AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-08-05
SKYTURK'te İlhan Kesici ile yaptığımız canlı yayını kaçıranlardan yoğun tepki alıyorum. Muhtemelen programının tekrarı olacak ama gene de satırbaşları ile ne söylediğini bir de yazılı kayda geçirmekte, hatırlatmakta fayda var...
İlhan Kesici, 23 Aralık 2008'de yaptığımız canlı yayında, ekonominin gidişatına dair çarpıcı öngörülerde bulunmuştu.
Türkiye ekonomisinin AKP iktidarının yüzde 4 büyüme öngörüsüne karşın yüzde 10 dolayında küçülmesinden bahsetmişti.
Bu öngörüsü maalesef tutmadı!...
Ekonomi yüzde 13.5 daraldı ve Türkiye rekor kırdı...
O konuşmamızdan kısa bir süre önce Başbakan'ın ve Cumhurbaşkanı'nın TÜSİAD ve DEİK'te krize dair yaptıkları değerlendirmelerini eleştirmiş ve reklam arasında da bana, ''Serdar Bey, valla siyaset yapmaları bir yana, bu krizin vehametini gerçekten de göremiyorlar diye Türkiye adına ürküyorum'' demişti.
Önceki gece gerçekten endişeli bir İlhan Kesici gördüm.
Devlet bürokrasisinin, kurumların, artık (ister baskı ile ister kadrolaşmadan ötürü) ekonomik verileri siyasi çıkarlar uğruna çarpıttığını söyledi.
Bakın tespitlerine İlhan Kesici'nin...
1. Krizin merkez üssü ABD... Azrail orada... Ama ölümler Türkiye'de... Neden?
2. Tüm dünyada krizden ötürü küçülme ortalaması yüzde 2'dir. Türkiye yüzde 13.5 küçüldü... Bu küçülme sürecek gözüküyor.
3. Kriz, derinleşerek sürecek... Ancak vahim olan başta Başbakan olmak üzere hükümetin bu küçülmeye karşı en ufak bir tedbir alma çabasında olmamaları... Hatta kanuni yükümlülüklerini yerine getirip planlama dahi yapmıyorlar.
4. İşsizlik yüzde 15'leri geçerken eğitimli gençlerden üçte biri işsiz geziyor. Bu sosyal bir buhranı tetikleyebilir.
5. Son bir yılda bir buçuk milyon sigortalı çalışan kapıya konuldu. On binlerce işyeri, atölye ve fabrikanın kapısına kilit vuruldu.
6. 950 bin eve haciz geldi. Bir milyon çek geri dönmüştür. Namuslu insanlar hapis cezalarıyla karşı karşıyadır. Ticari itibarları sıfırlanmıştır.
İlhan Kesici, bu vahim tablonun çözümü olduğunu ancak bu siyasi yapıyla mümkün gözükmediğini söyledi.
''Ne görüyorsunuz?'' dedim program bitince...
''Valla politik karışıklık... Millet bu ekonomik çöküntüden sosyal patlamaya savrulur... Siyasete duyduğu öfkesini çok keskin uçlara savrularak gösterebilir...''
Geçen programda bir şiir okumuştu...
'Şah vakıf gerektir ahvale
Vükelaya kalırsa vay hale!..'
Vaziyet böyle...