AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-08-10

kategori2

Transferler bazılarının moralini bozmuş

Maçı izlerken, Deivid'in yerine sağ kanada Mehmet Topuz girince, sol kanatta Uğur Boral'ın yerinde, Brezilya Milli takımının oyuncusu Santos'un olduğunu düşündüm. Orta dörtlünün göbeğinde de Emre'nin yanında Cristian'ı oynattım.
Geçen sene en zayıf noktası orta sahası olan Fenerbahçe'nin bu sene o bölgesi taş gibi.
Kanatları çalışan, göbeği savaşan bir dörtlü olacak havasını veriyor.
Deivid'e baktım. Uğur Boral ile birlikte oldukça moralleri bozuk. Deivid Türkiye'de altı yabancı sınırına takılacağı için huzursuz. Oyun içindeki hareketleri isteksiz. Güven vermeyen bir havada. Hastalık, sakatlık, kart cezası olmazsa, bu sezon on maç oynayamaz. 18'e bile girmesi zor. Aynı şekilde Uğur Boral da.
Bir şeyler yapmak istiyor, topu ayağında fazla tutup, çok çalıma kaçınca Daum'u bile kızdırıyor. Fenerbahçe'de al topu ayağına istediğin gibi oyna dönemi bitti. Daum süratli, çabuk, tempolu futbol istiyor.
Koşmuyor denen Alex bile bu sene formanın pahalı olduğunun farkında ki, koşuyor, pres yapıyor. Ayrıca bu orta saha Alex'i de koşturur. Güiza'yı da. Daum bu futbolcuya o kadar çok güveniyor ki, sabah bir idmandan sonra bu maçta oynatarak ona 'Sen benim gol silahımsın' mesajını verdi..
Bilica düzeliyor. Kendine güven gelmeye başladı. Takımın havasına alıştı. Önder ile Bekir'e göre daha uyumlu. Kazım iki maçtır santrfor oynuyor. Çalım attıkça seyirci mest oluyor. Ama kulübede oturan teknik adamlar kızıyor. Çünkü şov değil, tek top, tempo istiyorlar.
Lig için umut saçan Fenerbahçe'ye güvenliği olmayan köy sahalarında maç yapmak hiç yakışmıyor. Büyük kulüpler üç kuruş para uğruna organizatörlerin oyuncağı olmamalı. Sahaya giren seyircilerden birisi art niyetli olsa, futbolcuya yumruk atsa, sakatlasa ne olacak!
Bu çirkinliklere son verilmeli artık.