Tuğçe Tatari Evliyagil tugce.tatari@aksam.com.tr

kategori2

Kadın veya erkek fark etmez yeter ki cüzdanı dolu olsun

Bir süredir 'Tekyön' adını sık duyuyorum... Maksadına uygun, zekice bulunmuÅŸ bir mekan adı olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Gitmeye de pek niyetim yok. Derken adı daha sık karşıma çıkıyor. KöÅŸe yazılarına, magazinel haberlere konu oluyor. Meraklanıyorum.
Geçen hafta 'İstanbul Gay Åžehri mi Oluyor?' yazımdan sonra aldığım okur mailleri Tekyön'e gitmek zorunda olduÄŸumu ortaya koyuyor.
Yakın, mekanın müdavimlerinden olan arkadaşımı yanıma alıp gece 02.00'de Tekyön'e gidiyorum.
Öncelikle söylemek isterim ki gay barlara daha önce gitmiÅŸliÄŸim var. Yani hayatımda ilk defa gay topluluÄŸu eÄŸlenirken görmüyorum.
Ama burası farklı...
Kapıda yoÄŸun güvenlik önlemleri var. Çok sayıda güvenlik görevlisi kapıda duruyor, içeriye girecek kiÅŸileri özenle seçiyor.
Yanımdaki arkadaşıma 'Siz girebilirsiniz ama hanımefendi giremez' diyor.
Israr ediyorum. 'Eşcinsel konuklarımız rahatsız oluyor. Kadın giremez' diyor.
Uzun ısrarlar sonucu galip geliyorum ve kapıdan içeriye adımımı atıyorum. Karanlık bir koridor, yerde bordo halılar, uzun uzun yürüyoruz. Aniden karşımıza rengarenk ışıklı merdivenler çıkıyor.
AÅŸağıya iniyoruz. Kulübün eÄŸlence alanının baÅŸladığı yerde yüzüme bir koku vuruyor. Erkek kokusu. İçeride en az 500 erkek dans ediyor. Tek kadın benim. Oldukça lüks bir gece kulübü. Locaları, geniÅŸ bir barı, dans pisti, terası, bahçesi var. Hınca hınç dolu. Tedirgin oluyorum.
Acaba kadın olmam problem yaratır mı diye düÅŸünüyorum. Ama kimsenin umrunda deÄŸilim... Tek bir kafa dönüp bana bakmıyor. Sohbet eden, dans eden, öpüÅŸen, içki içen yüzlerce erkek. Her sosyal statüden adam var. YaÅŸlısı genci, zengini fakiri...
Garson yanıma yaklaşıp 'Åžekerim ne içersin?' diye soruyor. Üslup ve hitap biçimi hoÅŸuma gidiyor. Belki baÅŸka bir yerde olsam rahatsız olabilecekken...
Mekanın içinde yürümeye baÅŸlıyorum.
Etrafa bakınırken bir ortaokul arkadaşımı görüyorum... Biraz ileride daha önce beraber çalıştığım birini. Arkamdan biri adımı bağırıyor, dönüp bakıyorum hiç tanımadığım bir adam. 'Sen osun deÄŸil mi?' diye heyecan ve hararetle soruyor. Anlamsızca baktığımı görünce yanıma gelip sarılıyor. 'Ben senin hayranınım. Yazılarını gebererek okuyorum.' Biraz sohbet ediyoruz, eÅŸcinsel dünyasından dedikodular anlatıyor, gülüyorum. Hayatımda ilk 'Ben size hayranım' durumuyla bir gay barda karşılaÅŸmam manidar mı bilemiyorum.
Mekanın içindeki yolculuÄŸuma devam ediyorum. Ünlü bir restoran sahibini görüyorum, biraz ileride çok yaÅŸlı bir adamın genç bir erkekle samimiyetine takılıyorum...
Çok tuhaf bir ÅŸekilde kendimi rahat hissediyorum. Kimse kıskanç bakışlar atmıyor birbirine. Herkes rahat. Kavga yok, gerginlik yok. En çok Ajda Pekkan ÅŸarkılarında coÅŸuyorlar.
Yanımda yeni tanışmalar yaÅŸanıyor. Önce bir süre bakışılıyor. O bakışma esnasında ortama yayılan elektrik epey yüksek. Derken hemen tanışılıp sohbet ve flört baÅŸlıyor. Hetoroseksüeller dünyasında olamayacak kadar egolardan uzak ve kolay her ÅŸey.
Kimsede 'Ay ne der, ne düÅŸünür' derdi yok...
İçeride bazı tipler var, oraya ait olmadıkları her hallerinden belli.
Bir de aralarda gözümün içine tahrikkar bakışlar atan adamlar var.
Arkadaşıma soruyorum;  'E bunlar ne peki?' Yanıt hayli ilginç: 'Hetoroseksüel eÄŸlence mekanlarında nasıl zengin adam tavlamak için gelen kadınlar varsa Tekyön'e de zengin eÅŸcinsel avlamaya gelen erkekler var. Ama onlar için kadın-erkek fark etmiyor. Yeter ki zengin olsun. senden iÅŸ çıkar mı diye sana da bakıyor'...
Eve dönmek için taksiye biniyorum. Yıllarca yeraltına itilen, izbeliÄŸe mahkum bırakılan, şık bir yerde sosyal olmaları engellenen eÅŸcinsellerin bu kadar modern bir mekana sahip olmuÅŸ olmalarına seviniyorum.
NOT: Tekyön'ün adresini, semtini yazmak istemiyorum. Her gün birbirinden gerici olaylar yaÅŸanırken, orada kendi dünyalarının keyfini yaÅŸayan insanların huzurunu bozmak, hedef göstermek istemiyorum.

