AKŞAM GAZETESİ | İ.Hüseyin Yıldız | 2009-08-05
TÜİK geçtiğimiz hafta turizm, dış ticaret ve sanayi üretimi verilerini yayınladı. Merkez Bankası ile ortak yürütülen bir çalışma neticesinde; sanırım tarihinde ilk kez TÜİK, mevsimsellikten ve takvim etkilerinden arındırılmış seriler yayınlamaya başladı. Mevsimsel etkilerden arındırılarak yayınlanan ilk veri, aylık sanayi üretim endeksi oldu. Büyümeye ilişkin bütün veriler, Türkiye'de krizden çıkışın çok yavaş seyredeceğini gösteriyor. Ayrıca bu seyrin sıkı maliye politikasıyla baltalanacağını düşünüyorum.
Öncelikle yayınlanan büyüme verilerinin mevsimsel etkilerden arındırmanın önemini vurgulamak isterim. Bugüne kadar mevsimsellikten arındırma işini kendimiz yapıyorduk. TÜİK bizi bu dertten kurtaracak gibi. Mevsimsellikten arındırma işlemi niçin önemlidir? Birincisi, veriler arasında sağlıklı karşılaştırma yapabilmemize olanak sağlar. İkincisi de, gerçek eğilimler ile mevsimsel etkileri biri birinden ayırabilmemize imkan verir.
Fakat tek bir mevsimsellikten arındırma yöntemi de bulunmamaktadır. Bu nedenle kullandığınız yönteme bağlı olarak bulgularınız farklılaşabilir. Arındırma işlemini uygularken, trend ve mevsimsel etki arasındaki ilişki ile mevsimsel etkinin niteliğine dair bazı varsayımlarda bulunarak işe başlarsınız. İşte bu varsayımlar kullanacağınız yöntemi de belirler. Sözgelimi mevsimsel etkinin determinist (her dönem aynı etkiyi yapacağını) olduğunu varsayarsanız ayrı, stokastik (her dönem farklı etkilerde bulunabileceğini) olduğunu varsayarsanız ayrı bir yöntem kullanmanız gerekir. Bilimi güzel yapan da budur: Gerçeğin asla tam olarak bilinemeyecek kadar karmaşık olduğunu bilmek, ama yine de onu bulmaya çalışmak.
Neyse biz teoriyi bırakıp gerçeğe dönelim. Mevsimsel etkilerden arındırılmış aylık sanayi üretim endeksi 2009 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,1 azalış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış endeks bir önceki aya göre yüzde 0,8 artış göstermiş. Mayıs ayında cüzi de olsa bir toparlanma görülmüş. Ancak bana öyle geliyor ki, yılın geri kalanında uygulamaya konacak sıkı maliye politikası gereği arttırılan vergiler neticesinde hem düşen gelir hem de yükselen maliyetler nedeniyle sanayi üretiminde yeniden bir daralma yaşanması kuvvetle muhtemeldir.
Dış ticarette de durum pek parlak değil. Gümrük Müsteşarlığı ile birlikte hazırlanan TÜİK verilerine göre 2009 yılı haziran ayında, 2008 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 29,2 azalarak 8.332 milyon dolar, ithalat yüzde 35,9 azalarak 12.483 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 46,1 azalarak 7.706 milyon dolardan, 4.152 milyon dolara gerilemiş durumda. AB'ye olan ihracatımızdaki daralma trendi aynen devam ediyor. Haziran ayı verilerine göre geçen yıla göre Avrupa'ya ihracatımız yüzde 30,2 düşmüş.
Turizm istatistiklerine göre yılın ikinci çeyreğinde turizm gelirimiz geçen yıla göre yüzde 9,6 oranında azalmış. Turizm gelirinin önemli bir kısmını 'paket tur' olarak adlandırılan faaliyetler oluşturmakta ve bilindiği üzere bu tür turlardan ülkemize hatırı sayılır bir artı değer kalmamaktadır. Özellikle de turistik bölgelerdeki esnafın bu tür turlardan şikayetçi olduğu bilinen bir gerçek fakat bugüne kadar benim bildiğim bir önlem de alınmadı.
Son olarak mevsimsellikten arındırma konusuna yeniden değinmek istiyorum. Umarım bu arındırma işi makro verileri makyajlamak için kullanılmaz. Gerçi arındırsak da arındırmasak da gerçek kendisini bir şekilde belli ediyor. Krizden çıkış çok yavaş seyrediyor ve bu seyir sıkı maliye politikasıyla baltalanacak. Daha doğru düzgün toparlanamadan yalpalamaya başlarsak şaşırmayın.