Hıncal ile herhangi bir konuda adam gibi tartışmanın imkansız olduÄŸunu birkaç hafta önce zaten yazmıştım. Dün kendine göre 'aÄŸzımın payını veren' birkaç satır yazmış 'Serdar'a baÅŸlığı altında. DediÄŸi her ÅŸey birkaç hafta önce kendisi hakkında söylediklerimi doÄŸruluyordu
Hıncal arada bir insanlara tartışma üslupları üzerine dersler verir, doÄŸruları öÄŸretir, acaba kendisi neden uymaz kendi tavsiyelerine ki?
Güya ben ona bulaÅŸmışım, okunmazlığımın çözümünü burada bulmuÅŸum, bana cevap vermeye deÄŸmezmiÅŸ, birkaç laf yetermiÅŸ, Türkçem yokmuÅŸ falan filan...
Bir sürü sonuca varma açısından hiçbir anlamı olmayan bulaÅŸma laflarından ibaret yazısı. Üstelik kısacık yazmış. Bir de lafı uzatsa kimbilir neler diyecekti.
Hakkında yazdığım iki yazıda da anlatmaya çalıştım.. Ne yapmak istiyorum ben? Onun dediÄŸi bazı laflardan yola çıkarak bir ortak meselemizi masaya yatırıp üzerine düÅŸünmeye çalışıyorum.
İlk yazı tartışma üslupları üzerineydi. Orada Hıncal fazla okumadığından soyutlama yapmayı bilmediÄŸini, hayattaki en büyük soyutlamasının kendisinden ibaret olduÄŸunu, bu durumdan çıkmasını, biraz okumaya baÅŸlayıp sadece deneyimlerle oluÅŸan bir fikrin olamayacağını görüp o deneyimleri teorik bir çerçevede algılayıp anlamlandıracak beyinlere de ihtiyacımız olduÄŸunu anlamaya baÅŸlamasını söyledim.
Ama dün de gördüm; Hıncal'da düÅŸünme arzusu maalesef yok... Ben hepimizin içinde olduÄŸumuz yaÅŸlanma süreçleri üzerine yazdım, o soyutlama yapamadığı için konuyu yine Hıncal'ın yaÅŸlanmasını anlattığıma getirdi. Halbuki yazıda açıkça yazıyorum; konu o veya ben deÄŸiliz. Bu ikimizi de çok aÅŸan daha büyük bir mesele. Gel madem düzgün tartışmanın önemine inanıyorsun, benim 'Düzgün yaÅŸlanma projesi' diye adlandırdığım kavram üzerine birkaç doÄŸru dürüst laf et de, varsa düÅŸüncenden yararlanalım deÄŸil mi?
Ama düÅŸünce yok, üstelik yalan da söyleyebiliyor. Güya ben 'Hıncal yaÅŸlandıkça küçülüyor' demiÅŸim. Yok böyle bir ÅŸey. Bu tartışmada sadece Hıncal'ı okuyan okuyucu benim için 'Vay be, ne kadar da ayıp yapmış Serdar' diyecek.
Oysa ben açıkça yazmışım, 'Hıncal insanın yaÅŸlandıkça küçülmeye baÅŸlayabileceÄŸini görmelidir' diye. Yazının baÅŸlığından, tonundan belli, küçülmeye baÅŸlayan insan ne o ne de benim. Allah'tan henüz daha olmadı bu ama diyorum ki; bu tehlike daima var, her insan için var. Bize düÅŸen bu tehlikeyi görüp, kendimizi rezil etmeden nasıl yaÅŸlanırız sorusuna cevap aramaktır.
HINCAL'IN VAHİM HAYAL DÜNYASI
Ama Hıncal'ın böylesine projelerle alakası olamaz. Çünkü bana bulaÅŸtığı yazısında dediÄŸi gibi o zaten yaÅŸlanmıyor ki... Sadece daha da iyi olmaya doÄŸru büyüyor. (He is not growing older he is getting better). O zaten en büyük olduÄŸundan, her geçen gün hiç zorlanmadan daha da büyüdüÄŸünden, benim hayatın üzerinde yoÄŸun düÅŸünme zorunda hissettiÄŸim bazı sorunlar üzerine o katiyen düÅŸünmek zorunda deÄŸil.
Bunun ihtiyacını hisseden bir baÅŸka insan 'Gel Hıncal, birlikte düÅŸünelim' dozunda bir yazıyı doÄŸal olarak onun adını vererek yazmışsa, o adam da sadece Hıncal gibi büyük ve her geçen gün önü alınamaz bir ÅŸekilde daha da büyüyen bir insanın ÅŸöhretinden yararlanmak için yapmıştır bunu olsa olsa...
Ben de böyle yapmışım, kendi okunmazlığıma çare olarak ona bulaÅŸmışım. (Bu ayrıca herhangi bir insanın onunla makul düzeyde tartışmasını da imkansızlaÅŸtıran bir yaklaşım.)
Hıncal kendine bir hayali dünyası kurmuÅŸsun, onun kısır döngüsü içinden bir türlü çıkamıyorsun. O dünyan ÅŸöyle çalışıyor: Ben zaten en büyüÄŸüm dediÄŸim her ÅŸey doÄŸrudur. Bu nedenle benim kendimi sorgulamaya filan ihtiyacım yok. Dolayısıyla biraz okumaya baÅŸlayıp düÅŸünmeme de gerek yok. Benim düÅŸündüklerimden farklı bir ÅŸey söyleyen her insan da bana bulaÅŸarak meÅŸhur olmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla onların dediklerinin belki doÄŸru olabileceÄŸini düÅŸünmeme hiç gerek yok. Ağızlarının payını veririm otururlar aÅŸağıya...
