Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Fatih Ürek ve Kuşum Aydın'ın 'erkek' imajı

Son zamanlarda Fatih Ürek ve KuÅŸum Aydın'ın neredeyse birbirlerine eÅŸzamanlı yaÅŸadıkları imaj deÄŸiÅŸimini fark etmemek imkansız. İki ÅŸarkıcı da, 90'lı yıllarda Etiler'de yepyeni bir eÄŸlence anlayışını baÅŸlatmış ve o yıllara dek dolabın içinde kalmaya mahkum bırakılan bir kültürü sahneye taşımıştı.
İkisinin de ses renginde özel bir ÅŸey yoktu, hatta KuÅŸum Aydın'ın sesi epey kötüydü de. Ama bu onların o zamanlar kapılarda kuyruklar yaratıp, sahnelere masa kurdurtacak kadar çok müÅŸteri çektilerini, sonradan iyice ÅŸöhret olup ülkenin sayılı servet sahibi starları arasında anılmalarını deÄŸiÅŸtirmedi.
Fatih Ürek hala haftanın dört günü Bodrum'da, diÄŸer günler baÅŸka ÅŸehirlerde çıkıyor ve giderek artan sayıda müÅŸteri çekiyor.
KuÅŸum Aydın çok kısa süre öncesine kadar televizyonun en çok izlenen programcısıydı.
Ve bütün noktalara da hep 'kendileri' gibi olarak geldiler. Aydın, aslen bir modacı olduÄŸundan bir zamanlar sahnede giydiÄŸi frapan, dekolteli kostümlerini de kendisi tasarlardı. Her zaman biraz 'chubby' bir hali olan Fatih Ürek ise, gerçek bir özgüven yansıması olarak dar, siyah, saten, iptek, iÅŸlemeli gömlekler, onlara uyumlu vücudu saran pantolonlar giymekten çekinmedi.
İkisi de bildiÄŸimiz anlamda 'camp'ti; cinsiyetler arası geçiÅŸin yansımalarıydı. Makyajları, saç modelleri, giysileri ve de tabii ki vücut dilleriyle.
2009 yılına gelene kadar bu camp hallerini de sürdürmekten taviz vermediler.
Ancak sanırım bu ÅŸekilde ısrar ederlerse kendilerine yaÅŸam alanının kısıtlanacağını görmeye baÅŸladılar.
Bu açıdan ilk bedeli Aydın ödedi. RTÜK baskısıyla televizyondaki programı yayından kaldırıldı. Kendisinin gönüllü dediÄŸi ama zorunlu olduÄŸu her halinden belli olan bir sürgüne gönderildi, bir süre Hollanda'da kaldı ve bundan sonra asla ama asla Türkiye'ye dönmeyeceÄŸi konuÅŸulmaya baÅŸlandı.
Zaten öyle bir döneme geldik ki 'Gay ÅŸarkıcı' diye bir kategori de kendiliÄŸinden yok oldu, adeta buharlaÅŸtı.
90'da bu kategoride yer alanlar listeyi epey kabartmıştı üstelik; kimileri sadece gay olmanın iyi bir 'eÄŸlendirici' olmaya da eÅŸdeÄŸer olduÄŸuna inanıyordu herhalde, pek çoÄŸunun adını hatırlamıyoruz bile. Ama iyisi kötüsü, taklidi aslıyla hakikaten de Etiler o günleri, o patlamayı yaÅŸadı.
Bugüne ise bir Fatih Ürek kaldı, bir KuÅŸum Aydın. Ama nasıl ve ne bedeller ödeyerek, iÅŸte bu önemli.
İkisi de onları bildiÄŸimiz hallerinden çok farklılar. Fatih Ürek, vücudu saran parlak kostümlerini bıraktı siyah-beyaz takımlar giymeye, ince kravatlar takmaya baÅŸladı. Uzattığı sakalı da cabası.
KuÅŸum Aydın da bu sakal modasından nasibini aldı, epey bir süredir magazin eklerinin gündeminde. Bununla beraber yer yer maço açıklamaları da gözüme çarpıyor. Tabii kendi tasarımlarından ve eski gardırobundan da vazgeçti.
Hepimiz biliyoruz ki bu sakalı, bıyığı ne Fatih Ürek ne KuÅŸum Aydın yakıştığı, ya da kendilerine yeni bir imaj olsun diye bıraktı.
