AKÅžAM | PAZAR | 09 AÄžUSTOS 2009, PAZAR
Yerel seçim öncesi adı rüÅŸvet skandalına karışan CHP Milletvekili Mehmet Sevigen, söz konusu iddiaları mahkemeye taşıdı ve iftira olduÄŸunu kanıtladı. Mahkemenin kararıyla rahatlayan Sevigen, yaÅŸadıklarını ve parti içindeki süreçleri AKÅžAM Pazar'a anlatırken yanında oyuncu kızı Selen de vardı.
Son yerel seçimler döneminde CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'le ilgili birtakım iddialar ortaya atılmıştı. Partisinin Eyüp aday adayı Emin Atmaca'nın adaylığı için 600 bin dolar ile bir daire istediÄŸi ve bir inÅŸaatın imar plan deÄŸiÅŸikliÄŸine aracılık yaptığı iddiaları o dönem gazete manÅŸetlerinden inmemiÅŸti. Bunun üzerine partideki Genel Sekreter Yardımcılığı ve MYK ÜyeliÄŸi görevlerinden istifa etmek zorunda kalan Mehmet Sevigen'le yaÅŸadığı sıkıntılı günleri, kırgınlıklarını, siyasetteki yeni hedefi ile İstanbul örgütünü konuÅŸtuk. Mehmet Sevigen'le olan sohbetimize oyuncu kızı Selen Sevigen de eÅŸlik etti. Sevigen, kızı Selen'le iliÅŸkisinden damat adayı profiline kadar tüm sorularımıza içtenlikle yanıt verdi.
- Önemli iddialarla gündeme geldiniz ve iddia sahibine açtığınız hakaret davasını kazandınız. Neler söyleyeceksiniz?
İddialar nedeniyle ben ve ailem çok acı çektik. Bana göre en kötü ÅŸey, iftira. O kadar kötü ki, anlatamam, yazamam, çizemem, resmini yapamam, konuÅŸurken ifade edemem. Çaresiz kalıyorsunuz. Hırsını almak için, insanı bir kenara çeker döversin, ayağına kurÅŸun sıkarsın ama en büyük güvencemiz hukuk. Siyaset, milletvekilliÄŸi her ÅŸey deÄŸil. Toplum önünde iftiraya uÄŸramak en kötüsü.
- Hakaret davasını kazandınız. Nasıl hissediyorsunuz?
Bu dava, bir iftiranın mahkum olması, cezalandırılmasıdır. Karara çok sevindik. O kadar önemli ki, yeniden doÄŸmuÅŸ gibi hissediyorsunuz. Tüm bunları anlamak için, yaÅŸamak lazım. SokaÄŸa çıktığınızda eskiden olduÄŸu gibi göÄŸsünüzü gere gere dolaşıyorsunuz. Kendime güvendiÄŸim için, meydan okur gibi, tüm davaları ben açtım. Önümüzdeki günlerde tazminat davası var. Onu da kazanırsam, tazminatı Türk EÄŸitim Gönüllüleri Vakfı'na bağışlayacağım. Benim hakkımda açılmış dava yok. Sıradan birisinin söylediklerinin, araÅŸtırılmadan dikkate alınıp, manÅŸetlere taşınması üzücü. ManÅŸetlere taşıyanlar, neden dava sonucunu yazmıyor? Ben diyorum ki, ne vezir edin, ne rezil. Sadece doÄŸruyu yazın.
PARTİDE ARKADAŞLIĞIMIZI HARCAYANLAR OLDU
- Bu süre içinde kırgınlıklarınız oldu mu?
Kimseye kırgın deÄŸilim. Ama siyasette çok sevilip, bir o kadar da nefret edildiÄŸimi öÄŸrendim. Bu konuyu fırsat bilip, ne olduÄŸunu bile bile, gazetelerde adı çıksın diye arkadaÅŸlarını harcayanları gördüm. Tabii ki, kırgın olduÄŸum da var.
