AKŞAM GAZETESİ | Doğan Sarıbeyoğlu | 2009-08-05
Galatasaray bu sezona çok önemli değişimler yaparak giriyor. Rijkaard'ın karizması, Florya'daki karmaşaya son verdi. Artık orası spor medyasının haber kaynağı olmaktan çıktı. Keita, Elona, Franco, Mustafa Sarp, Gökhan takımın gücünü yukarıya kaldırdılar. Seyrettiğim kadarıyla Barcelona ve İspanya Ulusal takımının oynadığı futbolu, Ali Sami Yen'de Galatasaray'dan izleyeceğiz. Bol paslı, hızlı, çok atak yaratabilen bir sistem. Bu sistemin aradığı düzeyli tekniğe ve kaliteye sahip futbolcuları da kadrolarında bulunuyor.
Yukarıdaki transferlerin yanısıra Arda, Kewell, Baros, Ayhan, Topal ve Barış'ta onlar kadar yetenekliler. Defansta Gökhan ile güçlendi. Helvayı da Rijkaard yapıyor. Böylesine bir ekibi oluşturdukları için yöneticilerin tamamını kutluyorum. Başkan Polat ve Üstünel'e ayrıca teşekkürler. Duygularla yapılan onca hatalı transferler için artık üzülmeyeceğiz. Doğrusunu buldular şimdi sıra taraftarlarda... Onların fazlasıyla keyiflendiklerini, gururlandıklarını görüyorum. Tribünleri boş bırakmayacaklarına inanıyorum. Forma ve GSMobile satışlarını arttırırlarsa, bu güzelliklerde onlarında payı büyük olur.
Galatasaray'ın rakiplerine baktığımızda, Beşiktaş'ta tek yetkili ve sorumlu Denizli. Çok kurt ve deneyimli bir hoca. Beşiktaş'taki futbolcuları tanıdığı kadar diğer takımdakileri de ezbere biliyor. Galatasaray'ı Şampiyonlar Ligi'nde ilk yarı finale çıkaran kişi. Hem de futbolu bırakmış Erhan, Prekazi, Mirsad, B.Metin, Arif gibi futbolcularla.. Lincoln, onda olsaydı başka bir Beşiktaş yaratır ve onu oynatırdı. Denizli bu defa kendi yapılandırdığı bir takımla yarışmada olacak. Fenerbahçe'de ise koz Aykut Kocaman'da. Başkan Yıldırım, çok geçte olsa gerçeği gördü. Futbolu bu işi çok iyi bilen Kocaman'a emanet etti. Artık patron değişti. İyi transferlerde yaptılar, Rijkaard-Denizli ve Kocaman arasında geçecek müthiş bir şampiyonluk yarışı izleyeceğiz...
Bu yıl kimin Şampiyon olacağını ise inşallah hakemlerin yerine futbolcular belirler...
Hakemlerin karmaşası
Vedat Yüksel ve Demirlek'in isyanları kaynayan kazanın kapağını açmış oldu. Böylesine olayların yaşanmasını istemezdim. Ama ne hak, ne hukuk, ne de vicdan kaldı. Kimin gücü kime yeterse onun gırtlağına sarılıyor. Hakemlerimizin ne kadar zorda olduklarını görünce, kulüplerimize de acıyorum. Aforoz edilen iki FİFA kokartlı hakemimizin durumları, aforoz edilmeyenlerde psikolojik bozukluklar yaratacak. Düdüğü nasıl çalarsa aforozdan kurtulacağını düşünerek maç yönetecekler. Türk futbolunu idare etmekte olanların böyle acemilikler yapmaması gerekirdi. Yüksel'e ve Demirlek'e yapılanları ayıbında ötesinde futbolumuz adına önemli bir hata olarak görüyorum..