Bahri Havadır bahri.havadir@aksam.com.tr

kategori2

Bir yiğit çıktı meydana

YiÄŸit Åžardan... Galatasaray Kulübü BaÅŸkan Yardımcısı...'
Ne kartvizit deÄŸil mi?
Vay vay vay...
AÄŸzından çıkan kanun olmalı kulüpte; her ÅŸeyi bilmeli.
Geçen hafta düzenlediÄŸi basın toplantısına medyanın ilgisi o yüzdendi.
'Bülent Korkmaz'la devam edebiliriz' dedi. Herkes de ÅŸaşırdı tabii. Ama BaÅŸkan Yardımcısı bu; dalga geçecek deÄŸildi ya!
Futbolu yönetenleri; yani BaÅŸkan Adnan Polat'ı, Haldun Üstünel'i, Adnan Sezgin'i, Murat YalçındaÄŸ'ı kendince rezil mi ediyordu yoksa! 'Siz hoca arayıp durun; ben söyledim söyleyeceÄŸimi' mi demek istiyordu acaba!
'Polat ne diyecek' diye beklerken merakla.
Demedi bir ÅŸey.
Öfkeliydi. BulunduÄŸu Madrid'den raconu kesti; 'Bülent'le yolları ayırın' dedi ve yollar ayrıldı.
Peki neydi Åžardan'ın derdi? Ne yapmak istedi? Koskoca BaÅŸkan Yardımcısı konuÅŸmasının üzerinden bir hafta bile geçmeden tekzip edilebilir mi?
1-Yönetim kurullarının bir namusu vardır. Orada konuÅŸulan orada kalır. Medya önünde makyajlı laflarla çalışma arkadaÅŸlarına geçirme yapılmaz.
2- YiÄŸit bey, 14 aydır görevdesiniz. Madem futbolu yönetenlerin icraatından memnun deÄŸilsiniz, neden o güne kadar sustunuz? Nerelerdeydiniz?
3- Siz yönetimde bir de mali iÅŸlerden sorumlusunuz. Yetkiniz var. Neden 2010 kongresine yakın bir zamanda bu çıkış yapma gereÄŸini duydunuz?
4-Yönetim kurulu 'O kulübün duruÅŸunu sergiler' deÄŸil mi? Yani 15-16 yöneticinin bir duruÅŸu olması gerekir ki, sahadaki 11 kiÅŸinin de bir duruÅŸu olsun. Size göre bir ahenk var mı?
5-Yönetim kurullarının bir planı, projesi, güvenilir bir mali tablosu vs, vs. olur. Bugünkü gazetelerdeki komikliÄŸe bakın (08.06.2009) Rijkaard'a 4 milyon Euro verildi, yönetim para arıyor diye. Para yoksa Rijkaard'a nasıl verildi ?
6-Bir yönetici düÅŸünün ki, Galatasaray Atlıspor Kulübü'ne bir iyilik yapıyor ama babasının ismini veriyor ?
Daha neler neler? Medyanın önünde 'Çok baÅŸlılık   var diyeceÄŸinize' önce kapalı kapılar ardında uzlaÅŸma saÄŸlayın. 
Acaba 2010 kongresi öncesinde aday olmanın nabız yoklamaları mı var diye de aklımdan geçmiyor deÄŸil.
Veya herkes çıksın medyanın önüne kim Haldun Üstünel'e kıl, kim Polat'tan nefret ediyor, kim YiÄŸit Åžardan'a tavır yapıyor, kim Sezgin'in varlığından rahatsız, kim aday olabilirim diyor açık açık konuÅŸsun ve bir daha herkes sonsuza kadar sussun.Çünkü bu açıklamalar, perde arkasından çevrilen oyunlar, imalı konuÅŸmalar Galatasaray'ı derinden yaralıyor.

