Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken... Bir ülkenin bir kralı varmış... Krala bir gün terzi 'Size bir elbise diktim; ama size görünmüyor' demiÅŸ ve 'ÅŸöyle güzel, böyle güzel' diye de eklemiÅŸ... 'Peki' demiÅŸ kral; o günden sonra çıplak gezmeye baÅŸlamış...
Halk manzarayı görüyormuÅŸ her gün ama Kral bu! Etrafında dalkavuklar; 'Kralım ne kadar şıksınız, bir insana elbise bu kadar yakışır!' diye sırnaşır, dururlarmış.
Bir gün kral yine gezerken pazarda.. Çocuk bu, bilir mi kral-mıral! Kenardan bağırmış;
-Aaa! Kral çıplak!
İşte o çocuk sayesinde anlamış kral çıplak gezdiÄŸini...
Sayın BaÅŸkan.. Sayın Adnan Polat... Siz de anlayın artık gerçeÄŸi. O masaldaki kral gibi sizin de etrafınız dalkavuktan geçilmiyor!
Dedikodu yapıyorlar bol bol... Arada adam gibi adamlar, dostlarınız var ama, ne fayda! O kadar azınlıktalar ki; sesleri yetmiyor.
Sayın Başkan...
Borç dağı Everest Dağı ile yarışır hale geldi!
Muhalefet sizin devrilmeniz için imza topluyor.
İnandığın takım, inandığın futbolcular senin kadar sıkılmıyor. Hacivat-Karagöz oyunu oynuyorlar sanki!
Seyrantepe'nin sonu ne olacak Sayın Başkan!
'Açıl susam açıl' diyeceksiniz de açılacak mı? Eren Talu'ya geleceÄŸi söylenen kredinin tarihi deÄŸiÅŸe deÄŸiÅŸe bir hal oldu!
Siz mert insansınız. İçiniz dışınız bir. Onun için anlayamıyorsunuz etrafınızdaki dalkavukları!
Tek başınasınız Sayın Başkan, tek başına...
2010 Mart'ına daha güçlü girmek istiyorsanız dikkat edin; hem de çok dikkat edin.
Yoksa arkanızdan ibrikle su dökecek birilerini bile bulamazsınız.
Kanser olmuÅŸ kola, merhem sürmeyi bırakıp, kesip atın ve hayata tek kolla devam etmeyi deneyin bu kez...
Ve demem o ki; bir dahaki sefere her ÅŸey için çok geç olabilir.
Son olarak; yönetiminde yumurta topukla gezip, ÅŸimdi Prada marka ayakkabı giyenlere itibar etmeyin sevgili BaÅŸkan... Onlar her ÅŸeyin çok güzel olduÄŸunu söylüyorlar ama ben dayanamıyorum iÅŸte. Bağırıyorum yine; 'KRAL ÇIPLAK!'
Hasan Şaş'a da ayıp ettiniz!
Hasan ÅžaÅŸ deyince aklımda kalan en güzel fotoÄŸraf Galatasaray'ın, Gerets dönemindeki ÅŸampiyonluÄŸunda oÄŸluyla sahanın ortasındaki aÄŸlamaklı hali...
Ne gündü o gün!
Ama bugün; Hasan ÅžaÅŸ artık Galatasaray'ın kadrosunda yok..
'Son iki yıl ne oynadı? Çok para kazandı' geyiklerini geçin bir kalemde...
GönderiliÅŸ ÅŸekli tepeden tırnaÄŸa yanlış.
Hasan'ı, böylesine manevi olarak bitirmeye kimsenin hakkı yok.
ÅžaÅŸ, o kadar ince ruhlu bir adam ki, çağırsan sezon başı 'Bak Hasan, sezon sonu yollarımız ayrılacak ama sen hep evladımız olarak kalacaksın' dense Hasan bu kadar kırılmazdı.
Çünkü öyle bir kırıldı ki, UEFA gecesine katılmadı Adanalı... Yapılan ayak oyunlarını içine sindiremedi..
Bunca Bizansvari oyunları hak etmediÄŸini düÅŸündü.
Yalvarıyorum ne olur artık ÅŸu vefasızlığı ortadan kaldırın, saçmalıklara bir son verin...
Hakan Åžükür'e, Hagi'ye, Hakan Ünsal'a, Arif Erdem'e yapılanlar, Hasan ÅžaÅŸ'a da yapıldı ama artık bu son olsun. Çünkü Galatasaraylılık ve Galatasaray deÄŸerleri bu deÄŸil?
