Ali Ulusoy ali.ulusoy@aksam.com.tr

kategori2

Kürt sorununun 'Siyasi-Hukuki paradoksu'

Hükümetin Kürt sorununun çözümüne yönelik son günlerdeki giriÅŸimleri yoÄŸun polemik konusu oldu.
Sorunun siyasi boyutu ile hukuki boyutunun ayrıştırılmaması kamuoyunda ve vatandaÅŸlar gözünde büyük bir karmaÅŸa yaratmakta. Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde patlak veren Türk-Kürt gerginliÄŸi örneÄŸinde olduÄŸu gibi, bu karmaÅŸa vatandaÅŸların psikolojisi üzerinde anında etki yaratabiliyor.
İşin siyasi boyutunda daha en baÅŸtan yapılan yöntem hataları dikkat çekici. ÖrneÄŸin Kürt Çalıştayı için Polis Akademisi'nin seçilmesi. EÄŸer soruna salt akademik açıdan yaklaÅŸmak için orası seçildi ise, niye akademisyenler deÄŸil de gazeteciler çaÄŸrıldı? Akademisyen kökenliler dahi gazeteci kimlikleriyle davet edildi. Salt gazetecilerin çaÄŸrıldığı bir toplantının 'akademik' deÄŸil 'siyasi' niteliÄŸi ön plana çıkacağına göre, hele bunun gibi hassas konuların siyasi boyutta tartışılması için Polis Akademisi uygun bir yer midir? Polis ve askerin siyasi tartışmaların dışında tutulması ve siyasi polemiklere dahil edilmemesi hep arzulanan bir ÅŸey deÄŸil midir? Polis bu iÅŸin siyasi boyutunda niçin araç olarak kullanılıyor, anlamak mümkün deÄŸil.
Sorunun siyasi boyutuna iliÅŸkin ÅŸimdiye kadar DTP ve MHP tarafları dışında hiç kimseden somut bir öneri duyamadım. MHP'nin tavrının etnik terörü daha fazla kolluk önlemleriyle sertçe bastırmak ve hak taleplerinde statüko dışına çıkmamak yönünde olduÄŸu anlaşılıyor. Muhtemelen halkın çoÄŸunluÄŸunun yaklaşımı da bu yönde.
DTP'nin çözümünün ise, Kürt kimliÄŸinin anayasal düzeyde hem de Türk kimliÄŸi ile eÅŸit düzeyde tanınması ve GüneydoÄŸu'ya tam anlamıyla siyasi olmasa da idari anlamda özerklik tanınması yönünde olduÄŸu da bir sır deÄŸil. Bunun hukuki tercümesi ise ÅŸu: Ülkeyi  görünürde 'üniter', gerçekte 'federal' bir yapıya dönüÅŸtürmek. Yani 'arkadan dolanıp çaktırmadan iki puan alarak', fiilen federal çözümü dayatmak!
Gerçekçi olmak gerekirse bu sorunun sadece üç somut çözümü olası görünüyor:  Statüko, (doÄŸrudan veya dolaylı) Federalizm veya 'Dostça ayrılık' çözümü. Bunların ara versiyonları olarak sunulacak her çözüm önerisi er ya da geç bunların birine doÄŸru evrilecek. Hangisinin tercih edileceÄŸini de eninde sonunda halkın çoÄŸunluÄŸunun vicdanı belirleyecek.
Konuya bir de hukuki boyuttan bakarsak, en azından kısa ve orta vadede doÄŸrudan veya dolaylı 'Federalizm' ya da 'Dostça ayrılık' anlamına gelecek çözümler hukuken olanaksız. Çünkü Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi dahil bu yönde yapılacak her düzenleme Anayasa'nın ilk üç maddesine aykırı olacak.
İşte Kürt sorununun 'Siyasi-Hukuki paradoksu' burada. Uzun vadede belki. Ama kısa-orta vadede bu 'paradokstan' kaçış yok.  Son günlerdeki 'puslu hava'yı arkasına alarak, arkadan dolanıp fiili federal çözüm dayatmaya çalışanlara kötü haberim bu...
NOT ve ÖZÜR: Kürt Çalıştayı'na iliÅŸkin geçen yazımda Zühtü Arslan'a iliÅŸkin tespitimde derdimi iyi ifade edemediÄŸim anlaşılıyor.  Kendisinin herhangi bir cemaatle iliÅŸkisini ima etme gibi bir niyetim kesinlikle yoktu. Öyle algılandıysa düzeltir özür dilerim. Atilla Yayla'yı kırdığım için de üzgünüm. Ama yazdıklarım samimi düÅŸüncelerimdi. 'Kripto Arap milliyetçisi türkofob' ipliÄŸini pazara çıkardığım Mithat Sancar ise Taraf'taki köÅŸesinde bana bir ağız dolusu küfür etmiÅŸ. Seviyesine inebilecek kadar alçalamayacağımdan cevap vermeye deÄŸer görmüyor; küfürlerini kendisine iade etmekle yetiniyorum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3