KonuÅŸ Üstünel
Haldun Üstünel, konuÅŸmalı, hem de hiç vakit geçirmeden...
Çünkü çok iÅŸ bitiren Üstünel'in, net olarak isim verilmese bile 'Bülent Korkmaz ve Hasan ÅžaÅŸ'ın gönderilmesinde baÅŸrol oynadığı' her yerde tartışılıyor.
Yani Üstünel'i suçlayan suçlayana.
Hatta iÅŸi daha da çirkin boyutlara çekenler bile var.
Hatta tribünden gelmiÅŸ birinin, Galatasaray yöneticiliÄŸi koltuÄŸuna oturunca nasıl havaya girdiÄŸini, herkese nasıl tepeden baktığını iddia edenler bile var.
Tabi çamur at izi kalsın.
Tribünden gelmek suç mu?
24 saatte, 17 saat Galatasaray için çalışmak ayıp mı?
EÅŸini iki kızını, iÅŸini bir kenara bırakıp otel lobilerinde sabahlamak, Galatasaray için yeni formüller bulmak ters bir ÅŸey mi?
Rijkaard'ın aÄŸzından girip burnundan çıkarak ikna etmek kolay iÅŸ mi?
Saç uzatıp arkadan baÄŸlamak racona mı ters?
Ben Haldun Üstünel'e inananlardanım?
Ama herkes ben deÄŸil ki. İşte onun için konuÅŸ Üstünel konuÅŸ. KonuÅŸ ki konuÅŸanlar sussunlar artık, yoksa emeklerine yazık!

Rijkaard'ın arkasına geçmeyin!
Hagi'ye 'Ayhan Akbin'i yanına al' deyip de, sonra onu çılgına çevirenler.
Gerets'e 'Sana müthiÅŸ oyuncular alacağız' deyip de, sonra İnnamoto'yu transfer edenler.
Kalli'ye hiçbir ÅŸeyi yokken 'SaÄŸlığı bozuldu' deyip de el sallayanlar.
Skibbe'ye 'Çok sıcakkanlı bir Alman canım' deyip de 'Bu aÅŸçı iyi yemek yapamıyor' diye gönderenler.
Bülent Korkmaz gibi bir efsaneyi 'yanındayız' derken istifaya zorlayanlar.
Ve her ortamda her hocaya 'Sen işine devam et, biz senin arkandayız' diyenler.
Böyle bir ortamda Rijkaard gibi bir karizmanın geliÅŸine ÅŸahit olduk.
Lütfen artık Hagi'ye, Gerets'e, Kalli'ye, Skibbe'ye, Bülent Korkmaz'a söylenen gibi 'Arkandayız' denmesin Rijkaard'a.
Sağında, solunda, önünde olun olmasına da ne olur geçmeyin arkasına!
Özhan Canaydın'la baÅŸlayan bu 'Arkandayız' furyasında, arkasına geçilenlerin ne olduÄŸunu biz gördük.!
Onun için geçmeyin kimsenin arkasına, geçerseniz ne olacağını çok iyi biliriz.

Rijkaard'ı getirmek kolay mı?
Dünya futbolunun en önemli isimlerinden biridir Frank Rijkaard.
İkna edilip de getirilmesi kolay değil.
Bu yoklukta hem de.
Para nasıl verilecek; bunu
Sayın Polat ve Üstünel bilir. Gerçek ÅŸu ki; böyle birinin İstanbul'a getirtilip, imza attırılması rakipler açısından kıskanılacak bir durum. Rijkaard'ın, karizmasının Galatasaraylı futbolculara daha büyük bir ciddiyet getireceÄŸinden kuÅŸkum yok.
Hollandalı teknik adamla Madrid'deki görüÅŸmede futbolcuları anlatmışlar ona.
O da 'Dünya yıldızı almanıza gerek yok' demiÅŸ ve eklemiÅŸ:
'Üç transfer yeter. Milan Baros'un yanına forvet, bir de stoper almamız gerek.  
Abartmamıza gerek yok.'
Kewell'ı ve Milan Baros'u iyi tanıdığını, Lincoln ve Nonda'yı kampta tanıyacağını söylemiÅŸ. Hiçbir futbolcuyu kaybetmek istemediÄŸini, kimseye karşı da önyargılı olmadığını anlatmış. 'Yalnız iÅŸini ciddiye almayan, kaytaran, sürekli mazeret çıkaran futbolcuyu da istemem' demiÅŸ.
Bu sözler mutlu etmiÅŸ Adnan Polat'ı. 'İşte aradığımız hoca' demiÅŸ, Haldun Üstünel'e mutlulakla.
Bakalım ne gösterecek zaman? Nice mutluluklar.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3