UçaÄŸa bindiÄŸim sırada elim ayağım titriyordu...
22 yaşımdaydım ve Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı Turgut Özal'ı özel mülakat vermeye ikna etmiÅŸtim.
KoltuÄŸa oturdum... Hostes bir Sabah gazetesi getirdi ve o ÅŸaşırtıcı manÅŸeti, o an gördüm:
'PKK ateÅŸkes ilan etti.'
Her gazetecinin hayatında olaÄŸanüstü anlar vardır. 22 yaşında CumhurbaÅŸkanı'ndan özel röportaj kopartabilmek zaten yeteri kadar olaÄŸanüstüydü.
Ama o röportajın yapılacağı gün, PKK'nın ilk kez ateÅŸkes ilan etmek zorunda kalması, olaÄŸanüstülüÄŸü katmerlemiÅŸti.
Terör örgütünün askeri olarak sıkıştırıldığı ve hem Türkiye'deki Kürt vatandaÅŸlarımızın hem de Kuzey Irak'taki Kürtlerin Türkiye'ye baÄŸlılıklarının siyasi iradenin açılımları sonucu ülkenin gücüne dönüÅŸebileceÄŸi bir 'moment'teydi Türkiye...
Sevgili CumhurbaÅŸkanımız bir planı yazıyor, devletin tüm kurumları ve sivil aydınlar Turgut Özal'ı besliyordu...
Bir ay kadar sonra, onu kaybettik...
Ardından gelen birkaç siyasi kırılma noktasından sonra, Türkiye'nin atmosferi deÄŸiÅŸti.
Türkiye'yi bir moral, bir bayram, bir güven havası içinde ayaÄŸa kaldırmayı düÅŸünen herkesin ve özellikle de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Aklı'nın...
'Neler oldu da, bu dönemde, Türkiye'nin her bir vatandaşına yansıyan umut ve güven ortamı çözüldü' sorusuna cevap bulması gerekiyor.
...
1993 tarihli o röportajda yer yer bugün bulunduÄŸumuz noktanın bile ilerisinde kavramsal açılımlar yapmıştı:
'Kimdir Türk? Türkmen mi, Terekeme mi, Laz mı, Abhaz mı, Kürt mü, yoksa bunların hepsinin adı mı' diye soruyordu bana Turgut Bey...
Bugün bu düÅŸünceyi, 'Bir ırkın deÄŸil, bir ulusun adıdır Türk' diye özetleyebiliyoruz.
'Kürt sorununda çözüm; vatan, millet, Sakarya retoriÄŸiyle olmaz' diyordu o gün Turgut Bey...
Bugün, iÅŸin ekonomik ve kültürel boyutlarını tartışıyoruz...
Daha Orhan Pamuk adı 'genç romancı' idi...
'Nobel mükafatından heyecan duyuyorsan, o millete mensupsun' diyordu o gün...
Bugün, Nobel mükafatından heyecan duymayı, tartışmalı bir konu olmaktan çıkartmaya çalışıyoruz...
...
Bu röportaj yapıldığı zaman yıl 1993 idi.
Aradan geçen onca yılı niçin kaybettiÄŸimizin cevabını bulmak zorundayız.
O yıllarda sevgili CumhurbaÅŸkanı'mızın yanında bulunanlar, bu yılları niçin kaybettiÄŸimiz konusundaki kanaatlerini halka anlatmakla mükelleftir...
Türkiye'nin artık kaybedecek zamanı yok.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.