AKŞAM | CUMARTESI | 08 AĞUSTOS 2009, CUMARTESİ
Genç gazeteci Serra Karaçam, TRT ekranlarında yayınlanan 'Medya MüfettiÅŸi' isimli programında medya etiÄŸini sorgularken ülke gündeminin nabzını tutuyor.
TRT'nin en çok takip edilen programlarından biri 'Medya MüfettiÅŸi'. SakinliÄŸi, duruÅŸu, ciddiyeti, güzel ses tonu; programa gelen konuklara aldığı tavır, soruları, sorulara yaklaşımı ve konulara hakimiyeti ile dikkat çeken Serra Karaçam, konuklarıyla ele aldıkları konuyu deÅŸifre ederken; seyirci bir yandan da yeni bir televizyon yıldızının doÄŸuÅŸuna tanık oluyor... AkÅŸamları TRT 2'de, tekrarı ise ertesi sabah TRT 1'de yayınlanan 'Medya MüfettiÅŸi'ni hazırlayan ve sunan Serra Karaçam aynı zamanda İstanbul 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti Ajansı İletiÅŸim KoordinatörlüÄŸü'nde görevli. Uluslararası İliÅŸkiler mezunu, 1983 doÄŸumlu Karaçam ile TGRT Haber, Star ve 24 macerasından sonra baÅŸladığı TRT'deki konumunu, hayallerini ve Kültür BaÅŸkenti İstanbul'a bakışını konuÅŸtuk...
- Televizyon çocukluk düÅŸünüz müydü?
Merak ettiÄŸim bir meslekti ama düÅŸlediÄŸim deÄŸildi.
- Kimi örnek aldınız?
Gülgun Feyman'ın konuÅŸmasını ve ciddiyetini örnek aldım. Jülide AteÅŸ'in son dönem haber sunarkenki sakin havasını çalışmıştım. Pek bana uymadı, tutmadı gerçi ama. ÇiÄŸdem Anad, öÄŸle kuÅŸağını yapardı onun rahatlığını ve iÅŸe hakimiyetini gözlemledim bir süre. Diksiyon kursuna gittim. Can Gürzap ve Ahsen Gürzap'a ait olan Dialog Anlatım İletiÅŸim'den deÄŸerli hocalar ile çalıştım. Cevdet Arıcılar'dan konuÅŸma-okuma kurallarını, Hülya Aydın'dan sunuculuk ve habere teknikleri öÄŸrendim. Hepsine müteÅŸekkirim. Adını sayamayacağım kadar fazla katkı saÄŸlayan oldu.
DAHA YOLUN BAÅžINDA HAYAL KIRIKLIÄžI YAÅžADIM
- Medya maceranız ne zaman baÅŸladı, hiç hayal kırıklığı yaÅŸadınız mı?
2003'te baÅŸladım. Hayal kırıklığı daha baÅŸlarken tanıştığım bir duyguydu. Sonrasında uzun süre aralıklarla devam etti. Ancak bu kırıklıklar karşısında yılmadan öÄŸrenmeye devam etmeyi denemek önemli. Zamanla o kırıklıkların da bir anlamı olduÄŸunu, bir ÅŸeyler öÄŸrenme azminizi körüklediÄŸini görüyorsunuz vazgeçmezseniz.
- Yaşıtlarınızdan daha olgun görünüyorsunuz, yaptığınız iÅŸ mi bu kadar ciddiyet gerektiriyor?
Bilmiyorum. Biraz daha olgun olduÄŸum için bu iÅŸi yapıyorum, biraz bu iÅŸi yaptığım için daha ciddiyim. Tek başına biri deÄŸil sebep. İkisi de doÄŸru.
- Okulda da var mıydı bir müfettiÅŸlik hali sizde?
İç dünyamda vardı okulda, dışarıya yansıtmadan sorgulardım. Dışardan bakılınca hiç yoktu.
- İstediğiniz her soruyu sorabiliyor musunuz?
Vakit yettiği kadar, sığdırabildiğim kadar soruyorum.
- İşinizi dünyada baÅŸka bir yerde yapmak ister miydiniz?
