11 Temmuz, Srebrenica katliamının 14. yıldönümü idi. Bir-iki istisna hariç hiçbir köÅŸe yazarı bu konu ile ilgili bir tek satır yazı yazmadı.
Bir-iki gazetenin dışında yazılı medyada haber bile olmadı. Televizyonlarda ise konu ile ilgili habere tesadüf etmedim.
Oysa hafızası zayıf toplumlar asla tarihten ders alamaz, geleceğini sağlıklı ve doğru bir şekilde kuramaz.
11 Temmuz'da Sırp çeteleri Fransız General Bernard Janvier komutasında BM Barış Gücü'nün karşı koymaması üzerine Srebrenica kasabasını ele geçirince 25 bin kadar Bosnalı Müslüman, Hollanda askerlerinin komutasındaki BM kampına sığındı.
Sırplar kampı kuÅŸatınca Hollandalı komutan Tom Karremans kendisine sığınan Bosnalıları Sırplara teslim etti. Sırp militanlar 5 gün içinde 8 binden fazla Bosnalı erkeÄŸi iÅŸkence yaparak toplu bir ÅŸekilde öldürdü, yüzlerce genç kız ve kadına da tecavüz etti.
BM, NATO ve uygar dünya hiçbir ÅŸey yapmadı, yıllar sonra her ÅŸey unutuldu. Geçen yıl Hollanda Kraliçesi, Bosna'da görev yapan subay ve askerlerine madalya verdi!
Yaklaşık 3 yıl süren Bosna savaşında 200 bin Müslüman öldürüldü, yaralandı ve binlerce kadına tecavüz edildi.
Bugün bile Bosna Hersek Cumhuriyeti'nde Sırplar benzer katliamlar yapmak için fırsat kolluyor.
Srebrenica kurbanlarının anısına olanları hatırlatmak istedim.
Bir hatırlatma da Çeçenistan'dan.
ÇarÅŸamba günü İnguÅŸya'da önemli bir insan hakları savuncusu öldürüldü. Natalya Estemirova, Çeçenistan dönüÅŸü önce kaçırıldı sonra öldürüldü. Herkes Rus istihbarat örgütünü suçladı.
Türk medyasının ölümü ile ilgilenmediÄŸi Estemirova, Rusların Çeçenistan katliamlarını inceliyordu. Tıpkı arkadaşı gazeteci Anna Politkovskaya gibi. O da Rus istihbaratı tarafından 2007 yılında öldürülmüÅŸtü.
Çünkü o 3 Eylül 2004'te Beslen'da cereyan eden okul baskını sırasında ve 2002'de Moskova’da tiyatro baskınında Rus polis ve askerlerinin kirli oyunları ile ilgili tüm gizli gerçekleri araÅŸtırıyordu. Ruslar bununla da yetinmeyerek ılımlı ve barış yanlısı Çeçen lider Meshadov'u da 2006 yılında öldürmüÅŸ ve Batı, Rusların Çeçenistan'da inanılmaz vahÅŸetine ses çıkarmamıştı.
Orada da Ruslar yüz binlerce Çeçen'i öldürmüÅŸ, binlerce Çeçen kadın ve kıza tecavüz etmiÅŸti. Bugün artık ne Türkiye'de ne de dünyada Çeçen halkının dramını hatırlayan neredeyse hiç kimse kalmadı.
Oysa Rus Parlamentosu AraÅŸtırma Komisyonu'nun bile Rus askerini suçlu bulduÄŸu Beslen baskını sırasında o garip ve sahte liberal köÅŸe yazarları Çeçenleri terörist ilan etmek için kendi aralarında yarışıyordu. Eylül 2004'te ahkam kesen o bildik süper 'zeka yazarlar' çarÅŸamba günü öldürülen Natalya Estemirova olayından haberi bile yoktu.
Dünyayı ayaÄŸa kaldıran Aralık 2008 Gazze olaylarına gelelim.
1700 Filistinli'nin öldürüldüÄŸü ve yaklaşık 6 bin kadarının yaralandığı saldırı son bulalı neredeyse 6 ay oldu ama İsrail'in Gazze'ye yönelik kuÅŸatması devam ediyor. Türkiye ve dünya medyası bu kuÅŸatma ve Gazze'de devam eden insanlık dışı dramı unutmuÅŸa benziyor. Tıpkı DoÄŸu Türkistan'da yaÅŸayan Uygur Türklerinin başına gelenleri unutmaya baÅŸladığı gibi.
Oysa Türk ve dünya medyası 20 kiÅŸinin öldüÄŸü İran olaylarını günlerce anlata anlata bitirememiÅŸ ve herkes İran uzmanı kesilmiÅŸti.
Amerikan iÅŸgalinden bu yana bir milyon insanın öldüÄŸü Irak'ta ise yeni ölüm haberleri artık matematiksel rakamlar olarak veriliyor.
BoÅŸuna dememiÅŸler: Hafıza-i beÅŸer nisyan ile maluldür.
Ama Mehmet Akif de 'Tarihi tekerrürden ibarettir' diye tanımlarlar. Ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi' demiÅŸ.
Ama nerede Akif'i anlayacak o 'fikri, vicdanı ve irfanı hür' liberal ve demokrat aydınlar!