Gazetecilerin bazen açıkladığı çeÅŸitli amaçları vardır. Kimi memleketi kurtarmak amacındadır. Cumhuriyeti korumak da, cumhuriyeti deÄŸiÅŸtirmek de belirli makul sınırlar içinde kalındığında meÅŸru amaçlar arasındadır. Bazıları makul olanı sıkça aÅŸsalar da bu tür davranışlar günümüz Türkiye'sinde maalesef normal olarak kabul edilmeye baÅŸlanmıştır.
'Babıali ideolojisini yıkacağım, haberin onurunu koruyacağım' türünden büyük iddiaları olanlar da vardır.
Benim baÅŸtan beri amacım sadece mümkün olduÄŸunca rahatsız edici olmaktı. Mizah yazılarımı da bu rahatsız etme misyonuna uygun olarak ayarladım. Penis üzerine düÅŸünmenin ölümü düÅŸünmek gibi insanları rahatsız ettiÄŸini bildiÄŸimden bu global rahatsızlığın üzerine mahsus gittim. Tepkiler geldikçe mutlu oldum.
Bunun beni ne kadar mutlu ettiÄŸini anlayamayanlar, bana 'Penis yazarı' dediler. Akıllarınca hakaret edip alaya alıyorlardı. Kendilerinin bir oyunun uvertürü olduklarını göremediler (ve evet benim yazdığım sit-com'da da farkında olmadan rol aldılar).
Böyle geçti zaman... Benim için geçen zamandan kalan tek hatıra ne kavgalar ne polemiklerdir. Sadece ben bazen bazı insanların suratına kondurmayı baÅŸardığım gülümsemeyi hatırlıyorum.
Ve rahatsız edici olmayı sürdüreceÄŸim. Üstelik çevreye verdiÄŸim rahatsızlıktan üzüntü de duymuyorum. Yazmaya yörelik bu tavrım açısından kendimi, Borat karakterini yarattıktan sonra ÅŸimdi de Brüno ile karşımızda bulunan aktör Sacha Cohen Baron ile özdeÅŸleÅŸtiriyorum. O da insanları ne yaparım da maksimum ÅŸekilde rahatsız ederim diye düÅŸünüp planlar yapıyor ve uyguluyor.
New York'ta sinemada gelecek programlar bölümünde Brüno'nun fragmanı baÅŸlayınca 'Aman Tanrım bu da ne' diye yerimden fırlamıştım. EÅŸcinsel kültürüne alışık bir insan olduÄŸum halde Brüno'yu beyazperdede ilk kez gördüÄŸümde neler olduÄŸunu kavrayıncaya kadar hafiften paniklemiÅŸtim, ya bu adam gerçekten varsa diye. Sonra karakteri kavradım, karakterin keyfini sürmeye baÅŸladım. Brüno muhteÅŸem ve hayli abartılı bir eÅŸcinsel Avusturyalı modacıyı oynuyor. 'Normal toplumlarda' 'Normal' insanların rahatsız olabileceÄŸi ne varsa onu mahsus yapıyor. Hem de gözümüze sokarak yapıyor bunu...
Bu rolünü kendisine o kadar içselleÅŸtirmiÅŸ ki; filmi tanıtmak için çıktığı tüm ÅŸovlarda kendisiyle yapılan tüm söyleÅŸilerde aynen filmdeki karakter gibi davranıyor. Öyle ki; siz artık gerçeÄŸin nerede bitip rolün nerede baÅŸladığını bilemez hale geliyorsunuz. ÖrneÄŸin; kendisiyle yapılan söyleÅŸide gazeteci 'Angelina Jolie evlat edinerek kendisine çok güzel bir aile kurdu. Peki siz evlat edinecek olsanız hangi ülkeden almayı tercih edersiniz' diye soruveriyor.
Brüno bu sorunun üstüne tam anlamıyla dalıyor ve 'Gelecek mevsim Güney Amerika çocuklarının çok popüler olacağını duydum. Özellikle Brezilya'nın fakir mahallelerindeki bebeklerin gelecek mevsim çok çok çok popüler olacağını söylüyorlar. Burada sadece ÅŸu sorun var; yeni çocuk aldıktan sonra eski çocuÄŸunuzu ne yapacaksınız, bu meçhul. Sıkıldığınız küçük köpeklere yaptığınızı onlara yapamazsınız ki... DeÄŸil mi yeni köpek geldiÄŸinde eski köpeÄŸi fermuarlı bir Louis Vuitton çantasına ağır taÅŸlarla birlikte doldurup bunu Tuna Nehri'ne atabilirsiniz belki ama bebekler söz konusu olunca bu biraz problem olabilir gibi geliyor bana' diyor.
Bu cevap bana eskiden yazdığım bir yazıyı hatırlattı. Yazıda okuyucuya 'Apartman dairelerinden havlayan köpekleri atmak yerine aÄŸlayan bebekleri atsanız daha iyi olur' demiÅŸtim. Bir takım anal retentif insanlar bebeklerimizi sokaÄŸa atmak istiyor diye bana dava bile açmışlardı!. Ne yapacaksınız, bunun tedavisi yok, tahammül edeceksiniz bazen yoÄŸun aptallığa.
Åžalom'da neler olabilirdi?
Yıllar içinde Yahudi cemaatinden ciddi bir okuyucu kitlemin olduÄŸunu biliyorum. ÇoÄŸu eÄŸitimli birikimli bu insanlar benim bazen hayli rahatsız edici olabilen tuhaf mizah anlayışıma alışmışlardır.
En son olarak benden Åžalom gazetesine bir yazı yazmamı istediklerinde memnuniyetle kabul ettim ve tamamen gayrıciddi bir ÅŸeyler yazmak amacıyla iÅŸe giriÅŸtim. Brüno'yu anlattım orada da. Ama o günlerde Brüno'nun konuÅŸmalarının hepsinden haberdar deÄŸildim. Bilseydim o yazıda Brüno'nun özellikle ÅŸimdi vereceÄŸim lafını da mutlaka eklerdim yazıya.
Åžöyle diyor Brüno: 'Ben son 100 yıl içindeki sadece aykırı davrandığı için çok eleÅŸtirilen ikinci Avusturyalı'yım.'
Åžalom gazetesindeki bir mizah gazetesine yakışan bir cümleydi bu ama ne yazık ki fırsatı kaçırdım. Çok üzgünüm.
Telefon numaram tamamen deÄŸiÅŸti
Eski numaramı kapattırdım. Bana eski cep telefonumdan ulaşmanız artık tamamen imkansız. Bunu bilin de mesaj attığınızı sanıp cevap filan beklemeyin.
Tatile çıkıyorum
Sadece denize bakıp hayal kuracağım, okurum ama yazmam. 17'sinden itibaren görüÅŸürüz inÅŸallah...