Lincoln'ün hayrını görün
Kendisine takıntım yok! DüÅŸmanı deÄŸilim. Ama kör de deÄŸilim ve de dayanamıyorum yaptıklarına...
Bu arkadaş ilk yılında Galatasaray'dan tam 6 milyon euro aldı. Sonra da yan gelip yattı!
Yan gelip yatsa sadece o da deÄŸil... Takımı yere düÅŸüp te parçalanan karpuz haline getirdi. Böldü yani.
Bir gün kılı döndü sıvıştı.
Bir gün 'başım aÄŸrıyor' dedi, kayıplara karıştı.
Takım çalışırken harıl harıl, Brezilya'da tatil yaptı.
Hasan Şaş'ı bir espri yaptı diye Adnan abisine (Sezgin) şikayet etti.
ArkadaÅŸları maça çıkarken, o Brezilya ajanslarından İstanbul'a getirttiÄŸi kızlarla eÄŸlendi.
NeymiÅŸ efendim; çok yetenekliymiÅŸ mübarek! Diyorlar ki, 'Biraz alttan almak gerek!'
Alın başınıza çalın ÅŸimdi. Alttan aldınız aldınız, hayrını görün.
Åžimdi göndermek istiyorsunuz ama alan yok deÄŸil mi?
Schalke istiyor, Werder Bremen istiyor yalanlarıyla güldürmeyin beni.
Avrupalı alacağı adamı bir yıl, iki yıl takip eder önce...
Bakın geride kalan bir yıla, iki yıla da...
Çare bulun ondan sonra...
Ersun Yanal'ı getirin
Bu takım yaklaşık 10 milyon Euro maliyetli bir teknik direktörü asla kaldıramaz...
Diyelim ki; Le Guen geldi.. Yardımcıları, menajer, komisyon, iki yıllık ücreti en az 10 milyon Euro civarında olur...
Peki şampiyonluk garantisi verebilir mi ? Elbette hayır...
Daum dahil diÄŸerleri de öyle.
Orta sınıf bir yabancı getirsen, Skibbe tarzında; durum yine aynı olmaz mı?
Çözüm; bence Türk teknik direktör getirilmeli..
Bülent Korkmaz'la eÄŸer vedalaşılacaksa (Bence kesinlikle kalmalı) bir baÅŸka aday Ersun Yanal olmalıdır...
Hemen heyecanlanmayın, hatta surat yapmayın, tepki de koymayın...
Ersun Yanal, bugünkü Galatasaray'ı iki üç takviyeyle uçurur..
Bu benim görüÅŸüm, ister katılın ister katılmayın...
Le Guen, gelip kuÅŸ mu konduracak, Daum, ÅŸapkadan tavÅŸan mı çıkartacak?
Ersun Yanal, gerisi yalan, muhabbetleri geçin...
Yukarda Allah var, Ersun hocanın Galatasaray'a ne zararı oldu ki?
Sayın Polat, Ersun Yanal'ı, kaptan Ayhan'a sorun, Arda Turan'a, Hakan Balta'ya, Servet'e sorun bakın size ne diyecekler?
Zaten teknik direktör deÄŸiÅŸtirmek moda deÄŸil mi? Bir ÅŸans da Ersun Yanal'a verilse ne olur? Bence kazanan Galatasaray olur...
Bülent Korkmaz'la adam gibi vedalaşın
En kritik dönemde gelen Bülent Korkmaz'la vedalaÅŸmanın da adam gibi olması lazım...
Onore edilerek ve kırmadan.
Çünkü Bülent Korkmaz çok özel biri...
Çünkü yüreÄŸinde G.Saray sevgisini, onurunu taşıyan en nadir bir teknik adam, futbolcu, kaptan... BaÅŸkan Polat, o sıkıntılı dönemde yanına alıp 'HoÅŸ geldin Bülent' dediyse, gönderirken de yanaklarından öpüp, emeklerine teÅŸekkür etmeli..
Niye? Çünkü Bülent Korkmaz'ı 'çaylaklıkla' suçlayanlara bir ders vermiÅŸ olursunuz...
Aynı zamanda Bülent Korkmaz'ın teknik adamlığını tartışabilirsiniz ama tarihten silmeniz mümkün mü?
Yani Bülent, Galatasaray'dan bir cep telefonuna atılan bir mesajla gönderilmiÅŸti. Åžimdi ikinci kez aynı hataya düÅŸülmesin ne olur?