AKŞAM GAZETESİ | Mete Yaylalı | 2009-08-05

kategori2

İstanbul Cup sil baştan...

Dünyanın en önemli 55 turnuvasından birisi olan ISTANBUL CUP bu yıl 5.yaşında önemli değişimler gördü. Tarihi değişti, Roland Garros önünden ABD premier turnuvalarının önüne alındı. Yeri değişti, toprak kortlardan ENKA'nın sert kortlarına geçti. Bu tarz değişimler bir anlamda herşeyin yeniden başlaması anlamına gelir. 'Jet Lag' korkusuyla bütün yıldızlar ABD seferine çıktı ve İstanbul'a gelen olmadı. Sakatlıktan yeni çıkan 7 numaralı seribaşı raket Rus VERA ZVONAREVA daha ilk turda elenip evine döndü. Tabii evine dönmedi aslında! Turnuvadan önce Antalya'da bir tatil köyünde ağırlanıp hazırlık yapan Rus raket bu hafta başlayan 700 bin dolar ödüllü WTA Los Angeles turnuvası için ABD'ye uçmuştu. Geriye kalan 'Tanınmış isimler' de ARAVANE REZAI ve PATTY SCHNYDER oldu. İran asıllı REZAI 2.turda, SCHNYDER de ilk turda gidince kala kala 60-80 numara arası sporcular kaldı. Bunlar kötü mü? Elbette değil. Bırakın 60-80 hatta 100.sıradaki sporcuları bile izlemek büyük keyif. Fakat ISTANBUL CUP bugüne kadar büyük bütçelerle çok önemli yıldızları ülkemize getirdi. Benzersiz tanıtımlarla hem turnuva hem de tenis sporu gündeme damgasını vurdu. Ne olduysa bu yıl ne bir tanıtım görüldü ne de yıldızlar geçidi. Turnuva ilk defa bu yıl Türkiye Tenis Federasyonu'na geçti ve organize edildi. TTF, belki ekonomik nedenlerle, kendi kadrolarıyla işi çözmek istedi ve başarılı olamadı. Çok güzel bir açılış kokteyline bile katılım düşüktü. Turnuva organizasyonunda göze çarpan bir sorun olmasa da bilet fiyatlarının yüksekliği bu ekonomik dar boğazda seyircileri kortlardan uzak tuttu. Haftalık kombine biletler 250-350 TL'den satılırken bu hafta Los Angeles kombinesi 250 dolar ve 1 alana, 1 bedava! Aynı şekilde günlük biletler giderek artan fiyatlarla 30-40 TL'den 100-250 TL'ye kadar çıktı. Final bileti 250 TL olarak açıklandı! Herhalde bunu tespit edenler ekonomik durumdan, tenis maçına bilet alıp izleyenlerin hangi oranda olduğundan ve dünyadaki bilet fiyatlarından pek haberi yoktu. Dolayısıyla maçları sadece 100-200 kadar VIP/PROTOKOL kartı olanlar izleyebildi. Sadece final maçı tribünler doldu onlar da biletli miydi belli değil! Turnuvadan en karlı çıkanlar bizim sporculardı. PEMRA ÖZGEN ana tabloda tur geçti ve iyi puan aldı. İPEK ŞENOĞLU çiftler turnuvasında yarı finale kadar yükseldi.
Boş tribünlerde bir WTA turnuvası oynanması sporcuları nasıl etkiledi. WTA nasıl karşıladı. Sponsorlar ne yaptı bilemeyiz. Fakat İstanbul'u tanıtma ve tenis sporuna kitleleri çekme amacıyla yola çıkan, geçen 4 yılda bunu başaran bir turnuva, her nedense bu yıl değişen şartların sorunlarını yönetemedi. ENKA kortlarına TTF nin 400 bin dolar yatırım yaptığı söylendi. Nereye, ne harcandığını denetlemek bizlerin işi değil! Fakat yıldızların gelmesi sağlansaydı. Tanıtıma para harcansaydı. Bilet fiyatları sembolik 10 TL olsaydı. Tribünler dolacak, binlerce seyirci ve sporcu gelecekti. Sponsorlar binlerce kişiye ulaşacaktı. Bugüne kadar 10 milyon dolar harcandığı söylenen turnuva bu yıl sınıfta kaldı.