Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Sigara ve çevre...

Bir sigara yasağı çıktı, dünyanın gürültüsü patladı. VatandaÅŸ gerçekleri biliyor mu?  Sigara ve her tür tütün kullanımı, hem bir saÄŸlık hem bir çevre hem de özel ve kamusal finansman açısından parasal  bir sorundur.
İnsan vücudu, günde beÅŸ sigaraya kadar olan kullanımın etkilerini siler, bundan fazlası ise yaÅŸamdan ve saÄŸlıktan vazgeçmek demektir. Siz içmiyorsunuz diye sizi etkilemediÄŸini de sanmayın. Sigara dumanı içmeyen için bile çok önemli bir çevre kirliliÄŸi kaynağıdır.
Kaldı ki medyaya akseden resmi verilere göre sigaraya yılda 20 milyar dolar harcıyoruz, sigaradan kaynaklanan hastalıkların tedavisine de 7 milyar dolar. İthalata harcanan döviz de caba! Bu fonları tasarruf edebilse idik ülkenin istihdamı ve gelirlerini artıracak, eÄŸitim ve yatırım kaynağını bulmuÅŸ olacaktık.
Çevre önümüzdeki günlerde çok çok önemli bir konu haline gelecek. 2009 yılı ikinci yarısında İsveç'in, 2010 yılı ilk yarısında da İspanya'nın AB dönem baÅŸkanlığı yapacak olmaları, Türkiye'nin AB'ye giriÅŸte karşılaÅŸtığı güçlüklerden hiç olmazsa birkaç tanesinin ortadan kalkmasına yardımcı olacağı ümidini vermektedir.
2009 yılı ikinci yarısında, en az iki yeni faslın görüÅŸmelere açılacağına kesin gözle bakılmaktadır. Bu fasıllardan en önemlisi ise 'Çevre'dir.
İklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin giderek dünya nüfusunun yaÅŸama tarzının tehdit etmesi gerçeÄŸi karşısında, son yılların en önemli ve güncel konusu olan 'Çevre', Kyoto AnlaÅŸması'nın 2012 yılından sonra yenileneceÄŸi de göz önünde tutulursa, ülkemiz için de son derece güncel hale gelmiÅŸtir. Kyoto AnlaÅŸması'na uymayan en büyük iki büyük kirletici ABD ve Çin, çevrenin korunması üzerinde bir uzlaÅŸmaya varmak için görüÅŸmelerini sürdürmekteler. İşte bu ortamda AB'ye giriÅŸ için 'Çevre' faslının müzakereye açılması ülkemizin çaÄŸdaÅŸlaÅŸmasında zahmetli bir sürecin baÅŸlangıcı olacaktır.
AB SözleÅŸmesi'nin temeli Birlik sınırları içerisinde yaÅŸayanların barış ortamında, yaÅŸam deÄŸerlerini geliÅŸtirme esasına dayanmaktadır. 2006 yılında kabul edilen yeni 'Sürdürülebilir GeliÅŸme Strateji'sinde, yaÅŸamakta olanların ve gelecek nesillerin yaÅŸam kalitelerinin iyileÅŸtirilmesi hedef alınmıştır. Bu amaçla, kaynakların verimli kullanılması ve yönetilmesi, refahın, çevre korumasının ve sosyal uyumun saÄŸlanması için çalışma öngörülmektedir. 'Kentsel Çevreyle İlgili Strateji' çalışmalarında belirtildiÄŸine göre AB nüfusunun beÅŸte dördü kentlerde yaÅŸamaktadır. 31 Aralık 2008 verilerine göre Türkiye nüfusunun da dörtte üçü kentlerdedir. Son olarak da, Aarlborg 'Avrupa Kentlerinin SürdürülebilirliÄŸi Belgesi'ne göre, kentlilerin saÄŸlık ve yaÅŸam standartlarının iyileÅŸmesi sosyal ve ekonomik geliÅŸme ile çevre çalışmalarının uyum saÄŸlamasına baÄŸlıdır.
Kentlerde havanın kalitesi, gürültü kirliliÄŸi, kentsel atıksu arıtması, katı atık yönetimi, hava kirliÄŸine sebep olan gazların emisyonu ve pek çok diÄŸer konu 'Çevre' kavramı içerisinde yer almaktadır. Avrupa Çevre Ajansı'nın (EEA) 2009 yılında yayınladığı 'Avrupa Kentlerinde YaÅŸam Kalitesinin SaÄŸlanması' raporunda belirtildiÄŸine göre, havadaki tanecikler her yıl 350.000 kiÅŸinin ölümüne sebep olmaktadır. Havadaki tanecikler, ozon ve azot oksitleri insan saÄŸlığı için ciddi tehlikeler doÄŸurmakta, solunum hastalıklarının, astım ve çocuklarda iyileÅŸtirilemez akciÄŸer hastalıklarının kaynağı olmaktadır.
SaÄŸlık konusunda hassas olunması gereken bir konu da gürültü kirliliÄŸidir. Devamlı gürültü kalp rahatsızlıkları, iÅŸitme zorlukları ve zihinsel aksaklıklara sebep olmaktadır. Almanya'da miyokardik enfarktüsün % 3'ünün trafik gürültüsünden kaynaklandığı ileri sürülmektedir.
Hollanda'da yapılan çalışmalar, yüksek binaların az olduÄŸu, geniÅŸ yeÅŸil alanlara, açık bölgelerde spor yapma olanağına sahip çocukların fiziksel geliÅŸmelerinin daha olumlu, obezitenin % 40 daha az olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir. DoÄŸa ile iliÅŸkiler çocuklarda zihinsel geliÅŸmeyi, davranışları ve dikkati olumlu etkilemektedir.
Kentsel Atıksu Arıtımı konusu AB Konseyi'nin 91/271/EEC direktifi ile 21 Mayıs 1991'de düzenlenmiÅŸtir. Devamlı olarak da güncellenmektedir. Bu direktife göre, nüfusu 2000 kiÅŸinin üstündeki bütün yerleÅŸimlerde 2005 yılı sonuna kadar kentsel atıksuyun arıtma tesislerinde toplanması gerekmektedir.
EEA (European Environmental Agency) verilerine göre 2004 yılı sonunda Türkiye'de kentsel atıksu arıtımı sadece % 36 oranında gerçekleÅŸmiÅŸ durumdadır. Bunun % 12'si yalnızca fiziksel arıtma, %21'i fiziksel ve biyolojik arıtma, % 3'ü ise fiziksel, biyolojik ve kimyasal arıtmadır.
Kısacası 'Çevre' konusunda yapacak çok iÅŸimiz var...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3