Medya denen iletiÅŸim aracına güven hızla tükeniyor.
YaÅŸamının neredeyse yarısını bu mesleÄŸe adamış bir insan olarak bu tespiti hüzün ve öfke ile yapıyorum. Kalıcı olan, meselesi olan, insanlığa tutarlı bir anlam dünyasından müjdeli veya acılı haberler veren iÅŸler, sanılanın aksine, TV ekranlarına veya gazete sayfalarına mahkum deÄŸil. GeçtiÄŸimiz günlerde Digiturk'te (büyük bir zevkle izlediÄŸim) İZ TV'ye bir belgesel önerdim... SaÄŸolsunlar kırmadılar ve yayınlamayı kabul ettiler. Son dönem Türk sinemasını ve birbirinden deÄŸerli yönetmenleri filmleriyle anlatan bir belgesel dizisi bu...'Bir film bir yönetmen' Yüksel Aksu ile 'Dondurmam Gaymak'ı yaptım... OlaÄŸanüstü bir insan Yüksel Aksu ve ÅŸayet 'Dondurmam Gaymak'ı izlemediyseniz sakın kaçırmayın... Ümit Ünal'la 'Gölgesizler'i yaptım... Hasan Ali ToptaÅŸ'ın aynı adlı romanından bir 'cover' yapmış Ümit Ünal ve ne kadar doyumsuz bir sohbetti anlatamam. Geçen gün ise DerviÅŸ Zaim'le konuÅŸtum... Zaim'in 'Nokta'sını izledim... Sinemada tek planda geniÅŸ zaman anlatılabilir mi? Sanırım Zaim bunu baÅŸarmış... Bakın Hilmi Yavuz bu baÅŸyapıt için ne diyor? 'Cenneti Beklerken'de konu, İslam'da resim ('tasvir') meselesinin, Batı resminin pentür geleneÄŸiyle problematize edilmesiydi; 'Nokta'da, bu defa Hat Sanatı'ndan yola çıkarak İslam'ın estetiÄŸinden İslam'ın ontolojisine doÄŸru bir yolculuÄŸu izliyoruz: 'Nun' (?) harfinin gövdesinden baÅŸlayıp 'nokta'sının konulmasıyla biten bir yolculuk!' DerviÅŸ Zaim'le konuÅŸurken hayata ne derinlikle bakabildiÄŸine, bu derinliÄŸi yavas yavaÅŸ sindirirken, meselesini, bir dantel gibi örerek sinemaya aktarma becerisine hayran kaldım...
(...)
DerviÅŸ Zaim, sürekli ve kesintisiz bir 'Zaman' duygusu verebilmek için, hat sanatının 'ihcam' (bir defada elini kaldırmadan yazma) tekniÄŸini tek planda çekime dönüÅŸtürerek, konuyu, 13. yüzyıldan bugüne, yine Tuz Gölü'ne, bu defa genç bir hat çırağı olan Ahmet'e getiriyor. Böylece Tuz Gölü ile 'Mekan'da, tek planla çekim ile de 'Zaman'da bir kesintisiz bir devamlılık saÄŸlıyor. Zaim, bir anlamda Yahya Kemal'in deyiÅŸiyle, bir 'imtidad'ı ya da Tanpınar'ın deyiÅŸiyle 'deÄŸiÅŸerek devam etmek ya da devam ederek deÄŸiÅŸmek'i vurgulamış oluyor böylece. Tuz Gölü'nün sonu olmayan, uçsuz bucaksız manzaralarını seçerken, hattatın siyah mürekkebinin akacağı beyaz sayfa düÅŸüncesine gönderme yapmak istedim. 'Nokta'da zaman içinde geri ve ileri gidiÅŸler var. Bunları aynı mekan içinde yapmam gerekiyordu. Bu kadar soyut bir mekanı seçmiÅŸ olmak, zaman içerisinde ileri- geri gidiÅŸleri daha kolay gerçekleÅŸtirmemi saÄŸladı. Tuz Gölü'nün o nötrlüÄŸü, bana zaman içerisinde bir adımda ileri-geri gitme ÅŸansı verdi. İkinci bir neden, o beyazlığın üstündeki siyah ve koyu lekeler, kağıt üzerindeki mürekkep damlalarını yansıtacaktı. Bu da yapmaya çalıştığım iÅŸin havasıyla doÄŸru orantılı bir ÅŸeydi. Bir de hep tartışılan bir ÅŸey vardır; Karagöz'den nasıl yararlanırız? Karagöz'de KüÅŸteri Meydanı diye bir kavram vardır. KüÅŸteri Meydanı, birdenbire bir konak olabilir, bir gecekondu olabilir, bir balıkçı kahvesi olabilir... Seyirci onu kafasında canlandırır. Buradaki boÅŸluk, böyle bir imkan da saÄŸladı. Bir anlamda Tuz Gölü, bir KüÅŸteri Meydanı'dır.(...) Ne anlatayım size? DerviÅŸ Zaim'in 'Nokta'sını izleyin... Bu sütun o filmin derinliÄŸini ifadeye neden yetmez anlarsınız... Sırada Zeki Demirkubuz, (ÅŸayet kırmaz kabul ederse) Nuri Bilge Ceylan ve son dönem sinemamızın yüz akı diÄŸer isimler var... İZ'e teÅŸekkürler... Bu imkanı tanıdığı için...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.