Evrensel olanı, kavrama ve alımlama iki biçimde gerçekleÅŸir bu topraklarda.
Ya evrensel olanı aşırı abartarak diÄŸer deÄŸerlerle bağını kopartacak derecede kökten biçimcilik.
Ya da evrensel olanın içeriÄŸinden uzaklaÅŸtırılarak yerel baÅŸka bir ÅŸeye dönüÅŸtüren kökten yerelcilik.
Bu iki alımlama şekli, modern tarihimizin garabetlerini oluşturmuştur.
Kisch üretim merkezi niteliÄŸindeki bu kendimize adapte tavrımız bugün halen başımıza derttir.
Kavramları kendi tarihimizden kökleyemediÄŸimiz soy kütükleri bizi kavramlardan ziyade simgelere teslim etmiÅŸtir.
Simgelerin mübalaÄŸası ve evrenselliÄŸiyle iliÅŸkisini kesen yerelleÅŸtirme,
BiçimciliÄŸin ve yerelciliÄŸin ifrat versiyonlarına düÅŸkün insanımız her gün bir aşırı yenilik deniyor.
Ne özgün bir heykel konseptine ne de Adalet Tanrıçası Themis ideasına sahip Anayasa Mahkemesi bahçesindeki heykel son örneÄŸi.
Sanat yapıtı, yer aldığı mekana göre sanatsal metnini sergiler.
Bu heykel de ikili bir metni varlığında barındırıyor.
Kadın ve elindeki terazi adaleti, açık gözleri ve ÅŸalvarıyla da sadece bir kadını çaÄŸrıştırıyor.
EÄŸer adalet kavramının özü iyi kavranmamışsa artistik açıklamalarla giderilemez.
Themis kendi halinde bir kadın değildir. Themis insanlığın ortak bilincinde 'Adalet'i temsil eder.
Adalet tarihsel bir kavram olup adalet arayışı süreklidir.
Doğal halde adalet yoktur, her adalet insani ve tarihseldir. Ve adil insanlarca yaratılır.
Ötekiyle bizi baÄŸlayan bir erdem olan adalet, toplumsal gereklilik de taşır.
Sırf bu nedenle de 'Ben'in kendi içindeki adaletsizliÄŸi yıkmak için adalet karşısındaki insanın yüzünü bilmek istemez.
Dostoyevski, yüzleri olmasaydı birçoÄŸunu sevmenin daha kolay olacağını söylerken.
Adalet de karşısındakinin kim olduÄŸuna göre bir tecelli arzetmez.
Adaletin evrensel ve temel bir deÄŸer olması bir yana diÄŸer deÄŸerler adaletin varlığında yaÅŸanabilir. EÅŸitlik, dürüstlük, hakkaniyet vs. gibi.
O zaman sorular gelir. Heykel 'Adalet Tanrıçası' deÄŸilse hangi estetik kriterlerle, Anayasa Mahkemesi'nin bahçesinde yer aldı?..
EÄŸer 'Adalet Tanrıçası' çaÄŸrışımı taşıyorsa heykelin gözünün baÄŸlı olması gerekmez mi?..
EÄŸer gözü açık adalet esprisi taşıyorsa kötü ÅŸaka düzeyinde kalmaz mı?..
Adalet kavramının kuÅŸattığını yeniden düzenlemek de keyfiyete tabi midir?
Sıradan bir kadın 'Adalet'i temsilinde kalakalmaz mı?...
Ben'in aç gözlülüÄŸünü ve açık gözlüÄŸünden ötekini koruma ise Ben'in gözünü baÄŸlayarak olanaklı olmaz mı?