Gazeteler hakkında ölüm haberi yazmak neredeyse bir gelenek haline geldi. Radyonun çıkışından sonra gazeteler artık öldü denildi, televizyon çıktığında da, internet yüzünden de ölüm ilanları veriliyor etrafta.
Ben gazetelerin kendilerini zorlayabilecek her medyaya uyum saÄŸlayacaklarını, onu içselleÅŸtireceklerini düÅŸünüyorum. Radyoya, televizyona bunu yaptılar. Åžimdi de yeni haberleÅŸme teknolojilerine de aynı ÅŸeyin yapılacağına inanıyorum.
Hiçbir sorun yok demek istemiyorum, tabii ki var. Ama bu sorunlar aşılamayacak kadar büyük deÄŸil. EÄŸer New York Times bu dönemde bile bayi satışlarından elde ettiÄŸi karı artırabiliyorsa, Wall Street Journal önümüzdeki yıllar için ÅŸimdiden pozisyon almaya ve deÄŸiÅŸmeye baÅŸlamışsa, biz bu örnekleri yakından izleyip dersler çıkarmalıyız.
Çok uzun süredir gazetelerin geleceÄŸi konusu üzerine yoÄŸunlaÅŸmış durumdayım. AKÅžAM gazetesinin yayın yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın dünkü yazısı o yoÄŸunlaÅŸmamın sonuçlarını bu gazete sayfalarına taşımama vesile oldu. Çünkü onun düÅŸünceleriyle bazı temel noktalarda anlaÅŸamıyoruz ve eÄŸer tartışırsak doÄŸru yolu bulabiliriz gibi geliyor.
Evet; onun dediÄŸi gibi haber gerçekten önemli. Gazetede yazıp da 'Haber artık önemli deÄŸil' demek pek mümkün deÄŸil tabii. Ama ÅŸunu da görelim; çağımızda bir haber fazlalığı var. Bir televizyon ekranına bakarken bile dört-beÅŸ haberi aynı anda görebiliyoruz. Bir de elinizde cep telefonunuz varsa oradan da aynı anda baÅŸka haberler geliyor olabilir. Yani dönemimizin bireyi bir haber bombardımanı altında ve bunalıyor da...
Associated Pres ajansı bu karmaÅŸada neler oluyor diye bakmak için Context adındaki ÅŸirkete dünya ölçeÄŸinde bir araÅŸtırma yaptırmış. Her ülkedeki genç ve yetiÅŸkinlerin haber tüketme (news consumption) alışkanlıklarını, trendlerini inceletmiÅŸ.
Bu araÅŸtırmadan çok ilginç bir sonuç çıkmış. Bu kadar fazla haber akmaktayken ve hatta haber konusunda aşırı yüklenme varken, insanlar aldıkları haberlerden tatmin olmadıklarını söylemiÅŸler.
Yani haberlerin fazla olması ve durmadan yeni kaynaklardan haber akması insanları tuhaf bir biçimde tatmin etmiyor. Aşırı haber yüklenmesine raÄŸmen kendilerini haberdar gibi hissetmiyorlar.
Türkiye'de de durum aynen böyle
Şimdi bu duruma iki farklı tepki verilebilir:
1- Daha fazla haber diyebilirsiniz, en önemli mesele haberdir diyebilirsiniz. O zaman da haber yüklenmesi olduÄŸu bir ortamda haberini nasıl farklılaÅŸtıracağını, kalabalık arasında aşırı yüklenmiÅŸ ortamda kendini nasıl belli edeceÄŸini formüle etmek zorundasın.
2- İkinci yöntem-ki ben bu görüÅŸteyim-, haberden zaten bunalmış insanlara biraz da farklı bir ÅŸeyler sunmak yoluna gidebilirsiniz.
Ben bu görüÅŸe gelirken, New York Times (NY Times), Wall Street Journal (WSJ) deÄŸiÅŸimini çok derinliÄŸine inceledim. Ve gördüm ki NY Times bugün hala daha en etkin gazeteyse ve tirajı hala daha artabiliyorsa bu sadece habere vurgu yaptığından deÄŸil, haberin yoÄŸun olduÄŸu ana gazetenin yanında verilmeye baÅŸlanan eklerle yapmışlar bu iÅŸi.
