AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-08-06

kategori2

Batı'nın düşüşü; Srebrenitsa

Modern zamanların bir yüzü soykırım ve katliamlar tarihidir.
Modern öncesi dönemdeki insan zalimliğinden farkı ise çok korkutucudur.
Çünkü katliamların dayandığı temel, 'ortak akıl' tarafından meşrulaştırılmıştır.
Toplumsal olarak bu ortak suçu işleyebilme ve bunu aklileştirme içselleştirilmiştir.
Modernitenin kurduğu 'akıl toplumunda' zalimlik örgütlenir.
Modern toplumun kendine yaptığı derin ve arındırıcı temizliğin adı katliamdır.  
20. yüzyıl katliamlarında kurbanlar yaptıklarından değil' kim' olduklarından ötürü öldürüldüler.
Batı medeniyeti ki kendini böyle adlandırıyordu, kendine vehmettiği değerleri  de 'evrensel' addediyordu.
Ama yeni kapitalizm döneminde küreselleşme pratiğinin önüne ilk attıkları 'evrensel ahlak' projesiydi.
Çünkü yeni kapitalizm de militarizmle tahkim edilecekti.
Gelişmişliğin parametreleri ise teknoloji, zenginlik, hız ve bilgi kadar da süratli ve etkin öldürme yöntemleriydi
Batı'nın kabarık savaş ve soykırım siciline Srebrenitsa'daki büyük vahşet de dahildir.
Irkçılığın ve katliamın anavatanı Avrupa'nın bağrında uyuyan faşizm, Srebrenitsa'da ayağa kalktı.
Aslında Batı militarizmi savaş ve çatışma coğrafyasını 1945 sonrası uzaklara taşımıştı. 
1995 yılında Srebrenitsa'da Avrupa'nın ortasında, uluslararası kamuoyunun gözleri önünde BM'in müdahale etmediği bir hafta süren katliamda 10 bin Boşnak erkek öldürülmüştü.
ABD'nin bir ay önceden BM'nin korunaklı bölge olarak ilan ettiği Srebrenitsa'ya 10 bin Sırp'ın hareket ettiği istihbaratını bilmesine rağmen hiçbir önlem alınmamıştı.
11-12 Temmuz'da 10 bin Boşnak erkek, Hollandalı BM askerlerinin nezaretinde katledildi.
BM tarafından silahsızlandırılmış ve BM'nin koruması altındaki bir bölge olan Srebrenitsa'dan geriye 14 yıl geçmesine rağmen açılmaya devam eden toplu mezarlar kaldı.
Srebrenitsa'da kalan kadınlar kayıplarının kimlik tespitlerini 14 yıldır bekliyor.
Binlerce kayıp Boşnak, cesetleri bulunmasın diye parça parça farklı toplu mezara gömülmüştü.
Kimliği tespit edilememiş milyonlarca kemik var.
Srebrenitsa katliamı, NATO ve BM Barış Gücü tarafından izin verilmiş bir katliamdır. BM'nin tüm meşruiyetinin bittiği tarihtir.
Uluslararası insani örgütler, global medya, Srebrenitsa'yı görmezlikten geldi.
Halen 'gizlilik ilkesi' nedeniyle saklanan görüntülerin 50 yıl sonra gösterilmesi istenmiştir, İngiltere ve Fransa tarafından.
Uluslararası hukuk ve Savaş Suçları Mahkemesi ancak geçen yıl kerhen 'soykırım' suçu olarak kabul etti.
Uygarlığın tarihsel literatürde dönüştüğü kavram Srebrenitsa'da 'soykırım' oldu.
Bosna'nın varlığını daim kılan, büyük halk lideri Aliya 1995'te şöyle seslenecekti...
'Avrupa sınıfta kalmıştır. Bu hem Avrupa'nın hem de dünyada kötüye giden ruh halinin yansımasıdır. Srebrenitsa'yı katillere teslim ettiler. Şimdi bu olanlarla Batı'nın düşüşü olduğuna inanıyorum. Nasıl uygar dünya tepki vermeden olanları seyredebildi. Bu dünya kendisi  hakkında düşünmelidir.
Eğer bir medeniyeti değerler bütünü olarak kabul ediyorsak bu değerler son tahlilde ahlaki değerler olmalıdır!'
Barbarizmin tarihi yazıldığında kimlerin yer alacağını şimdiden herkes biliyor olmalı!