski Özel Harekat Daire BaÅŸkanvekili İbrahim Åžahin'in, ''Ermeni kökenli kiÅŸilerle ilgili araÅŸtırmalar yaptığı, tarihe mal olmuÅŸ bir kısım olaylarla ilgili düzenlenen kampanyalara katılan kiÅŸilerin isimlerini tespite çalıştığı'' öne sürüldü.

İddianamede, Åžahin'in, Susurluk kazasından sonra Veli Küçük'ün Balıkesir Emniyet Müdürü Nihat Camadan'ı arayarak, ''Abdullah Çatlı bizim adamımız. İki kiÅŸi yolluyorum. Onların naaÅŸlarını alsınlar'' dediÄŸini, o tarihte BaÅŸbakan olan Mesut Yılmaz'ın kendisine söylediÄŸini, naaÅŸları almaya giden kiÅŸilerden birinin Sami HoÅŸtan, diÄŸerinin de eÄŸer yanlış hatırlamıyorsa Mehmet Åžehirli isimli bir gazeteci olduÄŸunu, Mesut Yılmaz'a da bu bilgiyi Nihat Camadan'ın bildirdiÄŸini beyan ettiÄŸi belirtildi.

Åžahin'in Ankara Yenimahalle'de bulunan evinde ele geçirilen S-l baÅŸlıklı 4 sayfalık dokümanda emniyet görevlisi olan ÅŸüpheliler Servet Kaynak, Fahri Süslü, Kemalettin Baki, Bülent Güngördü, Zerrar Atık, Murat Çavdar, Mehmet Dalagan ile Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olan ÅŸüpheliler Taylan Özgür Kırmızı, Emre Baltacı, Melih Yüksel, Onur Özdemir, Cihan Arık, İlhan Bolayır, Murat Eke, Ali Oktay Åžahbaz'ın doÄŸum yeri, doÄŸum tarihi, TC kimlik numarası, kan grubu, görev yeri, rütbesi ve sicil numarasından oluÅŸan bilgilerin yer aldığının tespit edildiÄŸi vurgulanan iddianamede, İbrahim Åžahin'in 28 Aralık 2008'de Fatma Cengiz'e gönderdiÄŸi mesajda, ''Yat asena görev var. Ermeni öldürülmeli'',  24 Aralık 2008 tarihinde ise ''Ben Ermeniler'e karşı kurulan örgütün ilk baÅŸkanıyım bunlar benim pe...'' ÅŸeklinde mesajlar gönderdiÄŸi öne sürüldü.

İddianamede, S-l isimli yapılanmanın İbrahim Åžahin'in kontrolünde kamu görevlilerinden yasa dışı amaçlara yönelik olarak oluÅŸturulan bir ekip olduÄŸu kaydedildi.

Åžahin'in, Kadıköy 19 Mayıs Mahallesi'ndeki evinde yapılan aramada el konulan 148 delil numarası verilmiÅŸ dosya içerisinde bulunan belgelerin birinde gösterilen yerde yapılan kazıda silah ve mühimmat bulunduÄŸu ifade edilen iddianamede, ''ÖÄŸretmen ders notu'' baÅŸlığıyla baÅŸlayan ''Konu: Sabotaj'' ibareli dokümanda ise suikast amaçlı patlayıcı madde ve düzenek imali konusunda ayrıntılı açıklamaların yer aldığının belirlendiÄŸi vurgulandı.

İddianamede, aynı yerde ayrıca İstanbul'daki Ermeni Patrikhanesi'nin krokisi ve Türkiye Ermenileri PatriÄŸi Mesrob Mutafyan'ın da aralarında bulunduÄŸu fotoÄŸrafların olduÄŸu ifade edilen iddianamede, eylemin kimler tarafından yapılacağına dair çeÅŸitli belgeler de ele geçirildiÄŸi ifade edildi.

İddianamede, Åžahin'in kamu görevlisi olan akrabası Erdal Åžahin aracılığıyla Ermenilerden özür dilenmesi yönünde TBMM BaÅŸkanlığına dilekçe vererek kampanya düzenleyen kiÅŸilerin isim listesini temin etmeye çalıştığı da öne sürüldü.

İddianamede, Åžahin'in, Mehmet Fikri KaradaÄŸ, Muzaffer Tekin ve Emin Caner YiÄŸit dolayısıyla Veli Küçük ve diÄŸer örgüt mensupları ile irtibatlı olduÄŸu, S-l isimli yapılanmanın kurucusu, kendisine baÄŸlı olan örgüt mensupları üzerinde emir ve komutayı haiz olduÄŸu iddia edildi.

