AKŞAM GAZETESİ | TEKNOLOJI | 16 AĞUSTOS 2009, PAZAR

Teknoloji medyayı vezir de eder, rezil de

Teknoloji yazılarına bir süre ara verdim ya Hıncal Uluç, Oray Eğin, Haşmet Babaoğlu ve Mehmet Barlas ortalığı boş buldular, teknolojik gelişmeler gazeteciliği nasıl etkiliyor hararetle tartışıyorlar.

Mehmet Barlas'ı bilmiyorum ama Hıncal Uluç'un, Oray Eğin'in, Haşmet Babaoğlu'nun ilk yazımdan bu tartışmaya balıklama dalmama sevineceklerini biliyorum. Fikirlerini destekleyeceğim için değil tartışırken aralarında beni de görmekten mutlu olacaklarını bildiğim için...
Zaten bu tartışmada fikir olarak sevgili dostlarımdan çok sevgili meslek büyüğüm Mehmet Barlas'a daha yakınım. Öte yandan Uluç'un da, Eğin'in de, Babaoğlu'nun da haklı olduğu yanlar var.
Örneğin Hıncal Uluç'un İnternet, dizüstü bilgisayar ve 3G gibi iletişim teknolojilerinin medyada kalite düşüşüne yol açtığı savına gönülden katılıyorum. Ancak bu kötüye gidişin nedeni gelişen teknoloji değil, teknolojiyi kullanış biçimimiz.
Teknoloji bir araç sadece. Bu aracın nasıl kullanılacağını ise yeni teknolojiyi kullanmaya başlayan toplumun ve o toplumu oluşturan bireylerin kültür düzeyi belirliyor.
AkŞam'da yeni başladığım yazılarımda İnternet'in sağladığı okurla etkileşim kurma olanağını sonuna kadar kullanmak niyetindeyim. Bu amaçla Friendfeed.com sitesinde bir sayfa açtım. Friendfeed.com/yurtsan adresinden ulaşabileceğiniz sayfada AkŞam'daki ilk yazımda teknoloji-medya ilişkisini yazacağımı duyurdum ve okurlardan katkılarını talep ettim. İşte bazıları...
Aykut Bal: Eğer gazeteciler teknolojiyle beraber vizyonlarını değiştiremezse bu olaydan kötü etkilenirler, ama doğru hamleleri yaparlarsa avantaja da çevirebilirler. Teknoloji sayesinde işlerin kolaylaşması bir çok işi ayağa düşürebiliyor. Teknolojiyle birlikte gazetecilik yapmak artık daha kolay bir meslek.
Dr. Hakan Gök: Teknolojinin gazeteciliğe fiziksel olarak etkisi; çok da uzak olmayan bir zamanda kağıt kullanılmayacak olması. Ormanlar kurtulacak. Gazeteciler tahminimce önümüzdeki 10 yıllık perspektifte bunu dikkate alarak açılımlarını gözden geçirmeli derim...
Mobil Adam: 'Teknoloji-gazetecilik' ilişkisinin 'teknoloji-herhangi bir iş alanı' ilişkisinden çok da farklı olmadığını düşünüyorum. Her iş için artısı olan teknoloji o iş alanındaki bazı noktalarda da tembelliğe itiyor. Bugün ayakkabı üretimi yapan adamların eline deri, çekiç verip hadi yap desen bön bön bakarlar, ama bu onların yanlış bir şey yaptıkları anlamına gelmez. Onların malının alıcısı olduğu gibi elle dikilen ayakkabıların da özel alıcısı vardır. Benzeri gazetecilikte de şu an için geçerli.
Bu fikirlerin tümüne katılıyorum ama Hıncal Uluç'un ortaya attığı medyadaki genel kalitesizleşmenin nedeni teknolojidir savının daha bol bol tartışılması gereken bir sav olduğunu düşünüyorum.
Türk medyasındaki sorunun, teknolojiden kazanılan zaman ve kaynağın kötü kullanılmasından kaynaklandığı fikrindeyim. Teknoloji maliyetlerin düşürülmesinde kullanılırken, çıkan ürünün kalitesini artırmak için kullanılmıyor. Bu da Aykut Bal'ın ve MobilAdam'ın da dikkat çektiği gibi sadece gazetecilik değil tüm iş alanlarındaki temel bir sorun. Ancak bence evrensel olmaktan çok Türkiye'ye özgü bir sorun.
Türk medyası teknolojinin sağladığı olanakları kötüye kullanıyor. Teknolojinin sağladığı vakit, kaynak ve kolaylığı aynı işi aynı insan kaynağıyla daha kaliteli yapmak için kullanmaya çalışmak yerine, aynı işi daha az ve kalitesiz insan kaynağıyla yapmaya çalışıyor. Sonuçta da kalite kaçınılmaz olarak düşüyor. Dolayısıyla haklısın Hıncal Abi, teknolojiyle birlikte Türk medyasında hızlı bir kalite düşüşü yaşandı. Ama Mehmet Barlas da haklı. Bu düşüşün nedeni değil, aracı teknoloji. Sorumlu teknolojideki gelişmeler değil, bu gelişmeleri kötü kullanan insanlar.


Yurtsan Atakan