AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-08-10

kategori2

Hoca dönüyor mu?

Dün medyada bir haber: 'Ve, Erbakan siyasete geri dönüyor...'
Önce şaşırdım. Sonra üzüldüm... Sonra da durup düşündüm.
Gelin bu habere, detayına, sunuluş biçimine bakıp soğukkanlı bir şekilde beraber düşünelim.
Saadet Partisi 29 Mart'ta adından en çok söz ettiren parti oldu mu?
Oldu.
Neden?
Saadet Partisi Türkiye'nin siyasi haritasından silinmişti. Partinin başına Numan Kurtulmuş seçildi. Tabana, teşkilata özgüven geldi... Kapsamlı bir plan ve çalışma yaptılar... Başarılı oldular.
AKP'ye yönelik şüphe artar, 'iman' zayıflarken Saadet'in başarısı ciddi bir etki yarattı.
Peki, Numan Kurtulmuş nasıl
bir imaj çizdi?
Dürüst, samimi, özgüveni olan,
 karizmatik...
Mesele sadece imajda mı kaldı?
Hayır, partinin söylemi de değişti... Mesela bu seçimde Bekaroğlu öylesi bir çalışma yaptı ki AKP teşkilatı 'savunma' pozisyonuna geçmek durumunda kaldı.
Hedef neydi?
'Saadet'in oyları yüzde yüz artacak. Seçimden sonra en çok konuşulan parti biz olacağız... Fark yaratılacak.'
Hedef tuttu mu?
Tuttu...
Sayın Başbakan'ın, 'CHP'nin ne aldığı önemli değil. Saadet yüzde 5'i geçerse çok sıkıntı olur...' dediğini, sağlam bir kaynaktan duymadım değil...
Siyaset, sosyal psikolojiyi orkestre edebilmektir.
30 Mart gününden bu yana Numan Kurtulmuş ile kamuoyu arasında çok etkili bir iletişim kanalı açıldı. AKP tabanında, teşkilatında, hatta normalde 'Saadet'e asla oy vermeyecek bir kitlede Numan Kurtulmuş ismi farklı yankılanıyor. Şimdi dönüp, bu haberin detaylarına bakalım:
'Kayıp trilyon' davasından mahkum olan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından cezası affedilen eski Başbakan ve kapatılan Refah Partisi'nin (RP) son genel başkanı Necmettin Erbakan, siyasi yasağının Ankara 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırılması üzerine, siyasete dönüyor. Saadet Partisi'nde (SP) aktif siyaset yapacağı öğrenilen 83 yaşındaki Erbakan için 'SP Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı' formülünün uygulanması bekleniyor. Erbakan bu formülü kabul ederse, Genel Başkan'dan daha geniş yetkilere sahip olacak.
Bu cümleleri okuyan belli kesimlerin ilk tepkisi ne olmuştur?
Şayet Saadet'e oy verdiyseniz, büyük bir hayal kırıklığı...
Ufak ufak Saadet'i düşünmeye başlayan AKP'li için, 'Yahu, hoca ve eski tüfekler dönerse gene barajı geçemezler iyisi mi ben burada takılayım...'
Süngüsü düşen ve 2011'i kara kara düşünen AKP eliti için, 'Şahane bir haber... AKP tabanından Saadet'e kayma olmaz...'
Türkiye'nin dört bir yanında, 'Karun'laşma imkanlarını elinin tersiyle itip, mahallesini terk etmeyen, davanın aynı söylemle ama yeni bir enerji ile tekrar tutuşmasından muazzam bir güç alan yığınlar için, 'Ya Numan Bey giderse?'
Görüşüm ne?
Bence bu haber çok zekice tasarlanmış ve psikolojik efekti düşünülerek çıkartılmış duruyor.
Şayet bu doğruysa... Yani Erbakan, 'geniş yetkilerle' tekrar hareketin başına geçerse... (ki Allah uzun ömürler versin, yürüme zorluğu çeken; sağlık sorunları olan 80 küsur yaşında bir insandan bahsediyoruz...) 'Milli Görüş' hareketine değil Türkiye'ye zarar verir.
Bu arada, bir adım geri çekilip bakınca, bu haberin-doğru veya yanlış- Numan Kurtulmuş'un gücüne katkı sağladığını görebiliyorum.
Üzgünüm Leyla...