Anadilinizi konuÅŸabilerek sadece kendi ülkenizde yapabilirsiniz bu iÅŸi. Yurtdışında bir yıl kadar çalıştım. Ara ara da bazı haberler için birkaç ülkeye ziyarette bulundum. Yabancı ülkelerde muhabirlik yapmak zevkli ama bir televizyon programı yapmak için anadilinizi kullanmak durumundasınız. Muhatabınız anadilinizi konuÅŸan ve anlayan insanlar olmalı. Yabancı bir dili konuÅŸsanız da aksan sorunu var. Yine de farklı bir ülkede olanları takip ederek muhabirlik yapmayı düÅŸünebilirim. Bu formatın Türkiye'de önemli olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Yabancı ülkelerde de basın özetleri gibi programlar var. ÖrneÄŸin Kiosque diye bir program var TV5 Monde'da, ama haberlerin ve yorumların bu kadar farklı olduÄŸu bir ülke var mı bilmiyorum.
- Kimi yayına almak isterdiniz, gelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük insanları düÅŸünürsek, hayal kursak?
GelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük insanlar dersek Medya MüfettiÅŸi formatı dışında olur. UÄŸur Mumcu ile konuÅŸmak isterdim. Gazetecinin ne olduÄŸunu ve önemini, komploları anlatmasını isterdim. Bu sorunun cevabı çok uzun olur.
GÜNDEMDEN BAZEN SIKILIYORUM
- Gazeteleri takip etmekten ve gündemin bu kadar içinde olmaktan sıkıldığınız oluyor mu?
Bazen. Onun da nedeni, her ÅŸeyi okumak, geniÅŸ bir yelpazeden bakabilmek ve böylece içim rahat olarak bu programı gerçekleÅŸtirme sorumluluÄŸu duygusu.
- Başka bir projeniz var mı yakın zamanda?
'Medya MüfettiÅŸi'ni en iyi ve doÄŸru ÅŸekilde sürdürebilmeye odaklanıyorum.
- TRT'de olmasaydınız daha farklı bir program çıkar mıydı ortaya?
Biraz daha köÅŸeleri olabilirdi belki ama bambaÅŸka bir ÅŸey olmazdı. Reflekslerimiz ve hassasiyetlerimiz aynı olurdu.
- Medyanın bu kadar eleÅŸtirilmesi ve medyadakilerin birbiriyle bu kadar uÄŸraÅŸması normal mi, neye ÅŸaşırıyorsunuz en çok?
Maalesef normal. Bazı günler medya normalleÅŸebiliyor, o zaman genel sohbet yapacağımız bir konuk alıyoruz. Ama inanın bu çok nadir oluyor. En çok para karşılığı haber veya yazı olaylarına ÅŸaşırıyorum.
- 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti Ajansı İletiÅŸim KoordinatörlüÄŸü'nde çalışıyorsunuz. İstanbul'un bir kültür baÅŸkenti olduÄŸuna inanıyor musunuz, nasıl projelerle karşılaÅŸacağız?
Kültür baÅŸkenti olduÄŸu için bu unvanı aldı zaten. Projeler, hem İstanbul'un tarihi kültürel mirasını korumaya ve iyileÅŸtirmeye hem de kültür sanat faaliyetlerine yönelik olmak üzere hayata geçiriliyor. İstanbul'un kültürel zenginliÄŸini anlatan belgeseller, konserler, sergiler özellikle Avrupa'ya kültür baÅŸkenti olduÄŸumuzu duyuracak. Bazıları gerçekleÅŸti bile. İstanbul'un farklı dinlere inananlara yaÅŸam alanı olması, Avrupa kültürünün bu coÄŸrafyadan aldıkları, bu vesileyle anlatılmış olacak. ÇeÅŸitli sokak festivalleri, konserler gerçekleÅŸecek. Açılış etkinlikleri çok titiz bir ÅŸekilde planlanıyor. İstanbulluları kültür sanata yaklaÅŸtıracak iÅŸler ortaya çıktı. NetleÅŸtiÄŸinde İstanbul 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti Ajansı basınla gereken paylaşımı da yapacak.
ELİF AKTUĞ