AKŞAM GAZETESİ | Hüsnü Mahalli | 2009-08-05

kategori2

İsrail onaylı kongre

1989'da Tunus'ta yapılan 5.Kongre'den sonra ilk kez işgal altındaki Beyt Lehim'de bir araya gelen FETİH kongre delegeleri örgütsel konuların yanı sıra Filistin halkının mücadelesinin geleceğini de tartışıyor. Kurucusu Yaser Arafat'sız toplanan FETİH yani Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi Örgütü çok önemli ve ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Örneğin; Filistin dışından ya da işgal altındaki diğer bölgelerden  gelen kongre delegeleri ancak İsrail'in onayını alarak Beyt Lehim'e girebildi.
İşte bu nedenle delege sayısını kendi bildiği şekilde artıran ve belirleyen Mahmut Abbas'ın ısrarına rağmen Filistinli bazı çevreler kongrenin Filistin dışında yapılmasını önerdi. FETİH kurucularından Faruk Kaddumi ise daha ileri giderek Abbas ve yakın ekibini 2002'de eski Başkan Yaser Arafat'ı öldürtmek için Şaron  ile işbirliği yapmakla suçladı. Bunun üzerine Gazze'yi kontrol eden Hamas, FETİH kongresine katılacak 450 delegeye çıkış izni vermedi.
İşte böylesi ilginç gelişmelerle 20 yıl aradan sonra toplanan Kongre, 1957'de kurulun ve hedefi tüm Filistin toprakları üzerinde bağımsız Filistin devletini kurmak olan FETİH örgütünün yeni programının yanı sıra İsrail ile ilişkiler ve FETİH'in de  üyesi olduğu Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)'nün geleceğini tartışacak. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok Arap ve Müslüman ülkenin FETİH ve HAMAS arasında arabuluculuk ve barıştırma çabası ise kongrenin belki de en önemli konusu olacak. Kongrede HAMAS karşıtı grubun ya da anlayışın güçlenerek çıkması doğal olarak Filistin halkının bağımsızlık mücadelesine olumsuz yansıyacaktır.
Böyle bir durum İsrail'in de provokasyonu ile FETİH ile HAMAS'ı yeniden karşı karşıya getirecek ve başkalarının (devlet, örgüt ve insanlar) Filistin halkının mücadelesine olan dayanışmasını zayıflatacaktır. Oysa 2006 başında yapılan seçimde kazanan HAMAS'ı herkes Türkiye'nin yaptığı gibi  muhatap kabul etseydi
belki de bugün yaşanan sorunların birçoğu yaşanmayacaktı.
Örneğin HAMAS ve FETİH çatışması yaşanmayacak, İsrail'in Gazze  kuşatması ve saldırısı olmayacak, Filistin sorununun çözümü yolunda çok önemli adımlar atılmış olacaktı. Oysa İsrail ve demokrasi söyleminden vazgeçmeyen ABD ve Avrupalılar anayasal başkanlık süresi bitmiş ve halkı tarafından benimsenmeyen Abbas'a sahip çıkmış ve Filistin sorunun çözümünü engellemişti.
İşte böylesi koşullarda toplanan delegeler Filistin halkının kurtuluş mücadelesini 52 yıl önce başlatan ve Arafat ile birlikte sembolü haline gelen FETİH'i her anlamda ve alanda köhneleşmiş, yozlaşmış yapısından kurtarmanın  yolunu arayıp bulabilirlerse bu kongrenin bir anlamı olacak ve Filistin halkının mücadelesine gerçek anlamda bir artı değer katacaklardır.
Aksi takdirde bu kongre Mahmut Abbas ve ekibinin o dar çıkarsal hesaplarını onaylayan ve yıllık bilançosunu hep zararla kapatan şirket toplantısından hiçbir farkı olmayacaktır.
Kaybeden ise hep bu şirketin hisse senetlerini alan ya da almak zorunda bırakılan insanlar yani 63 yıldır işgal altında yaşayan Filistin halkı olacktır.