Kübra Yanık; Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Kırım Kongolu Kanamalı AteÅŸi (KKKA) virüsünü taşıyan hastaya müdahale ederken eline iÄŸne batmıştı.
Birkaç gün sonra Kübra (18) ateÅŸ, yorgunluk, halsizlik ÅŸikayetleriyle yoÄŸun bakım ünitesine yatırıldı. Kübra, KKKA hastalığına yakalanmıştı, kurtulamadı ve hayatını kaybetti.
Gazeteler Kübra'nın ölümünü böyle duyurdular, haberin yanında Kübra'nın güzel bir fotoÄŸrafı vardı.
SaÄŸlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nın (SES) yaptığı açıklamada Kübra'nın saÄŸlık personeli olmadığı, hastanenin temizlik hizmetini yapan taÅŸeron firmanın iÅŸçisi olduÄŸu belirtildi.
Kübra, SaÄŸlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu'nda 'Ambulans ve Acil Bakım TeknikerliÄŸi'nde öÄŸrenciydi, bu arada hayatını kazanmak için taÅŸeron firmada iÅŸçi olarak çalışıyordu.
Kübra temizlik iÅŸçisi olarak hastadan kan almıştı.
KKKA gibi ölümcül ve kanla geçen bir hastalığı taşıyan hastadan, belli ki gereken önlemler alınmadan müdahale edilmiÅŸti.
SES olayın bir ölüm deÄŸil deÄŸil 'cinayet' olduÄŸunu söyledi.
Ve olayın sorumlulularının araştırılmasını istedi.
Bir üniversite hastanesindeki temizlik iÅŸçisinin, KKKA'lı bir hastaya yaklaÅŸması bile baÅŸlı başına ciddi bir tehlike deÄŸil mi?
Acil önlemler gerektiren, bulaşıcılık riski çok yüksek hastalıklara ve salgınlara karşı, ucuz taÅŸeron iÅŸçilerin kullanılıp hayatlarının kararması, sıradan ihmalle açıklanamaz.
Kamusal saÄŸlık hizmetlerinin özelleÅŸtirilmesiyle 'ucuz taÅŸeron iÅŸçi' bir baÅŸka emek sömürüsü olarak yaygınlaÅŸtı.
SaÄŸlık kurum ve kuruluÅŸlarında temizlik, yemek servisi, hasta taşıma ve güvenlik gibi hizmetler, taÅŸeron firmalara ihale edilmekte.
İhaleyi üstlenen firma hiçbir sermaye katılımı olmadan, kağıt üstündeki iÅŸçilerini hastane yönetimine kiralayarak kazanç saÄŸlamakta...
İşin uzmanı olmayan taÅŸeron firmalar, iÅŸçileri hastanelerde istihdam edip, asgari ücretten çalıştırmakta. Sigorta primleri de taÅŸeronlar tarafından ödenirse ödeniyor.
İşçilerinin eksik eÄŸitimleri, mesleki ve kurumsal bilgi yetersizliÄŸi iÅŸ kalitesinin düÅŸmesine ve hastane salgınlarına neden olmakta.
Albenili üniformaların altında çok sık iÅŸ deÄŸiÅŸtiren acemi, genç, kiralık iÅŸçiler çalışmakta.
Hem taÅŸeron firmanın hem de hastanenin, kar-zarar hesabını gözetmesi kamu saÄŸlığı için bir tehdit.
TaÅŸeron firmaların geliri, düÅŸük iÅŸçi ücretlerinden ve basit alımlardan ibaret. Bu yüzden de eksik ve uygunsuz malzeme kullanımı ve iÅŸçi sigorta primlerinin ödenmemesi çok yaygın.
Halbuki sağlık hizmeti; anında, biricik ve yerine ikame edilmeyen bir hizmettir.
EÄŸitim kadar tecrübe, birikim gerektiren saÄŸlık, hatalara imkan vermeyen kırılgan bir alanı kapsıyor; 'insan hayatını'...
Oysa hastaneler, kurumlarının iç denetimini de baÅŸka bir taÅŸeron firmanın eline bırakıyorlar.
Peki o zaman birbirini denetleyen bu taşeronları kim denetleyecek?
24 saat aralıksız hizmet veren saÄŸlık kurumlarının kamusal saÄŸlık açısından yeterliliÄŸini taÅŸeronlar mı belirleyecek?
SES, 'Temizlik iÅŸçisine hiçbir koruyucu önlem almadan, kene ısırığıyla gelen bir hastadan kan aldırılmasının sorumlusu kimdir?' diye soruyor. 'Yıllardır saÄŸlık personelinin saÄŸlığının büyük tehlike altında olduÄŸunu, saÄŸlık hizmetlerinin asla taÅŸeron marifetiyle yapılamayacağını söylüyoruz. Ne yazık ki bu hastaneler ucuz iÅŸgücü diye gencecik insanlarımızın hayatını riske atarak ölüme yolluyorlar' diyor.
Bir iÅŸletme mantığına teslim edilen hastaneler gelirlerini artırırken nelerin maliyetini düÅŸürüyor?
Hastanelerin karlılığının bedeli, bizim saÄŸlığımızın üzerinden deÄŸil de nereden ödenecek biz de düÅŸünelim!