AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-08-05

kategori2

'864 rakımlı cami' ilk katını sessiz açtı

Çok yazıldı,
çok tartışıldı.
Çankaya Köşkü'nün hemen karşısında olması nedeniyle büyük gürültü koparan Çankaya Camii'nin inşaatı yine de birkaç yıl önce başladı. İnşaat izni olmadığı gerekçesiyle geçtiğimiz yıl yaşanan 'mühür' krizine karşın, Yıldız Köşk Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği caminin yapımına devam etti.
Sonunda inşaat tamamlanma aşamasına geldi.
Minaresi yavaş yavaş yükselen Çankaya Camii, semte bir başka sürpriz yaptı. Bir yandan inşaat devam ederken diğer yandan da bitirilen en alt kat sessiz sedasız ibadete açıldı. Sorumlular, camiinin iç bölümlerinin yapımının henüz başlamaması nedeniyle takvimin biraz uzayacağını iletiyorlar. Ancak namaz kılmak isteyenler en alt kattan yararlanabiliyor.
Henüz ezan sesi olmasa da, cami yönetimi alt katın açıldığını minik bir yazı asarak duyurdu.

İkoncan Ankara'da!

Evet yanlış okumadınız.
Bizim Ankaralı ikoncanlardan falan söz etmiyorum. Bildiğiniz 'İkoncan' Süreyya Yalçın'dan söz ediyorum. Günlerdir telefona sarılan beni arıyor. 'Süreyya Yalçın'ı Paper Moon'da gördük', 'Süreyya Yalçın Tunalı'da alışveriş yaptı' diye.
'Ya sabır' çekiyorum ne fayda. Üstelik istihbarat gününe göre 'Üzerinde yeşil bir elbise vardı'dan başlayıp, 'Bak ben sana söyleyeyim, bu kız kesin fotojenik değil. Fotoğraflarından daha güzel'
yorumlarına kadar uzanıyordu.
Nihayet İkoncan'ın bu yaz sıcaklarında neden Türkbükü'nde değil de, alakasız bir biçimde Ankara'da göründüğü ortaya çıktı. Ankaralı müteahhit Osman Barış Demirok'la birlikte olan Yalçın, sevgilisini görmek için yaz programında değişiklik yapınca herkesi şaşırttı. Liderlere alışık başkent sokakları bu defa, 'İkoncan heyetiyle' tanıştı.
Temmuz ayında, karasal iklimin başkentinde ikoncan görmeye alışık olmayan Ankaralılara duyururum.

Eskİ CHP milletvekili Hakkı Ülkü'yü, Genel Kurul'da delirip başını TBMM kürsüsüne vurmasıyla hatırlıyorsunuz. Dokunulmazlığının kal dırılması talebiyle TBMM'ye gönderilmiş üç dosyası bulunan Ülkü, kürsüye çıkmış ve 'Dokunulmazlığımın kaldırılması için TBMM Adalet ve  Anayasa komisyonlarına başvurdum. Kimse beni ciddiye almadı. Şimdi yüce makamınıza başvuruyorum' deyip kafasını kürsüye geçirmişti. Ülkü'nün hareketi günlerce tartışılmıştı.
Ülkü, milletvekilliği bitince hakkındaki üç davayla ilgili yargıya gitti. 'Belediye Başkanlığı döneminde belediye araçlarına belediyenin akaryakıt istasyonundan ihalesiz akaryakıt almak', 'işçiyi memur olarak çalıştırmak' ve 'belediyeye cam taktırmadığı halde taktırdı göstermek' iddialarını içeren soruşturmalarının tamamında takipsizlik kararı verildi. Eski vekil, 'Canınızı acıttığınıza değdi mi?' sorusunu, 'Çok acımadı canım. Deriye denk geldi' diye yanıtlıyor.