AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-08-06
Hükümetin hazırlığını yaptığı çalışmanın sinyallerinden anladığımız kadarıyla, teorik zeminde oldukça başarılı bir programla karşılaşacağız.
Hale Sayın Beşir Atalay'ın, 'çözümde Türkiye modeli' vurgusu, ulus-devlet kriterlerinin dışına çıkmaya gerek kalmadan bir çözüm yazılacağının ve devletin 'Kuruluş Felsefesi'nin kavramlarının onarılacağının ipuçlarını veriyor.
Yüksek derecede gizli yürütülen çalışmaların terörle sıcak mücadele ve silah bırakanların topluma uyumuyla ilgili boyutları konusunda tahminlerde bulunmak ise oldukça zor.
Programın, en önemli unsurlarından birinin ise ekonomik olduğu aşikar.
Unutmayalım ki, PKK sıradan bir terör örgütü değil...
Uyuşturucudan ve insan kaçakçılığından, yayıncılığa ve finansa kadar çok geniş alanlara yayılmış bir holding gibi.
Üstelik dünyada temsilcilikleri olan uluslararası bir holding.
Bu işten doğrudan para kazananlar, dolaylı olarak etkilenenler ve bu ekonomik hareketlilikten bilerek veya bilmeyerek nemalananlar var.
PKK'nın tasfiyesi süreci, zoraki de olsa, kendisi gönüllü silah da bıraksa...
Dev bir ekonomik ağın tasfiyesi anlamına geliyor.
PKK'ya TMSF el koysun, demek size şaka gibi gelebilir... Ama Türkiye Cumhuriyeti'nde büyük ekonomik varlıkların işleyişi ve tasfiyesi konusunda en deneyimli ve donanımlı kurum TMSF.
Bu kurumun bürokratları, finansal bağlantıların tespiti, yönlendirilmesi, para trafiğindeki ani değişikliklerin yol açacağı yan etkiler, biriken değerlerin yağmalanması ve kaçırılması gibi konularda nitelikli bilgiye sahip.
Ayrıntılı bir program üzerine çalışan hükümetin işin ekonomik boyutunu da mercek altına aldığı kesin. Ancak devletin çeşitli kurumlarıyla birlikte TMSF'den de danışmanlık alması gündeme gelmiş midir, bilemiyorum...
Ekonomik sıkıntılar ve suçlarla ilgili birçok komplike sorunu başarıyla çözen TMSF'nin, bu sürece muhakkak surette önemli katkıları olabilecektir.
Demokratik tüm hakları sağladığınız koşullarda bile, terör hareketlerinin durmamasının arkasında bir ekonomik gerçek gizli çünkü.
PKK'nın tasfiyesi, uluslararası dev bir holdingin de tasfiyesi demek olacak.
Bu tasfiyeyi, beklenmedik ani yan etkiler oluşmasına sebebiyet vermeden, bilerek veya bilmeyerek bu mekanizmadan yararlananların tümünü yönlendirerek ve uluslararası ekonomik ilişkileri göz ardı etmeden çözebilen bir devlet aklı, sorunu bir daha nüksetmeyecek şekilde bitirebilecektir.