- Davayı kazandıktan sonra Deniz Baykal aradı mı sizi?
Evet, karar çıktıktan bir gün sonra telefonla konuÅŸtuk. 'Senin adına çok sevindim, mutlu oldum' diyerek duygularını dile getirdi. Baykal'ın verdiÄŸi güç ve destek, para, pulla, hiçbir ÅŸeyle ölçülemez.
- Partinin üst düzey yöneticileri aradı mı?
Bir kısmı aradı.
- Niye bir kısmı?
Demek ki içlerinden gelmemiÅŸ. Arayanlar oldu. Kim aradı, aramadı diye çetele tutmuyorum. Duymamış da olabilirler. Ama ben çok yakın tanıdığım bir arkadaşım hakkında böyle iddialar çıksa, ortaya çıkar meydan okurum. Bunu geçmiÅŸte çok da yaptım.
- Kimseye kırgınlığınız var mı?
Ben 20 yıldır bu partinin içindeyim. Genel Sekreter Yardımcılığını yaptım. Åžunu söylemeye çalışıyorum; gazetede küçücük haberim çıksın diye benim arkadaÅŸlarımı harcamam mümkün deÄŸil.
BAYKAL OLMASAYDI, BU PARTİ 8'E BÖLÜNÜRDÜ
- Peki, arkadaşlığınızı harcayanlar mı oldu?
Olmadı mı? YaÅŸadık, gördük. Parti içinde mücadele ediyoruz. Ama bu mücadeleyi kendi arkadaÅŸlarına yapmak kadar ayıp bir ÅŸey yok. Emek verdiklerim, yardım ettiklerim, belki de, kurul kararındaki görüÅŸümle milletvekili olmuÅŸ arkadaÅŸlarım o kadar ÅŸeyler söylüyorlar ki... AKP'liler o kadar söylemedi. Mesela Egemen Bağış demeçler verdi; 'biz seni tanıyoruz' diye. Benim olayım partide büyük yara açtı. Bu olayı bahane ederek partiyi baÅŸka yerlere götürebilirlerdi. O yüzden ÅŸunu da anladım, Deniz Baykal olmasaydı, bu parti 8'e bölünürdü. Baykal, hem bu ülkenin hem de bu partinin güvencesi. İyi ki partinin başında!
- Yaşadıklarınız, siyaset hayatınızda en ağır darbe mi oldu?
Evet. Bana göre yaÅŸadığım en büyük ve en ağır darbe oldu. Öyle ki, seçimi kaybetmekten daha ağır. Bazı arkadaÅŸlar bunu fırsat bilip, kendi içimizde bizi yaralıyor. Bıçağı vuruyor, kemiÄŸe geldiÄŸi zaman bıçağı büküp ciÄŸere saplıyor.
- YaÅŸadıklarınızla güven tazeleme durumu oldu diyebilir miyiz?
Bugün geldiÄŸimiz noktası o. Tedirgindik ama dava sonucuyla, mutlu olduk. Çok sevildiÄŸimizi de, sevilmediÄŸimizi de gördük. Bu olaylar olmasa da, ben çarÅŸaflı üyeleri partiye alırdım. Bu konuda tereddüdüm yok. Yılmadığımızı göstererek, doÄŸru bildiÄŸimizi yapmaya devam edeceÄŸiz. İnsanların mezhebine, ırkına, bakmadan, onları asimile etmeden bir arada yaÅŸamayı saÄŸlayacak en önemli parti, CHP'dir. Mozaik bir parti olarak, biz bu ülkenin güvencesiyiz. Benim annem-babam hacıdır. Dini bütün bir aileden geliyorum.
- Peki, seveniniz mi, nefret edeniniz mi fazla?
Tabii ki seven çok... Ama herkes de sizi seviyorsa, o noktada bir kusur var demektir.
- Bu süre içinde Deniz Baykal'ın yanında görünmemek sizin kararınız mıydı?
