AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-08-10

kategori2

Bürokrasinin tek rakibi THY(!)

TBMM'de soru önergelerinin ilgili Bakanlık tarafından oldukça geç cevaplanmasına alışığız. 'Geç ama ne kadar geç olabilir?' diye sorarsanız, işte orası biraz karışık. İçişleri Bakanlığı'nın bu konuda bir rekoru bulunuyor. Hemen anlatayım:
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İçişleri Bakanlığı'na bir soru önergesi verdi. İstanbul Valisi Muammer Güler'in isminin kaç okul ve caddeye verildiğini merak eden İnce'nin soru önergesi verdiği gün, tam olarak 6 Mayıs 2008'i gösteriyordu. Bakanlık, yasa gereği soru önergesini İstanbul Valiliği'ne gönderdi. Valilik de üzerine düşeni yaptı ve 29 Mayıs 2008 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na Güler'in ismini taşıyan okul ve sokakların listesini gönderdi.
İşte tam bu noktadan sonra işler karıştı.
Günler günleri, aylar ayları kovaladı. CHP Milletvekili Muharrem İnce'ye soru önergesinin yanıtı, 20 Mart 2009 tarihinde ulaştı. Yani tam tamına 11 ay sonra!
İşin en komik tarafı ise İçişleri Bakanlığı ile TBMM arasındaki yürüme mesafesinin neredeyse 5 dakika olması. İki bina karşı karşıya.
CHP'li İnce, bu defa soru önergesinin cevabını siyasi olarak kullanmadı, geliş tarihini eleştiri konusu yaptı. İnce, 'Hızlı tren yapıyorlar, ama 5 dakika mesafeye bir cevabı ulaştıramıyorlar. Maille atsalar 5 saniye. Onu bıraktım karıncaya verseler 10 ayda çoktan gelmişti' diyor.
Bürokrasinin acilen internete geçiş yapması şart gibi görünüyor.

Bağış yapıp, evsiz
kalan genel başkan

Ankara'da siyaset yine ısınmaya başladı.
Bir yandan Abdüllatif Şener yeni partisi ile yola çıktı, diğer yandan 'merkez sağ' bir dönüşüm sürecine girdi. Merkez sağın en ünlü ve bize her zaman haber çıkaran partisi Demokrat Parti de bu süreçte Hüsamettin Cindoruk ile siyasi arenaya katılma kararı aldı.
Siyaset kadar siyasetçilerin de hayatının yeniden değiştiği bir dönemdeyiz. Mesela DP'nin eski Genel Başkanı Süleyman Soylu evine, yani İstanbul'a dönerken, Cindoruk da tekrar Başkent'e taşınıyor. Ancak Sayın Cindoruk'un kıyıda köşede kalan, bir o kadar da hoş 'ev hikayesini' hatırlatmak istedim. Cindoruk yıllarca Ankara Emek'te bulunan kendisine ait evde yaşadı. Ancak siyasete noktayı koyduktan sonra -yani en azından o dönem- hoş bir karar alıp evini Türk Eğitim Vakfı'na bağışladı. Geçtiğimiz ay Ankara'ya geldiğinde ise doğal olarak bir evi yoktu.
Şu sıralar eşiyle birlikte Birlik Mahallesi'nde kiraladıkları evi düzene sokmaya çalışıyor.
Yine de evi olmasa da kararından dolayı hala mutlu olduğunu yakın çevresiyle paylaşıyor.

Zorla albüm
çıkaran siyasetçi

'SarI saçlım mavi gözlüm' isimli şarkı özellikle Cumhuriyet mitingleri döneminde meşhur oldu. Ardından Deniz Baykal'ın katıldığı CHP mitinglerinde tüm Türkiye'ye yayılınca, ününe ün kattı. Atatürk'ü seven herkesin diline takılan meşhur şarkının sahibi de aslında bir o kadar ünlü: Eski Milletvekili, CHP Parti Meclisi üyesi Faruk Demir. Ancak Demir bir yandan sevinirken bir yandan da biraz şanssızlık yaşadı. Çünkü artık kendisini ismiyle tanıyanların yerini, 'aaa sarı saçlı mavi gözlümü söyleyen sanatçı' diyenler aldı.
Şarkı internet üzerinden de indirme rekoru kırınca, Demir sonunda pes etti. Baskılara dayanamayıp bu ünlü şarkının albümünü çıkarmak zorunda kaldı.