Devletin, ilk kez PKK ve Kürtlerle ilgili ciddi olarak inisiyatif aldığı ve bebek adımları attığı ÅŸu günlerde, ErdoÄŸan-Türk buluÅŸması genel olarak büyük heyecan ve ümitle karşılandı. BaÅŸbakan'ın bu toplantıda baÅŸbakan sıfatını kullanmamasının garipliÄŸi bir yana, iki taraf da görüÅŸmenin sonunda memnun kaldığını açıkladı. BeÄŸenin beÄŸenmeyin, hepimiz için dev bir adımdır bu...
Peki kim, bu süreçte nasıl pozisyon alıyor, 'Kürt açılımı'na yönelik tepkiler nasıl deÄŸerlendirilebilir?
SAKIN HERHANGİ BİR SORUNU ÇÖZMEYELİM: CHP lideri Deniz Baykal, 'Sorunu çözeceÄŸiz diye Türkiye'yi çözmeyelim' ÅŸeklindeki veciz lafıyla yine içimize korku bulutlarını üÅŸüÅŸtürdü. Baykal'ın genel politikası zaten 'sorun çözmemek' üzerine kurulu olduÄŸundan, ÅŸaşırmadık... BaÅŸbakan'ın DTP ile görüÅŸmesi üzerineyse 'Kiminle görüÅŸtüÄŸü belli' diye İmralı'yı iÅŸaret ediyor, ki normalde ortalığı ayağı kaldıracak sözler bunlar. Yine de Baykal'ın beklenenden daha yumuÅŸak bir çıkış yaptığını düÅŸünüyorum: Belki o kadar çok 'sert' çıkış yapıyor ki sertlik-metremiz bozuldu... Belki de 'her daim muhalif' kimliÄŸini muhafaza etmeye çalışırken asıl çeliÅŸkisi, AKP'nin süreci baÅŸarıyla yönetmesi durumunda nasıl bir rol üstleneceÄŸi...
11 KAKA ADAM, 1 KAKA KADIN: Herkes MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Kürt çalıştayına katılan 12 gazeteciyle ilgili söylediÄŸi '12 kötü adam' sözüne haklı oalrak takıldı. Acaba Bahçeli '12 Dev Adam'dan mı ilham aldı? AKÅžAM gazetesini temsilen, çalıştaya katılan tek kadın yazar Prof.Dr. Deniz Ülke ArıboÄŸan'ı da mı kötü adamlardan saydı? Bahçeli, dün de AKP-DTP görüÅŸmesi üzerine tepkisini 'çözüm'den ziyade gazetecilere yöneltme taktiÄŸini sürdürdü. Yaratıcılıktan uzak, hedef göstermekten baÅŸka iÅŸe yaramayan sözler bunlar... Yoksa Baykal, 'İmralı' göndermesi ile Bahçeli'den rol mü çaldı?
KÜRT DİYE Bİ'Şİ YOKTUR: Kürt açılımının lafı bile bazı insanları rahatsız ediyor, bloglarda, okur yorumlarında 'Kürt diye bi'ÅŸey yoktur' sloganları atılıyor... Gerisi yok. Ama tepkiler, beklenenden çok daha cılız. Nedeni yaz rehaveti midir, yoksa Türk milletinin çoÄŸunluÄŸunun artık Kürt sorununu öyle ya da böyle kabullenmiÅŸ olmasından, PKK ile mücadele yönteminin deÄŸiÅŸmesi gerektiÄŸine inandığından mı? Belki de provokasyon yapma zemininin kalkmasındandır...
ABD İSTEMESE OLMAZDI: Bazı gazeteci-yazarlar, ısrarla 'Kürt süreci ABD istediÄŸi için baÅŸladı' fikrinde ısrar ediyor. Bu düÅŸünceye göre, aslında hükümetin bir yol haritası falan yok, kervan yolda düzülür mantığıyla 'açılım' sürecine istemeye istemeye girmiÅŸ vaziyette. Peki AKP'nin bu kadar bilinçsizce, sırf ABD zoruyla bu yola girdiÄŸini söylemek, hükümeti bir yana bırakın, bu ülkeyi biraz fazla küçümsemek anlamına gelmiyor mu?
Diyelim ki ABD sayesinde, önderliÄŸiyle veya zoruyla bu açılım yapılıyor olsun... Ne fark eder? Kuzey Irak'ı bombalamak için kimden izin aldık? PKK'ya karşı kimin onayı ve kimden alınan silahlarla savaşıldı? İncirlik'te kimin üssüne ev sahipliÄŸi yapıyoruz? Kuzey Irak'a asker yollamadık diye bütün Amerikan-Türk iliÅŸkilerinin mahvolduÄŸunu iddia edenler, bir de olaya böyle baksa...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.