AKŞAM | CUMARTESI | 08 AĞUSTOS 2009, CUMARTESİ
Anadolu'nun diÄŸer kentlerinden kültürel aktiviteleri ve liberal yüzüyle ayrılan EskiÅŸehir'de 3. kez belediye baÅŸkanı seçilen, bu dönemin en parlak icraatı olarak geçtiÄŸimiz hafta Anadolu'nun bozkırına bir plaj oturtan Yılmaz BüyükerÅŸen'le konuÅŸtuk. 29 Mart seçimlerinden önce AKP Hükümeti'nin çalışmalarına taÅŸ koyduÄŸunu ileri süren DSP'li BaÅŸkan, seçim sonrası durumu ve 'solda birlik' rüyasını da anlattı.

- EskiÅŸehir yapay bir kumsala kavuÅŸtu, bu Türkiye'de bir ilk. Tepkiler nasıl?
Tepkiler çok iyi. Plaj her gün yoÄŸun bir ilgi görüyor. 350 metre uzunluÄŸunda ve içinde 60 soyunma kabini olan komplekse gelenlerin profili de çok geniÅŸ, aileler de geliyor öÄŸrenciler de.
- Plaja girmek için ücret ödeniyor mu?
Evet, cüzi bir ücreti var. Hafta içi 3, hafta sonu 5 lira. Åžunu da ekleyeyim: Kumsalın içinde açık havuzlar var, yakında bu havuzlarda yüzme eÄŸitimleri baÅŸlayacak.
- Anadolu'nun muhafazakarlaÅŸtığı iddia ediliyor. EskiÅŸehir ise bu eÄŸilime tezat bir geliÅŸme sergiliyor. Genel muhafazakarlıktan burası hiç nasibini almıyor mu?
Almıyor ama belli çevreler o etkiyi yaratmak için gayret sarf ediyorlar. EskiÅŸehir civarında, özellikle üniversitenin olduÄŸu yerlerde, varoÅŸlarda araziler alıyor, binalar yapıyorlar. Belli kiÅŸileri oralara göç ettiriyorlar. O kiÅŸiler oralarda bakkallar, maÄŸazalar açıp insanlarla kontaÄŸa giriyor. Sonra birtakım inanç toplulukları oluÅŸturmaya baÅŸlıyorlar. İhtiyacı olanlara destek veriyor ve onları kuÅŸatıyorlar.
- Kim bu insanlar?
Birtakım tarikatlar, cemaatler.
- Böyle bir kuÅŸatma söz konusu ise sizin bununla mücadele yöntemleriniz neler?
Tek başıma bir mücadeleye giriÅŸmem söz konusu deÄŸil. Ama EskiÅŸehirli entelektüel nüfusun iyi kompozisyon gösteriyor olması bu iÅŸin, bu gün için baÅŸarıya ulaÅŸmasını engelliyor.
- EskiÅŸehir üzerinde, çevre illerden bir mahalle baskısı mı var?
Oluyor tabii. ÖrneÄŸin heykel yaptırıyoruz, put diyorlar. Belli yerlerin tarikat merkezleri haline getirildiÄŸini gözlemliyoruz maalesef.
PROJE SİYASETE KURBAN OLUYOR
- Seçimlerden önce birtakım ÅŸikayetleriniz vardı... AKP çoÄŸunluklu meclis üyelerine projelerimi kabul ettiremiyordum. AKP İl BaÅŸkanı da meclis üyesiydi ve tüm üyeler onun kontrolü altındaydı.
- 29 Mart'ta üç belediyeden ikisini siz aldınız. Artık bahsettiÄŸiniz projeler yürür hale geldi mi?
Evet, sayısal olarak yürür hale geldi. Ancak bazı projelerimizde önemli gecikmeler oldu. Mesela bizim yaptırdığımız Odunpazarı evleri diye Osmanlı tarzı evler var. Onları butik otel yapacaktık. Bir de bir hidroterapi merkezi vardı. Evlerin hidroparkı yapacak firma tarafından iÅŸletilmesini ÅŸart koÅŸtular. Hidroterapi merkezine Hilton ilgi gösteriyordu. İhaleye girdiler fakat sonra teminatlarını yakma pahasına vazgeçtiler. Çünkü AKP baskı yaptı. Seçimden önce gözdağı verdiler. Odunpazarı evleri için ise 'belediye iÅŸletsin' dediler.
- Belediyeler otel iÅŸletmeciliÄŸi yapabilir mi?
Yapamaz tabii! Kaldı ki biz o evleri kiraya vererek gelir elde edecektik. 'Olmaz' dediler. Ve 3,5 yıl önce bitmiÅŸ evler, ihale hep geciktiÄŸi için eskimeye baÅŸladı.
- Åžimdi ne durumda?
29 Mart'tan sonra mecliste bir sayı üstünlüÄŸümüz oldu. Bu sayede ayrı ihale ediyoruz. Hidroterapi merkezini de yeniden ihaleye çıkarıyoruz.
- AKP'nin belediyeciliÄŸi çok iyi bildiÄŸi söyleniyor. Kazandıkları seçimlerle de bu ortada. Ama sizinle baÅŸ edemiyorlar. Sizin sırrınız ne?
Seçimleri kazanıyorlar ama nasıl kazanıyorlar? Buzdolabı ve kömür dağıtarak. Yani rantı sadaka olarak dağıtıyorlar. Oysa o rant mesela park-bahçe vs olarak geri dönmeli. Bu sayede gayrimenkullerin deÄŸerini artırırsın. Yani vergi olarak bir kesimden alınıp kenar mahallelerde iyileÅŸtirilmelerde kullanılması lazım.
