Anneler günü yine aÄŸdalı ve yapışkan metinlerle, indirim mesajları arasında bir yerde kutlandı.
Annelik hatırlandı ve anıldı.
Anneliğin kendi hamasi edebiyatı paralandı.
Bu arada yapılan bazı söyleÅŸilerle 'yeni annelik' modeliyle tanıştık.
Biyolojizm ve teknoloji iÅŸbirliÄŸiyle ortaya çıkan yeni bir annelik.
Sperm bankası diye tabir edilen bir merkez yardımıyla istediÄŸiniz özellikleri belirleyip kendinize bir çocuk yapabiliyorsunuz.
Aynen lego parçacıklarını bir araya getirir gibi saç, kaÅŸ, göz belirleyip bir çocuk sahibi olabiliyorsunuz.
Büyük bir belirlenim siz doÄŸmadan size uygulanmış oluyor, doÄŸa marifetiyle deÄŸil insan eliyle tabii ki...
Kosmostaki varlığınızın anlamını, etkileşimleri, rastlantısal olasılıkları daha en baştan kaybediyorsunuz.
ModernliÄŸin kadınlarda yarattığı harabiyetin son örneÄŸi, hiç tanımadığı bir adamdan çocuk sahibi olma gafleti oluyor.
Adamın fiziksel özellikleri ve zeka düzeyi ve eÄŸitimi önemli çünkü dünya da bu kadar nitekim.
Hiç tanımadığınız birinin bardağından su içebilir misiniz ki, çocuk sahibi olmaya kalkabiliyorsunuz.
Günlük hayatta 'ilgi odağı' olma, yarışmacı, rekabetçi arayış 'kadın özgürlüÄŸü' kisvesinde tehlikeli sularda dolaşıyor.
Bir grup yenilik müridi kadın da sırada görünüyor.
Bu uygulamayla, insan hayatının yekpare bütünlüÄŸü ÅŸiddetli yara alırken o küçük bebeÄŸi etik olarak kimse korumuyor..
İnsana dair anlamlar, deÄŸerler bir yana itiliyor, biyolojizm teknolojisi baÅŸarısından söz ediliyor.
ÇocuÄŸu bir yumurta ve banka spermine indirgeyen yöntem iÅŸbaşında.
Hayatın bilinemezliÄŸi, öngörülemezliÄŸi bir teknik tetkik oluvermiÅŸ.
Annenizin önlenemez hırsının, sizin hayatınızın tüm gizemini öldürdüÄŸü yerde doÄŸuyorsunuz.
BoÅŸluÄŸa doÄŸuyorsunuz.
Kaderin yoksandığı yerdeki yaşam, yaşam mıdır? acaba...
Çocuklar ana ve babalarının varlık hikayeleriyle dünyaya kendini yerleÅŸtirirler.
BoÅŸluÄŸa düÅŸmemek eski zamanlara eklemlenerek mümkündür.
Anne ve baba üzerinden kazanacağınız derin hafızayla geleceÄŸe doÄŸru ilerleyebilirsiniz.
O derin hafıza sizi toplumsal ve tarihi bir varlık kılar.
Hatırlama dediÄŸimiz, ana ve babamız aracılığıyla dönebildiÄŸimiz zamanlardır.
Bu bebekler için öyle zamanlar olmayacak.
Çünkü onlar zaten annelerinin bir 'projeleri.'
Anneleri onlara sahip olacak, onlar ise hiçbir ÅŸeye.
Oysa 'Ben kimim?' sorusu varlığımıza yapışık yakıcı bir sorudur.
Ömür boyu bu sorunun karşılığı olamayacak cevapların peÅŸinden gideriz.
Kendimize takıp takıştırdığımız kısa vadeli anlamlar bu cevabın arayışına dahildir
Ana ve babamızın yeryüzündeki koordinatlarından yükselerek, içinde olduÄŸumuz süreklilik duygumuzla onları aÅŸarak 'kendimiz' oluruz.
İçine doÄŸduÄŸumuz metinler, ailemiz, diÄŸer yakınlarımız kendilik inÅŸaatımızda harçtır, kumdur.
Bizim varlığımızda 'geçmiÅŸin ruhani bilgisi' taşınırken en eski bilgi olarak bize de sinecektir.
İnsanı salt biyolojik varlık olarak gören bu zihniyet insanın tarihselliÄŸi devre dışı bırakıyor.
AnneliÄŸin bir iktidar biçimi olarak kullanımı çok yaygın.
DoÄŸadaki bu çok yakın iliÅŸkinin terörize edecek düzeyde bir bağımlılık içerdiÄŸi yeterince bilinir.
Bazı anneler çocuklarını mülklenirler, kendi varlığının uzantısı haline sokarlar bu örnekte olduÄŸu gibi...
Diplerinden, köklerinden mahrum insan yavrusunun bir kobay gibi gazetede fotoÄŸrafını bastırmak zaten bu hırslı annelik iktidarının esas niyetini de ortaya çıkarıyor.