AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-08-06

kategori2

Deniz Seki'nin kırılan kalbi

Renkli, hoş, masalsı tadlı, köpük içerikli magazinin büyük vitrininde görünebilmenin ve kalabilmenin bedeli bazı hayatlar için çok ağır olur.
Magazinin şatafatlı dünyasında ezel-ebed ilahlar magazin mantığına aykırıdır.
Öğütücü sistemin çarkı bugüne kadar bir dolu varoş gençkızı, topçu-popçu oğlanı
yok etti.
Kalmakta direnenler de ya rezil olarak ya da delirerek görünmeye devam etseler de gün oluyor, son kullanım tarihleri geliyordu.
'Trendy' mekanların, cafcaflı alemlerin, boyalı piyasanın son kadın kurbanı Deniz Seki oldu.
Üzerine koca bir dünyayı yıktık, düştüğü girdapta  çırpınarak kaybolmuştu sanki.
Kırılan hayatının parçalarıyla çok yaralanmıştı.
Deniz Seki iliklerine kadar kullanılmış bir magazin malzemesi olarak şimdi tutukevinde.
Erkek egemen düzenin ona kestiği kalın hesap koçanı onun elinde kaldı.
Uğruna kendini imha ettiği adam, hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Sazından çok, sözünün edildiği ünlü erkek olarak yeniden görünüyor.
Maço kültürün üzerine sinmiş pişkinliğiyle.
Metropoldeki en marjinal hayatı bile erkek egemen zihniyet organize ediyordu.
Modern hayatlar ve bireyler külliyen bir zırvadır.
Ahlakçı kodlarını, rekabet ve çekişme adına silah gibi ötekine çeviren iki yüzlü bir sistemdir
Yeri geldiğinde ahlaksızlığın daniskasını reyting, popülerlik için ziyadesiyle meşrulaştırır.  
Deniz Seki, tatlı, içten sesiyle yoğrulmuş şarkılarıyla, farklılığını duyuran bir isimdi.
Kendi adına müziğini aşmaya çalışan, özellikle de bestelerindeki düzenleme titizliğiyle göze çarpıyordu.
Naif ruhunu aksettiren giysileriyle Belgin Doruk'u hatırlatıyordu.
Yine Belgin Doruk masumiyetini taşıyan yüzü ve daha geniş gülümsemesiyle benimsemiştik onu.
Yeşilçam melodramlarına benzer bir akış hazırlanıyordu onun için.
Sonra bir gün aşık oldu, bestelediği şarkılardaki duygulara apansız yakalanmıştı.
Kendini aşan bir durumla mücadele etmek yerine yaşamayı seçti.
Yaşadığı aşkı saklamayıp açıkladı.
Deniz Seki'nin hayatı bu açıklamayla tuzla buz olmaya başladı.
Magazinin çok diri mevzusu olan 'evli erkekle beraber olan' kadın klişesi dönmeye başladı.
Dönen klişeye yorumda bulunanların kendi karanlıklarından çıkıp söyledikler inanılır gibi değildi.
Bazılarının ifadelerindeki insafsız imalarının altındaki sinsi kıskançlık ayan beyan belli oluyordu.
Çok geçmeden ikinci perdeye geçildi.
Deniz Seki başka bir mahalleden üstelik kendine uygun olmayan biriyle beraberdi.
Zaten aşkın doğası böyle değil midir?
Karşıtlıkların ve çelişkilerin içinden aşk çıkardı.
Deniz Seki ve sevgilisi bütün gündemi kaplamaya başladı.
Onların üzerine tutulan kameranın arkasında hepimiz vardık.
Çünkü Seki, iki yüzlü ahlakın ilkelerine uymayıp, evli ve çocuklu bir adamı sevdiğini söylemişti.
Bunu savunmuyordu ama sorumluluğunu üstleniyordu
Bedelini şöhretinden, birikiminden, geçmişinden ödemeye razı gelerek...  
Binlerce karedeki görüntüler ve haberlerle magazinin prima figürüydü  Deniz Seki.
Kimi zaman ana haberlere bile girebiliyordu, çiftin başına gelenler.
Aşkları parodileşmeye başlamıştı...
Mahremiyetinin kaybı, ağır yargılar, bir tür magazinin lincine maruz kalıyordu.
Toplumun gölge yanını kışkırtmış ve azgın söylemlerle yapayalnız bırakılmıştı...
Gecesi ve gündüzü farklı ahlakı buyuran, iki yüzlü alemi rahatsız etmişti.
Girdiği çıkmazda zorlanıyordu, gözlerini yaşlı görüyorduk.
Kendini anlatamıyor, üzerine yıkılanların altında enkaza dönmemeye direniyordu.
Ama daha fazla gücü kalmamıştı anlaşılan.
Sonra olanlar oldu, Deniz'in tutukevi fotoğrafları en çok tıkları alıyor.
Kamera yeni çiftlere zoom yapıyor.
Deniz, kırılan hayatının bir daha eskisi gibi olmayacağını biliyor.
İyi ki de öyle olmayacağına biz bile seviniyoruz.
Güzel bestelerin sade yorumcusu olacağı günleri bekliyoruz.