İş giderek çığrından çıkıyor...İş verdiÄŸimiz, maaşını ödediÄŸimiz, kendileri ve makamları için deÄŸil, resmen (kanunla belli) bizim için orada olan adamların bize yaptıklarına bakın...
DeÄŸil milletvekili ne baÅŸbakanın ne cumhurbaÅŸkanının ne de baÅŸka bir devlet görevlisinin, herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını aÅŸağılama, bağırma, tutuklatma hakkı yoktur...
Aksine vatandaşın bu devlet görevlilerini her zaman eleÅŸtirme, protesto etme yani yaptıkları iÅŸi beÄŸenmeme ve bunu belirtme hakkı vardır...
Çünkü neticede bunların yaptıkları bir iÅŸ...
İşveren sensin, biziz...
Yaptığı iÅŸi beÄŸenmediÄŸini söylemek en tabii hakkımız...
Bırak söylemeyi protesto etmeyi, kaşının üstünde gözün vardı, tam o sırada da baÅŸbakan oradan geçiyordu diye insanları gözaltına almaya baÅŸladılar...
Mesela...
Yarının vergi vererek bu ülkeyi ayakta tutacak insanları...
Gençler, üniversite öÄŸrencileri...
Üniversite harçlarını protesto ediyorlar...
En doğal hakları değil mi?
Annesi babası yıllardır devlete eÅŸek yüküyle vergi ödemiÅŸ gençlerin, eÄŸitimin eÅŸit ve parasız olmasını istemeleri en doÄŸal hakları deÄŸil mi?
Bunu istemeyene garip gözle bakmak deÄŸil mi normal olanı?
Peki bunu söyleyince ne oluyor o gençlere?
Önce İzmir'de, sonra İstanbul'da...
Harçları protesto eden gençlere dayak, biber gazı, tekme, cop...
Niye?
Parasız üniversite istediler diye?
Peki bunu deÄŸil de mesela imam hatip mezunu olup katsayı protestosu yapınca ne oluyor bu gençlere?
Hiç...
Ya da Topkapı Sarayı'nın önünde naralar atıp, afiÅŸ parçalayıp, bir konser izlemeye gelenleri linç etmek için Gülhane'ye doÄŸru koÅŸarken?
Yine hiç...
BaÅŸbakan yanlarından konvoyla geçerken konser izleyen ve metalci hareketi yapan gençlere ne oluyor mesela?
Önce baÅŸbakanın korumaları, sonra karakol polisleri gözaltına alıyor onları...
21 saat sorgu, nezaret, savcılık...
Ne hakla?
Hangi kanunla...
Başbakana saygısızlıkmış...
Diyelim ki o el hareketini başbakana yaptılar?
Ne yazar?
BaÅŸbakan memur deÄŸil mi?
Devlet için, dolayısıyla millet için yani o çocuklar için çalışmıyor mu?
Kutsal mı?
Bu kadar mı dokunulamaz, hakkında konuşulamaz?
Bu kadar mı kendini kaybetmiÅŸ BaÅŸbakan ve yanında dolaÅŸan korumalar, devlet güçleri?
Erzurum'da bir karı koca...
Çocukları onların söylediÄŸine göre hastane görevlilerinin ihmali yüzünden 2007'de ölmüÅŸ...
Kimse ilgilenmemiÅŸ...
Adalet iÅŸlememiÅŸ...
Mektup yazmışlar, Erzurum'a gelen Cumhurbaşkanı'na verecekler...
Öyle aniden yola fırlama, cumhurbaÅŸkanının önüne atlama falan yok...
Durumu gidip tören alanındaki polise anlatıp yardım istiyorlar...
Polis ne yapıyor?
Gözaltına alıp karakola götürüyor...
Cumhurbaşkanı Erzurum'dan ayrılana kadar bırakmıyor...
Ne için?
Cumhurbaşkanı rahatsız olmasın diye mi?
Beyefendinin itibarı zarar görmesin diye mi?
O bir devlet görevlisi deÄŸil mi?
Devletin varlığının sebebi vatandaşa hizmet değil mi?
Cumhurbaşkanı bir devlet memuru değil mi?
Çocuklarının ölümünün soruÅŸturulmasını isteyen sade vatandaÅŸ derdini bir devlet memuruna anlatamayacak mı?
Artık iÅŸin suyu çıktı...
Devlet niye var, devlette çalışanın asıl amacı ne iyice karıştı...
Kendini kaybetmiÅŸ, eleÅŸtiriye tahammülü olmayan, kendini hizmetinde olduÄŸu vatandaÅŸtan üstün gören adamların yönettiÄŸi bir ülke olduk...
Bu tür adamları seçip, size saygılı davrananları alaÅŸağı eden siz olduÄŸunuza göre bence hiç ÅŸikayet etmeyin...
Daha başınıza gelecek çok ÅŸey var.
Gün gelecek...
Başınızı kaldırdınız diye bile hemen tepenize vuracaklar...
İş oraya doğru gidiyor...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.