AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-05
Geçtiğimiz günlerde açıkladık. Artık ABD istatistiklerini takip ettiğimiz kadar, şimdi Almanya ve euro bölgesi istatistiklerini de çok yakından takip etmeye başlayacağız. Çünkü artık sıra AB ve Almanya'nın toparlanmaya başlamasına geldi. Eğer AB ve Almanya genelinde de Amerika'da açıkça görülen tersine dönüş trendi gündeme gelirse, Türkiye uzun zamandır beklediği dış talep artışını yaşayabilir. Bu önemli, çünkü sadece iç talebi kamu harcaması ile arttırma çabası kamunun payının toplam tüketim ve toplam yatırımdaki küçüklüğü nedeni ile, büyük etki yaratamıyor.
Dün Almanya analizlerine başladık ve Almanya'nın duvarın yıkılmasından sonraki 20'nci yılını kutlarken, sosyal ve ekonomik yapısına dair tarihsel bir girizgah yaptık.
Sıra ekonomiye geldi. Ancak Almanya'da bugün ilk bakışta bile derhal gözüken, ilginç bir durum var. Şu andaki cari durum değerlendirmeleri oldukça kötü, çünkü Almanya'nın üretim ve ihracatının temeli olan sanayi üretimindeki makine ve teçhizat üretimi ve ihracatı inanılmaz bir talep zafiyeti yaşamakta ve göçmüş durumda.
Bir sayısal açıklama vermek gerekirse, 2005 yılında 100 değeri alan reel (enflasyondan ayıklanmış) makine ve teçhizat sipariş endeksi (Auftrageingang in Maschinenbau) 2007 yılı aralık ayında 148.7 değerine çıktıktan sonra hızla düşmüş ve 2009 Haziran ayı sonunda 64.5 değerine inmiş bulunuyor. Bu sektör şu anda sadece yüzde 69 kapasite ile çalışmakta. Haziran 2009 sonunda siparişler bir evvelki yıl haziran ayına göre yüzde 46 düşmüş. Bu sektör 2008 yılında 194 milyar euro üretim yapan ve bir milyon kişiyi istihdam eden bir sektördü. Şu anda ise 60 bin civarında çalışan işten çıkarılmış bulunuyor.
Buna karşılık Almanya'daki beklenti endeksleri geleceğe dönük değerlendirmelerde son derece iyimser çıkmakta. Neden ? Çünkü tüm çöküşe rağmen ve Almanya'nın 2009 için yüzde 6 civarında daralması öngörüleri de ortada dururken Almanya henüz global kriz kökenli dramatik, yani çok fazla genel işsizlik artışı yaşamamış durumda.
Hemen sayılara bakalım.
Almanya'da yılbaşı ve yıl sonunda işsizlik artar. Yani bizde olana benzer bir yıl içi mevsimlik dalgalanma trendi vardır. Ancak global kriz başlamadan evvel Almanya'da işsizlik sayıları trend olarak hızla azalmakta idi.
Federal Çalışma Bakanlığı'nın resmi verilerine göre 2005 yılındaki 38.5 milyon civarındaki çalışabilir yaştaki işgücü (Erwerbstaetige), 2009 yılı ortasında 40.2 milyon kişiye çıkmış bulunuyordu (nüfus 80 milyon kişi).
İşsizlik sayıları ise 2005 sonunda 5.01 milyon kişi iken, 2006 yılı sonunda 4.284, 2007 sonunda 3.659, 2008 sonunda 3.489 milyon kişi değerine düşmüştü. Yani 2009 yılına kadar Almanya'da işsiz sayısı azalıyordu.
Global kriz devreye girdikten sonra, 2009 yılı temmuz ayı sonunda ise işsiz sayısı 52 bin kişi artarak, hafifçe yükseldi ve 3.462 milyon kişi olarak tespit edildi. Yani Almanya global kriz kökenli işsizliği yeni yeni hissetmeye başladı. Temmuz ayında işsizlik oranı bir evvelki yıla göre (bu son veri ile) sadece yüzde 0.5 artarak yüzde 8.2 düzeyine yükseldi.
İstihdamın çok büyük düşüş yaşamamasının arkasında tabii hükümetin desteği, yani 'kısa süreli istihdam' teşvikleri var. Şu anda Almanya'da 1.4 milyon kişi kısa vadeli istihdam desteği çerçevesinde çalışmakta. Devlet 2009 yılının bütününde bu desteğe 5.1 milyar euro finansman sağlamayı planlamış ama yedi ay sonrasında da işsizlik sigortası kurumları 11.7 milyar euro açık vermekte. Devlet şirketlere kısa vadeli istihdamı uzun vadeye çevirmeleri için de baskı yapmakta!
Yarın Almanya incelemelerine devam edeceğiz.