ÖRGÜTÜN PROPAGANDA YÖNTEMİ
''Ergenekon silahlı terör örgütünün ülkede darbe zemini oluÅŸturmak için hemen her ortamda vatanın elden gittiÄŸi, ülkenin KurtuluÅŸ Savaşı yıllarından daha kötü bir durumda olduÄŸu ve bir

an evvel kurtarılması gerektiÄŸi yönünde propaganda yaptığı bilinmektedir'' denilen iddianamede,  ''örgütün medya yapılanması içerisindeki mensuplarının gazete ve dergilerinde aynı yönde haberler yaparak ve yazılar yazarak propagandalarını sürdürdükleri'' belirtildi.

İddianamede, daha sonra şu bilgilere yer verildi:

''SoruÅŸturma kapsamında bugüne kadar elde edilen delillerden de Ergenekon silahlı terör örgütünün ülkemizde darbe zemini oluÅŸturmak için 3 ayrı yol izlediÄŸi görülmüÅŸtür. Bunlardan birincisi Danıştay saldırısı, Cumhuriyet Gazetesine bomba atılması gibi toplumda infial uyandıracak mahiyette gerçekleÅŸtirilen eylemler, ikincisi düzenledikleri toplantı gösteri ve yürüyüÅŸlerinde çıkartılan olaylar, üçüncüsü de ülkedeki siyasi partilere müdahale ederek yaptığı faaliyetlerdir.''

İbrahim Åžahin'de ele geçen planlardaki suikastlerin gerçekleÅŸmesi halinde 8 Mart 2009 tarihli iddianamede ayrıntılı olarak açıklanan ülkede darbe zemininin oluÅŸturulması için gerekli kaos ortamının oluÅŸacağı, bu eylemlerin Danıştay saldırısı, Cumhuriyet Gazetesine bomba atılması eylemlerine benzer etkiyi yaratacağı ifade edilen iddianamede, ''Dosyada bulunan bir kısım iletiÅŸim tespit tutanakları, ÅŸüphelinin evinde ele geçen bazı dokümanlardan ÅŸüphelinin Ermeni kökenli kiÅŸilerle ilgili araÅŸtırmalar yaptığı, tarihe mal olmuÅŸ bir kısım olaylar ile ilgili düzenlenen kampanyalara katılan kiÅŸilerin isimlerini tespite çalıştığı, ÅŸüpheli ile irtibatlı bazı ÅŸüphelilerin de Sivas'ta bulunan Ermeni cemaati temsilcisine yönelik eylem hazırlığı içerisinde bulundukları anlaşılmıştır'' denildi.

İddianamede, İbrahim Åžahin hakkındaki Susurluk kazası ve Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi olaylarına iliÅŸkin iddialara da yer verildi.

MUVAZZAF SUBAYLARIN DURUMU
İddianamede ayrıca, tutuklu sanık muvazzaf subaylar Muhammet Sarıkaya, Murat Eke ve Emre Baltacı'nın, İbrahim Åžahin'e baÄŸlı olarak illegal biçimde ve terörle mücadele edilecek bahanesi ve görüntüsü altında oluÅŸturulan illegal S-l yapılanması içerisinde yer aldığı, böylece ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün üyesi olduklarının anlaşıldığı belirtildi.

ÇEVİK BİR, TUNCAY GÜNEY, BEDRETTİN DALAN VE ALİ KALKANCI HAKKINDA SORUÅžTURMA DEVAM EDİYOR
Üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinin sonuç bölümünde, Çevik Bir, Tuncay Güney, Bedrettin Dalan ve Ali Kalkancı hakkında soruÅŸturmanın devam ettiÄŸi bildirildi.

İddianamenin sonuç bölümünde, bu aÅŸamaya kadar elde edilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün yönetici kadrolarının toplumda ve devlet kademelerinde önemli görev ve mevkilerde bulunmuÅŸ kiÅŸilerden oluÅŸtuÄŸu, amaçlarına ulaÅŸmak için gerekli silah mühimmat ve diÄŸer malzemeleri kolaylıkla temin edebildikleri, devletin çok gizli belgelerini kolaylıkla ele geçirdikleri, örgütün Cumhuriyet Gazetesine bomba atılması eylemlerini ve Danıştay suikastını gerçekleÅŸtirdiÄŸi, ayrıca aynı amacı gerçekleÅŸtirmek için toplumda saygınlığı olan kanaat önderleri ve dini liderlere yönelik suikast planları ve bu suikastlar için hazırlanmış planlar ve silahlarla birlikte yakalandığı kaydedildi.

