Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Güzel acı çekerdi babam

Bin dokuz yüz ellilerin sonlarıydı. İstanbul o yıllar tenhaydı. O tenha İstanbul'un tenha bir köyünde otururduk: Çengelköy'de. Åžimdi yazlarını bile sonbahar gibi hatırlıyorum. O zamanlar sık sık vapurların yanaÅŸtığı iskelesinden denize bakarken gelivermiÅŸti kalemimin ucuna: 'Nasıl saklarım sonbahar olduÄŸumu?' Oysa o zamanlar on, on bir yaÅŸlarındaydım. Bir anlamda ömrümün ilkbaharında bile deÄŸildim. YaÅŸlı çınarın, eski evlerin, tarih kokan sokakların o çocuk kalbime boÅŸalttığı ıssızlığı zorlukla taşıyarak, BoÄŸaz'ın tenha kıyılarında, denizden gelen rüzgarların tazelediÄŸi hüznümle yapayalnızdım.
Babam, o zamanlar otuzlu yaÅŸlarının sonlarında, bir öÄŸretmen yüzbaşıydı. Yakışıklıydı. İnsanları ürkütmemeye çalışan, kendi halinde, iç dünyasının derinliklerinde hala yıkılmamış düÅŸleriyle gizli, gizi olan bir insandı. Sabah erkenden, evimizden çıkar yürüye yürüye öÄŸretmenlik yaptığı Kuleli Askeri Lisesi'ne giderdi. Ne gibi düÅŸleri olurdu yollarda? Bana gökyüzünden bir yerlerden geldiÄŸi için dünyaya hep yabancı kalmaya mahkum bir insan gibi görünürdü. Ata Bey diye çağırırlardı babamı, ikinci a harfinin uzun okunması gereken bu adıyla, ata olan, ihsan olan, bu dünyaya bir bağış olarak düÅŸüvermiÅŸ kırılgan bir ruhtu babam.
Galiba benden daha yalnızdı. İki yalnızdık babamla, birbirimizle iç dünyalarımız hakkında hiç konuÅŸmadık. Yalnızlıklarımız arasında gizli bir iletiÅŸim olduÄŸunu sezerdim. Bu sezgi yalnızlığımı daha da yoÄŸunlaÅŸtırırdı.
Ben küçük kardeÅŸimle uzun kış geceleri yalnızlıktan üÅŸüyorduk. Sonra bizi halamın yanına Sandıklı'ya gönderdiÄŸinde, deÄŸiÅŸen mekanla deÄŸiÅŸmeyen yalnızlığımda babamı düÅŸünürdüm. Ne yapıyordu, bir başına Çengelköy'deki yaÄŸmur yaÄŸdığında damı akan o köhne evimizde? O hüzünler kulübesinde?
Oralardan tekrar evime döndüÄŸümde, babamın acısını nasıl çektiÄŸini daha bilinçli, daha yakından gözleme olanağım oldu.
      Altın renginde, çok sevdiÄŸi, 'Parker' marka, deÄŸerli bir dolma kalemi vardı. Önünde hep kağıtlar olurdu, kaleminin üzerinde sürekli gezindiÄŸi. Resimler yapardı, ÅŸiirler yazardı. Dünyanın acısına karşı oluÅŸturduÄŸu kalkanlardan biri de bulmacalardı. Sürekli bulmacalar çözer, bitirdiÄŸinde bulmacanın kıyısına kuyruÄŸu uzun bir küçük a harfinden imzasını atardı. Karşısına apansız çıkıveren hayatın muammalarıyla, gazete bulmacalarına sığınarak baÅŸ etmeye çalışırdı. Çile, onun dolma kaleminden kağıtlara akar, akar, akardı.
AÄŸlar mıydı? Anımsamıyorum. İçerdi ama içkinin onu içmesine izin vermezdi. Birilerine dertlerini anlatarak rahatlama yolunu mu seçerdi? Pek konuÅŸkan deÄŸildi. KonuÅŸsa da kendini anlatabilir miydi? Acısını gürültü çıkararak yaÅŸamadı hiç. Kendisiyle paylaÅŸtı. Acısıyla derinleÅŸti. GüzelleÅŸti. Acılarla yıkanıyordu babamın ruhu.
Acı çekmeyi, acıları karşılamayı bilmek elbette bir yaÅŸama ustalığı ister. Bizim ıstırap kültürümüz, mazoÅŸizme, arabeske çok kolay kaydırabilir insanı. ÖrneÄŸin kendinizi kolayca 'acıların çocuÄŸu' olarak görebilir, acılarınızdan zevk almaya baÅŸlayabilirsiniz. Babam bunu yapmadı. Abartmadı. Kaçmadı. Acılarını görmezlikten gelmedi. Kendini avutmaya kalkmadı. Acılarını karşılayabildi. Acılarıyla karşılaÅŸabildi. Onları yaÅŸamaktan kaçmadı. Sonuna kadar yaÅŸadı acılarını ve onları zaman içinde tüketti.
Bence yiÄŸitçe bir tavırdı bu. Acılarla karşılaÅŸabilmek cesareti, bize kendimizle karşılaÅŸabilme cesareti saÄŸlayabilir. Acılar babamı güzelleÅŸtirdi. Acı çekmenin bir estetiÄŸi, bir etiÄŸi olduÄŸunu onda gördüm. Elbette yanlışları, özürleri olan bir insandı. İnsandı ama.
'İçlenmek' bir sanattır, ÅŸairin dediÄŸi gibi. Acı çekmek de sanattır. İnsan olma sanatının yollarından biridir. Babam ki, ustaydı bu sanatta.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3