Bu tıpkı Aydın'ın Hollanda'da geçirdiÄŸi sürgün gibi gönüllü süsü verilmiÅŸ ama zorunlu kılınmış bir imaj.
Ben bu ÅŸarkıcıların hoyratça erkeksileÅŸtirilmiÅŸ yeni görüntülerinin çok da masum, basit birer magazin haberi olarak gülüp geçebileceÄŸimiz bir geliÅŸme olarak deÄŸerlendirilemeyeceÄŸini de düÅŸünüyorum.
Öylesine açık ve net ki 'Türkiye muhafazakarlaşıyor mu', 'Mahalle baskısı var mı' gibi soruların yanıtı bu ÅŸarkıcıların imajlarında gizli.

Kos diye bir ada
Türk teknecileri bilmiyor Kos'u. Kime sorduysak, kimden fikir almak istediysek herkes aynı yanıtı verdi: 'Kos'a boÅŸuna gitmeyin, hiçbir ÅŸey yok orada.' Oysa hiç de ufak olmayan bir Yunan adası Kos, tam da Bodrum'un karşısında. İlla ki bir ada hayatı olmalı, illa ki kendine göre bir kültürü olmalı diye düÅŸündük.
Haftasonu tekneyle yola çıktık, 50 dakika sonra Kos'a adım attık. Daha ilk anda medeniyet göze çarpıyor, sokaklar, kaldırımlar, binalar belli bir düzen içinde. Çok lüks ya da iddialı deÄŸil evet ama kendine özgü bir ada hayatı olduÄŸu çok belli.
Tekneyi marinada bıraktık, arabayla Kos'u turlamaya baÅŸladık. Sahil ÅŸeridinden 30 küsur kilometre gittik, Tingaki plajına kadar. GörebildiÄŸimiz kadarıyla denizi çok cazip deÄŸil. Aşırı dalgalı, çok rüzgarlı bir plaj. Kumlar çarptıkça insanın canı yanıyor.
Ancak sonradan öÄŸrendik ki, tekneler için demir atmaya elveriÅŸli koylar da sakin denizin olduÄŸu plajlar da adanın arka tarafında yer alıyormuÅŸ. Karadan da 45 dakikada gidiliyor...
Tepede, Zia adlı bir kasabada bir Yunan tavernasında öÄŸlen yemeÄŸi yedik. Tipik Yunan yemekleri derken akÅŸamüstü oldu ve sahile alışveriÅŸe döndük.
Kos'ta sahilde bir bakkal var, bütün Türk teknecileri adıyla tanıyor. Herkes haftada, iki haftada bir gidip ondan alışveriÅŸ yapıyor. Tekneyi içkiyle dolduruyor.
Sanırım Türk teknecilerin Kos'ta tek bildikleri de bu bakkaldan ibaret. Bir de etrafındaki çarşıda dolaşınca canları sıkılıp gerisin geriye Bodrum'a gidiyorlardır diye tahmin ettim.
Biz geceyi de Kos'ta geçirmeye ve adanın karanlıktaki hayatını görmeye karar verdik. İyi ki de kalmışız çünkü karşımıza bambaÅŸka bir dünya çıktı.
Sadece gençlerin doldurduÄŸu ve her biri tıklım tıklım barların olduÄŸu koca bir sokak mesela... Harika bir market, şık bir alışveriÅŸ caddesi... Küçük, şık restoranlar... İsveç Pastanesi'nden yediÄŸim en iyi meringue'lerden biri...
Ama asıl kendi kendimize keÅŸfettiÄŸimiz ve bahsettiÄŸim barlar sokağına biraz uzaklıkta, Mylos diye bir kulüp... Uçsuz bucaksız bir plajın üzerine kurulmuÅŸ, bir deÄŸirmenin eteklerinde harika bir sahil barı. İçerisi cıvıl cıvıl, genç... Varillerde ateÅŸ yanıyor, isteyen deniz kenarında kumlarda oturuyor, isteyen barın kenarında.
Enerjisi ve atmosferiyle Kos, Bodrum'un giderek kötüleÅŸen halinden sonra çok iyi izlenimler bıraktı. En kısa zamanda tekrar uÄŸranacak bir liman olarak kaydettik adını hafızamıza.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3