AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-08-10

kategori2

Öcalan Mandela olur mu?

Gökçeada'da Yakamoz adlı bir otelin restoranındayım. Ege'de bir gün daha batıyor ve Yakamoz'un manzarası muhteşem...
Bir köşeye ilişip gözalıcı bir beyazdan usulca kavuniçine dönüşen güneşi, o ışıkların denizin yüzeyinde yarattığı sayısız kıpırtıları fotoğraflıyorum...
Tam bu sırada iki genç insan geliyor. Sohbete dalıyoruz... Her ikisi de son iki yıldır Türkiye'nin Güneydoğu'sunda hekimlik yapmışlar...
Konuştuğumuz saatlerde Erdoğan-Türk görüşmesinin ayrıntıları geliyor...
Dönüp bana bakıyorlar, 'Mümkün mü gerçekten? Gerçekten Öcalan'ı Mandela mı yapacaklar? Akan onca kandan sonra böylesi bir oldu bittiyle bu mümkün mü?'
Sonra hekimlerden biri Aktütün
baskını sırasında bölgede görevli olduğunu anlatıyor.
Çatışmada göğsünden giren bir kurşunla diyaframı parçalanan bir eri nasıl kurtardığını anlatıyor.
Tam 400 gün geçirmiş orada... Dönüp Ankara'ya gelmiş, 'Bayraklara baktım uzun uzun...' diyerek hüzünle anlatıyor...
Ne tuhaf değil mi bu satırları yazarken bile, bir hekimin bayrağa bakarken ne hissettiğini aktarırken, faşist damgası yiyeceğimi düşünüyorum...
Bayrak sevgisinden bahset,
yaftan hazır...
Oysa bu bayrağa, bazı 'büyük' edebiyatçıların' yaptığı gibi edebiyattaki gücümü kullanarak usturupla küfretsem entel sofralarında övgü ile anılacağım.
Dönelim aktörlere...
Ahmet Türk'ün umudunu paylaşmıyorum. Taleplerinin özü, Öcalan'a özgürlüktür.
Bu mümkün mü? Toplumsal mutabakat olmadan imkansız. Bunun için ise çok ama çok erken... Sokağa çıktığınızda, halkın arasına girdiğinizde, dar çevrelerden, mahallelerden çıktığınızda göreceğiniz tamamen ayrışmış, zihnen vicdanen kopmuş bir sokaktır.
Bakın internet sitelerindeki okuyucu yorumları benim için turnusol kağıdı gibi...
Tek bir makul yorum bulmak
 mümkün mü...
'Kürt açılımı' yazın. Çıkan haberlerdeki yorumlara bakın. Kuduruk bir söylem... Kürt'ü ayrı, Türk'ü ayrı ama aynı kuduruklukta, gözü dönmüşlükte... Bu mu sosyal barış? Bu mu mutabakat?
Amerika istedi... Kürt petrolü kuzeyden çıksın. Barzani ve Talabani'yi Araplar'dan, Şiilerden koruyalım... Kim korusun? Türkiye korusun...
Mesele dış dinamiklerin güdümünde iken bu sorun bu ikiyüzlü söylemle çözülmez; maalesef çözülemez.
Öcalan'ı, samimiyetsiz ikiyüzlü politikalarla, sırf ABD çıkarları konjonktür icabı öyle gerektirdi diye, Mandela yapacağız diye yola çıkmak, bunu da millete 'Kürt açılımı' diye yutturmak... İnanın olacak gibi değil.
Gerçekten ürkütücü bir kabus senaryosu görüyorum.