Örgütün sivil toplum kuruluÅŸlarının üst düzey yönetimlerinde örgütlenerek bu kuruluÅŸları amaçları doÄŸrultusunda yönlendirdikleri ifade edilen iddianamede, örgütün medyayı kullanarak örgüt kararları doÄŸrultusunda kamuoyu oluÅŸturdukları, ülkede kaos ve iç çatışma ortamı oluÅŸturmaya çalıştıkları, oluÅŸacak gerginlik ortamından faydalanıp, nihai olarak TSK içerisinde kendilerine destek vereceklerini umdukları kiÅŸilerin yardımı ile yürütme ve yasama organlarını ortadan kaldırmaya ve görevlerini tamamen veya kısmen yapamaz hale getirmeye teÅŸebbüs ettikleri belirtildi.

İddianamede, örgütün bu kapsamda, özellikle asker kökenli ÅŸüphelilerin görevde oldukları 2003-2004 yıllarında hazırladıkları darbe planlarını uygulamaya koydukları, emekli olmalarına müteakip eylem ve faaliyetlerine devam ederek, örgütün belirlediÄŸi strateji doÄŸrultusunda sivil toplum kuruluÅŸlarını yönetip, yönlendirmek amacıyla bir kısım kuruluÅŸların yönetimine geçtikleri ve böylece eylem ve faaliyetlerine devam ettikleri, tüm bu eylem ve faaliyetler dikkate alındığında, örgütün hükümetleri devirip yönetimi ele geçirmeye elveriÅŸli olanaklara sahip olduÄŸunun anlaşıldığı dile getirildi.

İddianamede, soruÅŸturma aÅŸamasında ele geçirilen silahların çeÅŸitliliÄŸi, miktarları, arz ettiÄŸi vahamet, saÄŸlanma ÅŸekilleri, ele geçen suikast planları dikkate alındığında örgütün yasama ve yürütme organını cebren ortadan kaldırarak veya çalışamaz duruma getirerek Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde belirtilen ''Devlet otoritesini zaafa uÄŸratmak veya yıkmak veya ele geçirmek'' hedefini gerçekleÅŸtirmek bakımından ne kadar kararlı ve yeterli olduÄŸunu, mensuplarından bir kısmının halen eylemlerine devam etmiÅŸ olmasının, örgütün eylemlerini uygulama konusundaki ısrarını ortaya koyduÄŸu kaydedildi.

SORUÅžTURMASI DEVAM EDENLER
İddianamenin ''Not'' bölümünde de, ÅŸüpheliler Pevrul Kavlak, Muharrem Aslıyüce, Süleyman Erdinç, Mecit Hazır, Fatih KaÄŸan Ulu, Hüseyin Çoban ve M. Engin ErkılınçoÄŸlu hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan ek takipsizlik kararı verildiÄŸi belirtildi.

İddianamede, ÅŸüpheliler Zuhal Azeri, YaÅŸar Öz, Yalçın Tanfer, Yakup KürÅŸat Yılmaz, Turgut BüyükdaÄŸ, Tuncay Güney, Åžahin Özen, Seyhan Fındıkçı, Serdar Öztürk, Selami Hüner, Özel Yılmaz, Sadık Düzgün, Ramazan Erkan, Ramazan Altay, Özkan BektaÅŸ, Osman Nuri GündeÅŸ, Mustafa Haran, Mehmet Çolak, Mehmet Ülger, Lokman Gündüz, Koçero Soluci, İzzet Erkan, İlknur Özkan, İlhami Ümit Handan, Hülya Metin, Hasan Saluci, Hakan Arslan, Ersin Bal, Erhan Göksel, Ergin Geldikaya, Dursun Çiçek, Dilek Bozkaya, Çevik Bir, CoÅŸkun Umur, Cengiz Can Erol, Bedrettin Dalan, Barış Dalan, Baran Kayral, AÅŸkın Lale, Ali Rıza ÇobanoÄŸlu, Ali Kalkancı, Ahmet Åžafak Serpin ve Abdurrahim DoÄŸru haklarındaki soruÅŸturmanın halen 2008/1756 sayılı dosya üzerinden devam ettiÄŸi bildirildi.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3