Kürt Açılımını deÄŸerlendirmek için geçtiÄŸimiz gün Ankara'da Polis Akademisi'nde toplanan ve 'itinayla seçildikleri' anlaşılan bazı gazetecilerin katıldığı toplantı dikkat çekti.
Akademik bir 'imaj' katmak adına 'Çalıştay' denilmesine karşın, birkaç istisna dışında soruna tamamen 'belli bir taraftan' bakanlardan oluÅŸan böyle bir toplantı biraz 'yavan' kaçmış. Konuya 'Kürtler ne istiyorsa verelim, yeter ki tatsızlık çıkmasın!' ÅŸeklinde yaklaÅŸtıkları zaten bilinen bu 'gri pastayı' Çakır-Sarıkaya-ArıboÄŸan 'sosuyla' renklendirme çabaları da tat verememiÅŸ.
Bir 'Gülen Cemaati Organizasyonu' olduÄŸu izlenimi veren Çalıştay'a, soruna daha farklı perspektiften bakanlar da dahil edilebilseydi ciddiye alınma ÅŸansı artardı.
Çalıştaya katılanların bazılarını ÅŸahsen tanıyorum. ÇoÄŸuyla tanışıklığım Liberal DüÅŸünce TopluluÄŸu (LDT) çevrelerinden. LDT, artık dünyada modası geçmiÅŸ ve köhnemiÅŸ sosyalist fikirlerin Türkiye'nin kültür, düÅŸünce ve akademi dünyasında hala söz sahibi olmasına bir tepki olarak ve buna 'liberal demokrat' bir alternatif getirmek amacıyla Mustafa ErdoÄŸan'ın önayak olmasıyla kurulan bir topluluk. Sonrasında başına geçen Atilla Yayla'nın Atatürk'e sövmek gibi 'ÅŸov' merakına ve 'egosuna' kurban giden bu giriÅŸim, bir dönem Ankarada önemli bir entelektüel çekim merkezi olmuÅŸtu.
'Tanıdığın katılımcıları birkaç cümle ile deÄŸerlendir' denilse ÅŸunları söylerdim:
Zühtü Arslan: Özbudun baÅŸkanlığındaki Anayasa Hazırlama Komisyonu üyeliÄŸi ve Polis Akademisi BaÅŸkanlığı gibi kritik yerlere gelmesinde Cemaat desteÄŸi varsa bile bu olgu onun bunu hak etmediÄŸini göstermez. Çalışkan ve kapasiteli. Vizyonu da var. Tek endiÅŸem, kategorik inanç ve düÅŸünce yapısının 'hür iradeli' olmasına ket vurabilme riski.
Mümtaz'er Türköne: Ya Serdar Turgut haksızsa? Ya dönüÅŸümlerinde gerçekten samimi ise? Ya 'her devrin adamı' olması 'amaç' deÄŸil 'sonuç' ise? 'Her zaman doÄŸru ata oynamak', 'ileriyi baÅŸkalarından daha iyi görmek' ve 'her daim kazanan olmak' niye illa kötü bir ÅŸey olsun ki? 'İnsanların düÅŸüncelerini temelden deÄŸiÅŸtirme hakkı'nı hep savunan biri olarak, onun da bence böyle bir hakkı var. Tabii dönüÅŸümlerinde düÅŸünce bazında samimi deÄŸilse hakkımı helal etmem...
İhsan Dağı: AÄŸzıyla kuÅŸ tutsa 'AKP'ye veya Cemaate kapılandığı' eleÅŸtirisinden kurtulamayacak olmasına üzülüyorum. Her sorunun rasyonel uzlaÅŸma noktasını görebilme becerisini beÄŸenirim. Hani bu ülkede kadınlar erkeklerin arkasında eziliyordu? 'İktidar milletvekili eÅŸ' küfesini sırtında taşıyarak, akademi camiasında maça hep '2-0' geriden baÅŸlaması feministleri sevindiriyor mudur acaba?
Mithat Sancar: Ankara Hukuk'tan meslektaşım. Parlak bir akademisyen. Askere vurmayı sevmesi Cemaatin dikkatini çekmiÅŸ olmalı ki her fırsatta el verilmeye çalışılıyor. Cemaat mi onu kullanıyor, o mu Cemaati kullanıyor belli deÄŸil. Ah Arap milliyetçisi olduÄŸunu ve Türk olan her ÅŸeyden nefret ettiÄŸini bir haykırabilse rahatlayacak... Ama Marksist kökleri ve alıştığı 'kripto' yaÅŸam tarzı buna izin verir mi bilinmez.
Bu deÄŸerlendirmeyi kamuoyunu aydınlatma görevim çerçevesinde ve objektif olmak için elimden gelen çabayı göstererek yaptım. Hatam varsa affola...
Bu arada, bu ülkede halkın çoÄŸunluÄŸunun vicdanının onaylamadığı hiçbir açılım Kürt sorununu çözemez. Haberiniz olsun...