Spor, yeme-içme, ev-dekorasyon, stil, moda ve kitap ekleriyle becerilmiÅŸ bu iÅŸ. Bu ekler girdikleri konularla, modern ve yeni okuyucu kitlesini gazeteye çekmeyi baÅŸarmış. Bu eklerde gazetenin en yaratıcı yazıları da yer almış. Modern insanın okuma keyfini tatmin yeri bu ekler olmuÅŸ. O eklerde yazanlar yeni bir yazı üslubunu da kullanmışlar. Deneyleri kiÅŸiselleÅŸtirerek anlatmışlar okuyucuya. En iyi, en şık yazarlar onlar arasından çıkmış ve en çok onlar okunmuÅŸ.
Murdoch'un WSJ gazetesini beÅŸ milyar dolar gibi bir paraya satın alması gazeteciliÄŸin geleceÄŸine duyulması gereken güvenin bir teminatıdır da aslında.
Åžu aralar WSJ'yi okuyor, takip ediyorsanız, Murdoch'un ÅŸimdilerde aynen NY Times gazetesinde yapılanları kendi gazetesinde yaptığını görebilirsiniz.
Yani NY Times'ın eklerde yaptığı WSJ'de ana gazetenin içine yedirilerek yapılıyor. Farklı konularda yaratıcı yazılar yazan yazarlar deneyleri kiÅŸiselleÅŸtirerek anlatıyorlar. Yine en çok onlar okunuyor. Bunlar WSJ'nin internet sitesine de büyük malzeme veriyor. Gazetenin internet sitesini de onlar besliyor
Dönemimizde modern insanın neyi talep ettiÄŸini çok iyi çözümlememiz gerekiyor.
Daha fazla haber talep ettiğini sanmıyorum. Onlar zaten her yerde fazlasıyla varlar. Modern insan, farklı konularda yaratıcı yazabilen yazarlar okumak istiyor.
Ben Hegel'in dediÄŸi gibi sabahları gazete okumanın modern insanın ibadeti olduÄŸuna inanırım. Modern insanın bu sabah ibadetinde arzuladığı gazete içeriÄŸini vermek için elimizden geleni yapmalıyız.
Dün bana sordukları için biliyorum. Medya Marketing dergisi bu tür kızılan yazıların yeni bir trend olup olmadığını sordu. Ben de 'Hayır, bu yeni bir ÅŸey deÄŸil, ben yıllardır bunu yapıyorum' dedim.
Hürriyet'te ilk yazmaya baÅŸladığımda yine aynı tartışmalar yaÅŸanmıştı. 'Bu adam bunları niye yazıyor ki', 'ciddiyet' tartışmaları oldu bitti ama kızanlar da okudu kızmayanlar da...
İşimi iyi yapmaya çalışırken hala daha aynı tartışmaların içinde olmak bana bazen ÅŸaka gibi bazen de kaderimmiÅŸ gibi geliyor.
Sıkıyorsa
Kanat Atkaya dün bir yazı yazdı. ErtuÄŸrul Özkök'ün Ahmet Hakan ile çıkacağı umre seyahatinde yaÅŸanabilecekleri hayal etti. Hayal kurmana ne gerek var Kanat, onlar giderken sen de atla git arkalarından sonra da gel ne görüyorsan yaz.
BildiÄŸim kadarıyla ErtuÄŸrul Özkök bayılır bu öneriye ama Ahmet'i bilemiyorum.
Ben Hürriyet'te yazıyor olaydım en önem verdiÄŸim projem bu olurdu.
DöndüÄŸümde ise 'ErtuÄŸrul umre'de diye bir mizah klasiÄŸi bile yazardım.
Böyle bir yazı konusunda Ahmet'ten fazla bir beklentim yok.
Özkök'ün inanç konusunda yazacağı duygu yüklü yazıya benzer bir yazıyı ben ÅŸimdiden yazıp kapalı zarfla notere teslim etmeyi düÅŸünüyorum. O yazısını yazdıktan sonra zarfı noterde açıp baktığımızda iki yazının da birbirine aynen benzediÄŸini görebileceksiniz. Bilmem anlatabiliyor muyum?