Hıncal; bu korkunç bir dünya, cehennemi, bunaltıcı yanları da var aslında.
Kendini birtakım hayallere inandırmışsın, bu hayalleri kendi iyiliÄŸin için yıkmaya çalışanlara kızıyorsun.
HODRİ MEYDAN
Gel, biraz cesaretin varsa arkadaÅŸlara bir internet sitesi yaptıralım. İkimizin bu konulara iliÅŸkin yazılarını yan yana koyalım siteye. İnsanlar bunları toplam okusunlar. Var mı cesaretin Hıncal, gel yapalım bunu. Herkes görsün kim ne yazmış, kim nasıl yaklaÅŸmış konulara... Asıl bulaşık karakter kim görsün herkes. Çok basit bu, istenirse bir dakikada yapılır. Sonra da aynı sitede yorum alanı açalım. İnsanlar görüÅŸlerini yazsın. Bakalım onlar kimin tartışmayı bildiÄŸini ve aslında zor konular üstünde düÅŸünmeye uÄŸraÅŸtığını, kimin de sadece polemik yaptığını söyleyecekler?
Bunu yaparsak belki biraz kendini zorlayıp, biraz kendini sorgulamaya başlarsın diye umuyorum Hıncalcım.
TABİİ Kİ KISA DA YAZABİLİRDİM
En sert ve en iyi eleÅŸtirmenim olan Rana'ya yazıyı yollamadan önce okuttum. Yanlış anlaşılabilecek, rencide edici cümle var mı diye. Tavsiyelerini tutup çıkarttım onları. Bana bir de 'BaÅŸka yazı yazıp, bu konuyu onun sonunda sadece kısa bir not olarak koysaydın' dedi.
Tabii ki bu da olabilirdi. Büyüklük komplekslerinin yarıştığı, çarpıştığı, medya dünyasına belki o daha uygun olabilirdi, bunu da kabul ediyorum.
Ama dediÄŸim gibi bu tartışmaya uÄŸraÅŸtığım mesele Hıncal'ı da beni de aÅŸan büyük bir mesele.
Çok önemli bir kuÅŸağı yakından ilgilendiren bir sorun bu ve üzerinde uzun yazılmayı hak ediyor. DüÅŸünceyi oluÅŸturup geliÅŸtirmek için uzun yazmak zorundaydım. (Hıncal bunu da benim kendi büyüklüÄŸünden yararlanma çabam olarak görüyor. İnanılmaz deÄŸil ama yapacak bir ÅŸey de yok ne yazık ki...)
Kısa not halinde yazıp onun yaptığı gibi birkaç laf çakmak peÅŸinde deÄŸilim ben. Bu önemli konuların kısa yazı formatıyla gelebilecek polemiksel havaya girmesini istemiyorum.
Sorun sadece Hıncal olsaydı bunu da yapabilirdim belki ama yine de yapmazdım herhalde. Çünkü kimseyi kırmak gibi bir arzum yok. Hep beraber düÅŸünme havası oluÅŸsun diye uzun yazıyorum bunları. Siz bilin istedim.
Bir komplo mu var
Geçen hafta son derece tuhaf bir telefon aldım. Arayan kiÅŸi kendisini komiser olarak tanıtıp, benim cep telefonum baÄŸlantılı gösterilerek bir banka üzerinden Çukurca'ya para transferi yapıldığını söyledi.
Böyle bir ÅŸey olmadığını, olamayacağını anlatıp, ne yapmam gerektiÄŸini söyleyip, 'Savcılığa mı baÅŸvurayım' dediÄŸimde, 'Siz ÅŸimdilik bir ÅŸey yapmayın, biz bir araÅŸtıralım' dedi.
Anlamadım ne olduÄŸunu doÄŸrusu ÅŸimdi bekliyorum. Ancak bir süredir cep telefonumu deÄŸiÅŸtirmek istiyordum. Bu kararımı hafta sonunda öne çekerek iÅŸleme soktum. Nüfus cüzdanı lazım oldu tabii. Evde ara ara bulamadım nüfus cüzdanımı. En son basın davam vardı kış sonuna doÄŸru. Mahkemeye giderken yanıma almıştım, ondan sonra da kullanmadım. Ama tabii o arada biz taşındık. Nüfus cüzdanı, ihtiyaç duyulmadığında insanın 'aman yerinde mi' diye rutin kontrol ettiÄŸi bir ÅŸey deÄŸil. Yanımda zaten basın kartım sürekli bulunuyor. Nüfus kağıdımı eskiden de bulamadığım olurdu ama sonra detaylı aradığımda evde bir yerlerden çıkardı. Fakat bu kez bulamadım. Taşınma sürecinde kaybolmuÅŸ olabilir.
Yani dört aydır nerede olduÄŸunu bilmiyormuÅŸum. Ben yine evde bir yerdedir diye düÅŸünürken ancak ÅŸimdi anlıyorum ki galiba yokmuÅŸ. Tabii bu arada yeni bir kimlik çıkarmak için gereken evraklarım da hazırlandı. Ha, bu arada cep telefonumu da deÄŸiÅŸtirdim. Eski nüfus cüzdanım gibi eski cep telefon numaram da geçerli deÄŸildir.