GeçtiÄŸimiz günlerde açıkladık. Artık ABD istatistiklerini takip ettiÄŸimiz kadar, ÅŸimdi Almanya ve euro bölgesi istatistiklerini de çok yakından takip etmeye baÅŸlayacağız. Çünkü artık sıra AB ve Almanya'nın toparlanmaya baÅŸlamasına geldi. EÄŸer AB ve Almanya genelinde de Amerika'da açıkça görülen tersine dönüÅŸ trendi gündeme gelirse, Türkiye uzun zamandır beklediÄŸi dış talep artışını yaÅŸayabilir. Bu önemli, çünkü sadece iç talebi kamu harcaması ile arttırma çabası kamunun payının toplam tüketim ve toplam yatırımdaki küçüklüÄŸü nedeni ile, büyük etki yaratamıyor.
Dün Almanya analizlerine baÅŸladık ve Almanya'nın duvarın yıkılmasından sonraki 20'nci yılını kutlarken, sosyal ve ekonomik yapısına dair tarihsel bir girizgah yaptık.
Sıra ekonomiye geldi. Ancak Almanya'da bugün ilk bakışta bile derhal gözüken, ilginç bir durum var. Åžu andaki cari durum deÄŸerlendirmeleri oldukça kötü, çünkü Almanya'nın üretim ve ihracatının temeli olan sanayi üretimindeki makine ve teçhizat üretimi ve ihracatı inanılmaz bir talep zafiyeti yaÅŸamakta ve göçmüÅŸ durumda.
Bir sayısal açıklama vermek gerekirse, 2005 yılında 100 deÄŸeri alan reel (enflasyondan ayıklanmış) makine ve teçhizat sipariÅŸ endeksi (Auftrageingang in Maschinenbau) 2007 yılı aralık ayında 148.7 deÄŸerine çıktıktan sonra hızla düÅŸmüÅŸ ve 2009 Haziran ayı sonunda 64.5 deÄŸerine inmiÅŸ bulunuyor. Bu sektör ÅŸu anda sadece yüzde 69 kapasite ile çalışmakta. Haziran 2009 sonunda sipariÅŸler bir evvelki yıl haziran ayına göre yüzde 46 düÅŸmüÅŸ. Bu sektör 2008 yılında 194 milyar euro üretim yapan ve bir milyon kiÅŸiyi istihdam eden bir sektördü. Åžu anda ise 60 bin civarında çalışan iÅŸten çıkarılmış bulunuyor.
Buna karşılık Almanya'daki beklenti endeksleri geleceÄŸe dönük deÄŸerlendirmelerde son derece iyimser çıkmakta. Neden ? Çünkü tüm çöküÅŸe raÄŸmen ve Almanya'nın 2009 için yüzde 6 civarında daralması öngörüleri de ortada dururken Almanya henüz global kriz kökenli dramatik, yani çok fazla genel iÅŸsizlik artışı yaÅŸamamış durumda.
Hemen sayılara bakalım.
Almanya'da yılbaşı ve yıl sonunda iÅŸsizlik artar. Yani bizde olana benzer bir yıl içi mevsimlik dalgalanma trendi vardır. Ancak global kriz baÅŸlamadan evvel Almanya'da iÅŸsizlik sayıları trend olarak hızla azalmakta idi.
Federal Çalışma Bakanlığı'nın resmi verilerine göre 2005 yılındaki 38.5 milyon civarındaki çalışabilir yaÅŸtaki iÅŸgücü (Erwerbstaetige), 2009 yılı ortasında 40.2 milyon kiÅŸiye çıkmış bulunuyordu (nüfus 80 milyon kiÅŸi).
İşsizlik sayıları ise 2005 sonunda 5.01 milyon kiÅŸi iken, 2006 yılı sonunda 4.284, 2007 sonunda 3.659, 2008 sonunda 3.489 milyon kiÅŸi deÄŸerine düÅŸmüÅŸtü. Yani 2009 yılına kadar Almanya'da iÅŸsiz sayısı azalıyordu.
Global kriz devreye girdikten sonra, 2009 yılı temmuz ayı sonunda ise iÅŸsiz sayısı 52 bin kiÅŸi artarak, hafifçe yükseldi ve 3.462 milyon kiÅŸi olarak tespit edildi. Yani Almanya global kriz kökenli iÅŸsizliÄŸi yeni yeni hissetmeye baÅŸladı. Temmuz ayında iÅŸsizlik oranı bir evvelki yıla göre (bu son veri ile) sadece yüzde 0.5 artarak yüzde 8.2 düzeyine yükseldi.
İstihdamın çok büyük düÅŸüÅŸ yaÅŸamamasının arkasında tabii hükümetin desteÄŸi, yani 'kısa süreli istihdam' teÅŸvikleri var. Åžu anda Almanya'da 1.4 milyon kiÅŸi kısa vadeli istihdam desteÄŸi çerçevesinde çalışmakta. Devlet 2009 yılının bütününde bu desteÄŸe 5.1 milyar euro finansman saÄŸlamayı planlamış ama yedi ay sonrasında da iÅŸsizlik sigortası kurumları 11.7 milyar euro açık vermekte. Devlet ÅŸirketlere kısa vadeli istihdamı uzun vadeye çevirmeleri için de baskı yapmakta!
Yarın Almanya incelemelerine devam edeceğiz.