Genel Sekreter Yardımcılığı, MYK ÜyeliÄŸi görevlerimi bıraktıktan sonra milletvekili olarak yanında olabilirdim ama benim üzerimden partiyi ve Baykal'ı çok yıpratacakları düÅŸüncesiyle yanında olmamaya özen gösterdim.
- Davalar sonunda tekrar aynı görevleri talep edecek misiniz?
15 yıldır propaganda görevini ben yürüttüÄŸüm için, insanların gözü alışmıştı. Fırsat doÄŸdu, diÄŸer arkadaÅŸlarımız da yaptı. Hep ben olacak deÄŸilim, tabii ki, birileri yapacak. Tekrar aynı görevi yapabilirim de. Bu bir hiyerarÅŸi. Ne görev verilirse yaparım. Ben mahalle baÅŸkanlığından geliyorum. İlçe baÅŸkanlığı, yönetim kurulu üyeliÄŸi, milletvekilliÄŸi fark etmez. Benim için mevki çok önemli deÄŸil. Onurunla, ÅŸerefinle görevini yapabiliyor musun? Önemli olan o. Geri kalanı hikaye.
İSTANBUL 'DALLAS' GİBİ
- İstanbul örgütü ve örgütün bir numarası Gürsel Tekin'den destek gördünüz mü?
Evet gördüm. Karar duruÅŸmasına il yöneticileri ve Gürsel Tekin de geldi. İstanbul'la birlikte Türkiye'nin her yerinden saÄŸ olsun örgütümüz çok destek verdi. Örgütle ve Gürsel'le bir problemim yok. Seçimi kaybettiÄŸimize, çok üzülüyorum. Çok az oyla kaybetmek o kadar acı veriyor ki! Çünkü belediyecilik bizim iÅŸimiz. Kazandığımız belediyeleri, çoban ateÅŸi gibi görüyorum. O ateÅŸ bu seçimle ÅŸimdi yandı. Çünkü İstanbul 7 kocalı Hürmüz gibi. Kimin eli kimin cebinde belli deÄŸil. İstanbul'da çok sayıda kurum ayrı plan yapıyor. Aynı Dallas gibi.
- Gürsel Tekin'le aranız soÄŸuk gibi görünüyor?
Biz bir ekibiz. Beraber geldik. Kongreyi beraber kazandık. Ben, Tekin'in kazandığı kongrede Divan BaÅŸkanı'ydım. Kongrede ciddi mücadele verdik ve il baÅŸkanını seçtik. Beraber yola çıktık. Günahıyla, sevabıyla, baÅŸarı da bizimdir. İstanbul'daki baÅŸarı, 2, 3 kiÅŸinin iÅŸi deÄŸil. BaÅŸarı da bütün örgütün, baÅŸarısızlık da.
- Kongre süreci yaklaşıyor, Tekin'le yola devam mı? BaÅŸka aday çıkar mı?
Zannetmiyorum. Böyle gider diye düÅŸünüyorum. Ama bu süreçte ne olacağı belli olmaz. Gürsel'e ne görev verirler, Genel BaÅŸkanımız hangi konumda deÄŸerlendirmek ister, çeÅŸitli söylentiler var ama bilemiyorum.
YENİ BİR BEYAZ SAYFA AÇTIM
- Bu dönemde ne yapacaksınız?
Kongre süreci baÅŸlıyor. Hedefimiz CHP'yi iktidar, Deniz Baykal'ı baÅŸbakan yapmak. Ne talimat gelirse ona uyacağız. Yolumuza devam edeceÄŸiz. Türkiye kritik noktada olduÄŸu için aklımızı başımıza alarak, kendi içimizdeki mücadeleyi bırakmamız lazım. Ben kendi adıma mücadeleyi bıraktım ve yeni bir beyaz sayfa açtım. Bundan sonra tamamen dışa dönük olarak çalışmamız lazım. Mücadeleye ihtiyaç da yok. Parti iktidar olduÄŸu zaman herkese o kadar çok yer var ki, yeter ki, biz bunu millet, toplum adına kullanmasını bilelim. Kongrelerimiz de, AKP'nin yanlış ve zayıf noktalarını ortaya çıkaran, meydan okuyan ve Türkiye çözüm programını sunarak yapılacaktır. Tabii ki, bir yarış olacak. Demokrasi, bunu gerektirir. Demokrasiyi en iyi kullanan parti biziz. Ama bu mücadele kurultaylarda biter.
