Maçı izlerken, Deivid'in yerine saÄŸ kanada Mehmet Topuz girince, sol kanatta UÄŸur Boral'ın yerinde, Brezilya Milli takımının oyuncusu Santos'un olduÄŸunu düÅŸündüm. Orta dörtlünün göbeÄŸinde de Emre'nin yanında Cristian'ı oynattım.
Geçen sene en zayıf noktası orta sahası olan Fenerbahçe'nin bu sene o bölgesi taÅŸ gibi.
Kanatları çalışan, göbeÄŸi savaÅŸan bir dörtlü olacak havasını veriyor.
Deivid'e baktım. UÄŸur Boral ile birlikte oldukça moralleri bozuk. Deivid Türkiye'de altı yabancı sınırına takılacağı için huzursuz. Oyun içindeki hareketleri isteksiz. Güven vermeyen bir havada. Hastalık, sakatlık, kart cezası olmazsa, bu sezon on maç oynayamaz. 18'e bile girmesi zor. Aynı ÅŸekilde UÄŸur Boral da.
Bir ÅŸeyler yapmak istiyor, topu ayağında fazla tutup, çok çalıma kaçınca Daum'u bile kızdırıyor. Fenerbahçe'de al topu ayağına istediÄŸin gibi oyna dönemi bitti. Daum süratli, çabuk, tempolu futbol istiyor.
KoÅŸmuyor denen Alex bile bu sene formanın pahalı olduÄŸunun farkında ki, koÅŸuyor, pres yapıyor. Ayrıca bu orta saha Alex'i de koÅŸturur. Güiza'yı da. Daum bu futbolcuya o kadar çok güveniyor ki, sabah bir idmandan sonra bu maçta oynatarak ona 'Sen benim gol silahımsın' mesajını verdi..
Bilica düzeliyor. Kendine güven gelmeye baÅŸladı. Takımın havasına alıştı. Önder ile Bekir'e göre daha uyumlu. Kazım iki maçtır santrfor oynuyor. Çalım attıkça seyirci mest oluyor. Ama kulübede oturan teknik adamlar kızıyor. Çünkü ÅŸov deÄŸil, tek top, tempo istiyorlar.
Lig için umut saçan Fenerbahçe'ye güvenliÄŸi olmayan köy sahalarında maç yapmak hiç yakışmıyor. Büyük kulüpler üç kuruÅŸ para uÄŸruna organizatörlerin oyuncağı olmamalı. Sahaya giren seyircilerden birisi art niyetli olsa, futbolcuya yumruk atsa, sakatlasa ne olacak!
Bu çirkinliklere son verilmeli artık.