AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-08-06

kategori2

Göçen bir şehir

İTÜ Vakfı'nın Turizm Eğitim Bölümü Başkanı Şaban Ali Yaşaroğlu'nun 'Bir Zamanlar Ne Güzeldi İstanbul' adlı yazısını okurken burnumuz sızladı. Beyoğlu'ndaki Tokatlayan Oteli'nin barmen yardımcılığından bugün geldiği nokta önemli. Dostumuzun içdökmesi anılarımızı depreştirdi. Sözünü ettiği Falih Rıfkı Atay'ı tanıdık. Bedii Faik Akın'ın eğitiminden geçip, çok şey öğrendik. Yeni Sabah'ın ve Meydan Grubu'nun -Ansiklopedi dahil-sahibi Sefa Kılıçlıoğlu'nun patronajında Yazı İşleri Müdürlüğü yaptık. Ahmet Emin Yalman'la birlikte çalıştık. Tepebaşı, Küçükçiftlik hatta onun bahsetmediği Beyaz Saray, Beyaz Köşk, Fıstıkdibi gazinolarını gördük. Hamiyet Yüceses'ten 'Gitti de gelmeyiverdi'yi dinleyenlerden olduk. Münir Nureddin Selçuk'u Şan'da, Müzeyyen Senar'ı Cumhuriyet'te izledik. Yaşaroğlu'nun uzun yazısındaki bir bölüm fazlaca etkiledi; 'Semt ve mahalle manavlarında genellikle İstanbul'un çevresinde yetiştirilen doğal sebze ve meyvelerin satışı yapılırdı. Bugünkü gibi Antalya'nın yollarında kızaran hormonlu domates ve benzerlerini yemezdi İstanbul'lular. Lokantaların öğle, akşam müşterisi bulunur, halk simitle karnını doyurmazdı'. Şimdilerde korku kenti haline gelen bir şehirde kaybolan en önemli şey 'İstanbul Efendisi' ve galiba 'İstanbul Türkçesi' oldu.
...
24'ün 'Neler Oluyor Hayatta'sını, yukarıdaki duygularla izleyince, büyük zevk aldık. Billur Aktürk 'Begonvilli, Sardunyalı Mega Şehir' dönemine uzandı. Ayasofya'dan Adalar'a gitti. 'Anıt İsim' Aydın Boysan'a mikrofon tuttu. Büyüğümüz, mayoyla sahile çıkıp, balık avlanan Samatya'yı anlattı. Buradaki Harmankaya'dan şehre motorlarla karpuz girişini nakletti. Billur'un gözümüze soktukları, İstanbul'da dört mevsimi yaşama imkanı olduğu. Yazın Kınalı Ada'ya, kışın Kurtuluş'a takılmak yeterli. Ancak, sözünü ettiğimiz 'Efendi' tipleri ya da 'Yerli ürünleri' bulmamız artık zor. Çengelköy salatalıkları, Yedikule marulları, Kemerburgaz patlıcanları tarihe karıştı.

***
Yemekteyiz rating unsuru ama kavga-gürültüsü neşemizi kaçırıyor. Örneğin Sema Çelebi'nin, kendisini eleştirip 'Hani makarnanın kırmızı sosu' diyen kişiyi protesto için ortadan kayboluşu sorumsuzluk, saygısızlıktır.
...
Serdar Ortaç, İbo Show'a renk kattı. 'İkinci Hadise' Atiye'yi beğendik. İşte size Eurovision için yeni malzeme. Tatlıses'in Ajda Pekkan'a 'Konuk ol' çağrısını dahi sevdik. Bir tek yere takıldık. Sokak röportajlarında çok fazla 'En büyük İbo' denildi.
...
'Süper Loto Çekilişi' skandala dönüştü. Önce Altınpark ile Orkunt Stüdyosu arasında bağlantı kurulamadı. Peşinden makineler bozuldu. Bereket Meltem Ersan vaziyeti iyi idare etti.

***
Nebil Özgentürk 'Türkiye'nin Hatıra Defteri'ni, üçlü hale getirdi. 'Belgesel-kitap ve DVD' özelliklerini bir blok halinde toplamak iyi düşünce. Çalışmanın özünü ekranlardan biliyoruz. Kütüphanemize girmesi kültür zenginliği. Projeye katkıda bulunan Denizbank'ı, Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş'in şahsında kutluyoruz.
...
Çok değişik bir yazar, Doğan Erdem'le tanıştık. 'İda'nın Merhameti' isimli çağdaş roman kurgusu, yazım tarzıyla çarpıcı. Yavuz Sultan Selim'in küpesinin peşine düşen genel yayın yönetmenini mutlaka tanıyacaksınız. Diğer karakterler de ilginç. Tebriz'den Barcelona'ya, Mısır'dan Kaz Dağları'na uzanan güzel bir seyahat yapacaksınız. İlgilenenler Postiga Yayınları'ndan bilgi alabilir.