Damadım Selen'i üzmesin yeter!
- Gelelim kızınız Selen'le ilişkinize... Nasıl bir babasınız?
Selen'e hiç babalık yapamadım. Hep baÅŸkalarının çocuklarıyla ilgilendim, onlara yardımcı oldum. Ailemi çok ihmal ettim. İstanbul'un neresinde maÄŸduriyet varsa oradaydım. Çocuklarla hep Gülay (eÅŸi) ilgilendi. Selen ve Berk'le dolu dolu zaman geçiremedim. Ama yaÅŸadıklarım karşısında bana çok destek oldular. Onların baÅŸarılarıyla gurur duyuyorum. İkisiyle de arkadaÅŸ gibiyiz.
- Selen'e çok karışır mısınız?
O, ailemizin ve toplumun deÄŸerlerini, çizgilerini, doÄŸrularını bilir. Ona göre davranır. O yüzden kısıtlama getirmem.
- Siyasetle ilgilenmesini ister miydiniz?
Ben siyasette, o sanatta hizmet ediyor. Selen benim gözümde bir sanat elçisi. (Selen araya girerek, 'bir evde bir siyasetçi yetiyor' diyor). Rol aldığı sinema filminin galasına beraber gideriz. Eskiden Mehmet Sevigen'in kızı derlerken ÅŸimdi, Selen'in babası diyorlar. O kadar çok mutlu oluyorum ki.
- Nasıl bir damat istersiniz?
Parası, fiziÄŸi, mesleÄŸi çok önemli deÄŸil. Yeter ki, Selen'i üzmesin, evine ekmeÄŸini götürsün. BaÅŸka bir ÅŸey istemiyorum. Yeter ki, mutlu olsunlar.
- Futbolcu bir damat ister misiniz?
MesleÄŸi çok önemli deÄŸil. Ne olursa olsun.
Özel hayatımda hiçbir ÅŸey yok!
- TurkMax'taki 'Gala' adlı programınızla birlikte yeni projeniz var mı?
Program, yeniliklerle eylül ayında tekrar baÅŸlayacak. DeÄŸiÅŸiklik ve yeniliklerle dolu bir sinema programı olacak. Bugünlerde romantik komedi olan 'Sizi Seviyorum'da rol alıyorum. 18 Eylül'de vizyona girecek.
- Babanız ihmal ediyor mu sizi?
GörüÅŸmesek de günde 5, 6 kez telefonla arar; 'ne yapıyorsun, neredesin' diye sorar. Asla kopmaz bizden. Gün içinde sesimizi mutlaka duyarız. Ben babama çok düÅŸkünüm.
- Her ÅŸeyi konuÅŸur musunuz?
Evet, her ÅŸeyi konuÅŸuruz. Babamın empati yeteneÄŸi yüksek. Rahat iletiÅŸim kurabiliyoruz. Kuramadığımız zaman da 'daha sonra konuÅŸuruz' diyerek, ileri zamana bırakıyoruz.
- Hedefin nedir?
Tek hedefim, sinemada olmak ve yurtdışında Türkiye'yi en iyi ÅŸekilde temsil etmek. Gerek oyuncu gerekse yapımcı olarak.
- Özel hayat nasıl gidiyor?
İş, spor ve arkadaÅŸlarımla geçiyor. Özelde bir ÅŸey yok. Yani bende sana malzeme olabilecek bir ÅŸey yok. (Gülüyor).
NEBAHAT KOÇ-nebahat.koc@aksam.com.tr