- Siz rantı eÅŸit ÅŸekilde paylaÅŸtırabiliyor musunuz? Åžehir merkezine önem verip kenar mahalleleri göz ardı ettiÄŸiniz iddia ediliyor?
Bunlar kanunu bilmeyenlerin söylediÄŸi laflar. İlçelerin yani kenar semtlerin bakımı çevre belediyelerin görevi. VatandaÅŸ tek belediye döneminden kalan alışkanlıkla her ÅŸeyi bizden bekliyor. BaÄŸlı olduÄŸu belediyeyi ÅŸubemiz zannediyor!
HER PARTİYE BİR PADİŞAH
- 'Türkiye'de sola oy verilmez' denir. Siz DSP'li bir baÅŸkan olarak bu teze tezat oluÅŸturuyorsunuz... Yönetimin başındaki kiÅŸiye olan inanç, güven ve projeler, beceriler ve yeteneklere oy veriliyor. Seçmen parti etiketine pek bakmıyor. Üç dönemdir benim ve arkadaÅŸlarımın iÅŸ başında olması bunun en güzel kanıtı. Evet, siyaset mekanizmasının içinde seçilmiÅŸ biriyim ama bir siyasetçi olmadığımı, halkın ve kentin yararı için çalıştığımı biliyorlar. Hatta 'Hangi partidensin?' diye soranlara 'EskiÅŸehirlilerin partisinden' diyorum. Faydalı iÅŸler yaparsanız halk bunu takdir ediyor.
- 29 Mart seçimleri öncesi AKP ve CHP baÅŸta olmak üzere birçok partiden size teklif geldi. Neden kabul etmediniz?
Olmadı, çünkü bizim iÅŸimiz hizmet. O veya bu partiden olmak deÄŸil. Seçmene olan güvenim nedeniyle parti deÄŸiÅŸtirmedim.
- Siz kendinize siyasette Eskişehir sınırı koyuyor musunuz? Nihai hedefiniz ne?
Siyasetten ve kavgalardan bıkkın vaziyetteyim. Sevmiyorum. Kavga ile geçirilen vakitler aslında hizmet için yapılacak uÄŸraÅŸlardan çalınacak zamandır. n Bazıları sizin solu birleÅŸtirmeniz beklentisi içinde.
Bunu benim istiyor olmam ya da kendime görev edinmem yetmiyor. Halen soldaki partilerin karar organlarının üst yöneticileri bu ihtiyacı duymalı.
- Duymuyorlar mı?
Hayır, duymuyorlar. Osmanlı, her kıtadan, dinden ve dilden insanları tek padişahla idare etti. Şimdi ne kadar siyasi parti varsa o kadar padişah var.
- CHP'nin teklifini reddetmenizin altında oranın yönetimi ile ilgili bu düÅŸünce mi vardı?
Ondan da çok EskiÅŸehir'deki parti teÅŸkilatı ile genel merkezin diyaloÄŸu iyi deÄŸildi. Birbirlerini yanlış bilgilendirdiler. Yanlış hesaplar içindeydiler. Özellikle EskiÅŸehir teÅŸkilatı. Halkın nabzını iyi tutamıyordu. Bu nedenle olmadı.
- Olmadı ve siz DSP'de kaldınız. Masum Türker'in liderliÄŸinden umutlu musunuz?
GördüÄŸüm kadarıyla partide bir birlik kalmamış.
- Kendinizi partinize ait hissetmiyor musunuz?
Valla particilik beni fazla tatmin etmiyor. Hem EskiÅŸehir dışındaki, Türkiye genelindeki siyasi kavgalardan hem de kentteki partiler arası kavgalardan hoÅŸlanmıyorum.
- Yani EskiÅŸehir dışına siyaseti taşımayı düÅŸünmüyor musunuz?
Dışarıya taşımak için bir ortam doÄŸmadı. Evet, çok teklifler geldi ve hala geliyor. 'Partinin başına geç' vesaire diyorlar ama bunu söyleyenler sadece bu isteÄŸin sahibi. Arkama baktığımda her an için 'fillerini geri çek' diye Timur'a giden Nasreddin Hoca'nın durumuna düÅŸeceÄŸim endiÅŸesi var. Bütün partilerde samimiyetsizlik var. Bu, beni rahatsız ediyor.
- Solda ısrarlı mısınız? Merkez sağdan size yeşil ışık yaksalar ve bu ışığı samimi bulsanız?
Aslında ben saÄŸ-sol ayrımının da kıymetinin kalmadığını düÅŸünüyorum. Pratik çözümlerle ideolojiden uzak, hızlı karar alabilen yepyeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç var.
Tanrı-Başkan imajı
- Siz adeta bir 'Tanrı-BaÅŸkan'sınız. Her yerde her iÅŸte siz. Hatta bir İskoç barının ismini bile siz vermiÅŸsiniz. Bu biraz fazla deÄŸil mi?
Benim doÄŸup büyüdüÄŸüm ÅŸehir burası. Tüm hayallerimi projeler olarak halka sunarak gerçekleÅŸtirdim. Ondan önce de akademi baÅŸkanlığı ve 12,5 yıl üniversite rektörlüÄŸü yaptım. İnsan gücünü ve EskiÅŸehir potansiyelini harekete geçirecek kurumları biliyordum ve bunu baÅŸarıyorum.
- Peki, yarın öbür gün Ankara'ya siyaset yapmaya gitseniz kurduÄŸunuz sistem siz olmadan iÅŸlemeye devam eder mi?
Belediye için bir ÅŸey diyemem. Ama üniversite ve ÅŸehre kazandırdığı zihniyet benden sonra da devam ediyor.
NAGEHAN ALÇI