Beynine oksijen gitmeyen dangalak okur
Bir sene önce yazmıştım. Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever'e gelen eleÅŸtiri maillerine küfürle yanıt veriliyordu. Mailler CÜ'nün asistanı imzasıyla yanıtlanıyordu.
Ağıza alınmayacak çirkinlikte küfürler içeren mailleri yayınlamış ve Ülsever'den konuya dair herhangi bir açıklama almamıştım. Açıkçası asistanının iÅŸine son vermiÅŸtir diye düÅŸünmüÅŸtüm.
Åžimdilerde Cüneyt Ülsever'in okurları yine aynı durumdan muzdarip. Benim mail kutum ise Ülsever'den ÅŸikayet eden okur mektuplarıyla dolu.
Mesela bir okur 'Yuh olsun sana bay Cüneyt!' diye bir mail göndermiÅŸ, geri dönen cevap 'Beynine oksijen gitmeyen dangalak okur; Ulan süzme salak, ulan ÅŸapÅŸal; Belli ki kıçınla düÅŸünüyor, beyninle dışkılıyorsun. Hadi ÅŸimdi marÅŸ, marÅŸ git baÅŸka kapıda çemkir. Benden yemini aldın.' Asistan. Tüm hakaretleÅŸmeler culsever@hurriyet.com.tr adresi üzerinden yaÅŸanıyor. Yani altında 'asistan' da yazsa tek sorumlu Cüneyt Ülsever.
Ya Ülsever'in maili hackleniyor ve kendi bunun farkında deÄŸil ya da ciddi bir psikolojik problem var ortada.

'Lavabo' diyenin dili tutulsun
Çıldırabilirim. Kafayı bu konuya taktığımdan olsa gerek son günlerde daha da sık duyar hale geldim. Gayet şık, ÅŸehirli kadın-adamların 'Lavabo nerede?' diye sormasına tahammül edemiyorum. 'Tuvalet' demek ayıp mı? Ne zamandan beri? 'Kenef' deyin veya 'Abdesthane' ya da 'Ayakyolu', hadi çok zorlarsanız 'yüznumara' bile sizin için daha uygun olabilir.
Åžahsen bir çeÅŸit protesto adına 'Hela'yı tercih ediyorum bu aralar. En yüksek sesle 'Hela nerede?' diye soruyorum. Bu 'Lavabo' nereden ve kimden çıktı çok merak ediyorum.
Bir süre sonra 'Musluk nerede' diye soranlara da tanık olacak mıyız acaba? Bundan sonra 'Lavabo' dendiÄŸini duyduÄŸunuz anda bu yazıyı hatırlamanızı ve benim gibi bir çeÅŸit protesto uygulamanızı, içinizden de 'Dilin tutulsun' demenizi rica ediyorum.
Gün geçtikçe köylüleÅŸiyoruz. Ayıp nedir onu bile ÅŸaşırdık. Hanımlar beyler, tuvalet demek ve tuvaleti çiÅŸ-kaka yapmak için kullanmak ayıp deÄŸildir.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3