Bir zamanlar Avrupa'nın ilk beÅŸ takımı arasında olan Galatasaray'ın, Süper Ligimiz de ilk beÅŸ takım arasına girebilmek için Bursaspor ile yarışır konuma gelmesi camiada derin üzüntülere neden oldu. Bunun sebeplerinin araÅŸtırılıp bulunmasında yarar var.
BaÅŸkan Polat, önce doÄŸru olanı yaptı, yetkiyi Florya'dakilere verdi. Ama onların yaptıkları yanlışlardan dolayı beklenen baÅŸarı gelmedi. Polat'ta onların hatalarını görmezden gelerek takımın bugünlere gelmesini engelleyemedi. Florya'dakiler yetkiyi alır almaz futbolcu transfer etme merakına kapıldılar. Her sezon sonu hocaların iÅŸine son verdiler. (Gerets, Kalli, Skibbe) Bu yöntemle gönderilen hocaların yerine gelecek olanı bulmadan kendi baÅŸlarına transfer yapma yarışına girdiler. Transferler bittikten sonra da çakma bir teknik direktörü takımın başına getirerek geçte kalınsa sezona girdiler. Bu hataların sonucunda yarım devre forma giyip giden futbolcular bile oldu. Lincoln gibi ruh hastalarına da kulübün önemli paraları verildi. En kaliteli futbolcular bizde diyerek beÅŸinciliÄŸe güç bela tutunabildiler.
Futbolcularda sezon boyu kazanma arzusu ve azmi zaman zaman var oldu, zaman zaman yok oldu. Bunun için Bordo'yu ve Benfica'yı yenerken, Hacettepe ve Kocaeli'ne yenildiler. Bu sendroma sık sık hoca deÄŸiÅŸtiren kulüplerde rastlanır. Åžimdi ise bugün yarın belki de aynı oyunu Korkmaz için oynayacaklar. Belki o da gidecek, arkasından gidecek olanlara da o zaman genel kurul karar verecek. Galatasaray'ın kimsenin oyuncağı olmasına baÅŸkan Polat'ın izin vermeyeceÄŸini düÅŸünüyorum.
Denizli ve BeÅŸiktaÅŸ
Seba'dan sonra Serdar Bilgili'nin arkasından BaÅŸkan olan Yıldırım Demirören, sistem filan tanımayan, duygusal olarak yönetim yapan bir baÅŸkan oldu. Bu nedenden onun döneminde çok yabancı futbolcu transferleri yapıldı. Bazıları forma bile giyemeden BeÅŸiktaÅŸ'tan ayrıldılar. Teknik direktörlerin ise biri geldi biri gitti. Bu durum altı yıl devam edince BeÅŸiktaÅŸ'ta sinirler gerildi. Artık Demirören, baÅŸarı için çare bulamadığından sevmediÄŸi Denizli'yi takımın başına getirmek zorunda kaldı. Sevmiyorum demesinin tek sebebi ise o gelince her ÅŸeye hükmedecek olmasıydı. Oyuncak elden gidecekti. Nitekim gitti de...
Denizli, BeÅŸiktaÅŸlıydı. Kaliteli, tecrübeli ve akıllı olduÄŸu için de iki kupayı BeÅŸiktaÅŸ'a kazandırdı ve camiayı rahatlattı. Åžimdi en büyük sorun göreve devam edip etmeyeceÄŸi olacak. Galatasaray'da bulduÄŸu yönetim rahatlığını, Fenerbahçe'de bulamamıştı. BeÅŸiktaÅŸ'ta da aynı sorunla karşılaÅŸmışsa geri dönmeyeceÄŸine eminim.
Not: MUSTAFA SARIGÜL, GENÇ YAÅžTA DEDE OLDU. BEBEÄžE UZUN ÖMÜRLER, SARIGÜL AİLESİNE MUTLULUKLAR DİLERİM...