AKŞAM GAZETESİ | Doğan Sarıbeyoğlu | 2009-08-05
Arda'yı bozmak için önemli bir kulübümüzün başkanı uğraşıp duruyor...
Basınıyla beraber planlanmış, bir psikolojik saldırı yapıyor. Amaç Arda'nın kafasını bozmak...
Güya O'nun kafası bozulunca, Galatasaray'ın da düzeninin bozulacağına inanıyor...
Polat, kaleci Volkan'a aynısını yapsa, kıyameti koparıp etik değerlerden bahsedecek olanlar bugünlerde ağzı kulaklarında. Arda'nın önüne konulan parayı açık artırma yapar gibi 40 milyon TL'nin üzerine çıkardılar...
Lincoln'e 3,5 milyon euro verilirken, Arda'ya niye 1.2 milyon euro verilir diye nifak tohumu atıyorlar.. Ama bilmedikleri bir şey var. Arda'nın cin gibi zeki olduğu... Bedeni kadar beyninin de yeteneklerle dolu bulunduğu.
Arda'nın yapısındaki insanlar zevk alarak giydikleri formayı kovulmadan bırakmazlar. Kendilerini o kulübün sahiplerinden biri gibi görürler. Bu düşünce de onları çok mutlu eder. Önerilen parayı bu nedenden dolayı red ederken keyif alırlar. Ve efsane olma yoluna girerler. O yolda hatasız yürürlerse gün gelir amaçlarına ulaşırlar. Tıpkı Turgay Şeren, Metin Oktay, Coşkun Özarı, Bülent Korkmaz, Hakan Şükür ve daha niceleri gibi...
Bu payeyi onlara ne başkanlar ne de yöneticiler verir. Bu taraftarların ve camia insanlarının kalbindeki sevgiden oluşur.
Ama o kalpler kırılgandır. Kırılırsa da yapıştırılamaz. Onun için akıllı olmak zorunludur. Metin Oktay, Turgay Şeren futbolu bırakıncaya kadar kaptan olamadı. Hakan Şükür de Bülent'i bekledi. Kıdemlisinin önüne geçselerdi belki de gönüllerdeki yerlerinde olamazlardı.
Arda'yı şaşırtmak için uğraşmayalım. Onu rahat bırakalım. Lefter gibi, Recep gibi, Metin Oktay gibi hepimizin sevgilisi olarak yaşayabilsin.
Daha önceleri nerelerdeydiniz?
Başkan Polat ve Üstünel, son günlerdeki çalışmaları ile bu başlığı yazdıracak kadar mükemmel işler yaptılar. Rijkaard'la Florya'da otoriteyi yeniden sağladılar. Önce teknik direktörü bulup sonra onun görüşleri ile futbolcuları transfer ettiler. Takımın hazırlık çalışmalarını da vaktinde başlattılar. En önemlisi de Lincoln'e rest çekerek adeta Galatasaray'dan kovdular. Böylece futbol şubesini de çürümekten kurtardılar. Şimdi birçok genç yetenek ve ağabeyleri Hollanda'da huzur içerisinde yeni sezona hazırlanıyorlar. Bu kadar çok isabetli işlerin yapıldığını görmeye alışık olmadığım için arkama dönüp bakmıyorum. Çünkü oradaki hüznü unutmak istiyorum. Başkan Polat'ı, Üstünel'i yetkilendirdiği için kutluyorum. Üstünel'i de başarılarından dolayı tebrik ediyorum.