Show TV, Kanal D, ATV, Star, NTV, CNN Türk gibi hiç de fena olmayan kanallarımız varken BeÅŸar Esad çıksa ve 'Müjde! Suriye devlet televizyonu Türkçe yayına baÅŸlıyor. Hem buradaki Türkmenler hem de Türkiye bizi izleyecek' mealinde bir konuÅŸma yapsa ne düÅŸünürsünüz?
'Suriye saÄŸ olsun, büyük bir boÅŸluk dolduracak. Biz artık Show TV deÄŸil, Addaonuia-2 TV seyrederiz' mi dersiniz? Yoksa gülüp geçer misiniz?
***
Peki bu fiktif ve komik varsayımın BaÅŸbakan'ın önceki gün 'müjdelediÄŸi' 'TRT'nin Arapça yayına baÅŸlaması' haberinden ne farkı var? Bu haber kimi, neden heyecanlandırsın? Onlarca renkli ve hareketli Arap kanalı varken Hatay ve Mardin'deki Arapça konuÅŸanlar ile Arap ülkeleri sakinleri niçin TRT'nin o didaktik ve 20 yıl öncesinin yayınına raÄŸbet etsin?
***
Kürtçe televizyon tamam, Ermenice'yi de anladık. Bu ikisinin anlamı hizmetten ziyade sembolik. TRT-ÅžeÅŸ'i kimse yayıncılık baÅŸarısı için izlemiyor. Yıllarca 'uzaylı' muamelesi gören bir dili resmi kanalda legalize ettiÄŸi için onun varlığından mutlu oluyor.
***
Keza önümüzdeki aylarda yayına baÅŸlayacağı söylenen Ermenice radyo ve televizyon da öyle. Gerçi bu topraklardaki Ermenileri ya yok ettik ya da gönderdik ama Ermenice bir yayının hem buradaki birkaç yüz binlik topluluk, hem de Ermenistan için anlamı büyük olacaktır.
***
Ancak 'demokratik açılım' olarak görülen yayın paketi içinde Arapça'nın yeri var mı? Bu ülkede Arapça konuÅŸamamaktan ÅŸikayet eden bir topluluk var da bizim mi haberimiz yok?
***
Peki ya Farsça? DuyduÄŸumuza göre Ermenice'yi Farsça yayın takip edecekmiÅŸ. TRT, Kürtçe programlarda bile eleman eksiÄŸi nedeniyle zorlanırken tüm bu 'OrtadoÄŸulular arası yayın yelpazesini' nasıl gerçekleÅŸtirecek?
***
Devlet televizyonunun kendini 'El Cezire' gibi konumlandırmaya baÅŸlaması komik. El Cezire bu iÅŸi dev bir kadro ve müthiÅŸ bütçelerle yapıyor. CNN'le yarışıyor, dünya çapında bir yayın kotarıyor. Üstelik gücünü de İngilizce yayından alıyor.
***
Bizimkiler ya hakikaten televizyonculuk açısından iyi bir ÅŸeyler yaptıkları yanılgısı içindeler (ki TRT-ÅžeÅŸ'e birkaç dakika bakmak bile böyle olmadığını anlamak için mümkün) ya da ortada baÅŸka bir hesap var.
***
O hesap da ÅŸu: televizyonculuÄŸun temeli 'story-telling' yani hikaye anlatıcılığı. Hikayeyi anlatan bir nevi tanrı pozisyonunda. Dünyayı istediÄŸi gibi ÅŸekillendiriyor, istediÄŸine ışık tutup istemediÄŸini yok sayıyor. Televizyonların toplulukları etkileme güçleri de buradan geliyor. ABD kendi kültürünü dünyanın dört bir yanına sinema ve televizyon kanalları yardımıyla götürdü.
**
Åžimdi Türkiye'nin amacı OrtadoÄŸu'ya kendi bakışını, kimliÄŸini ve kültürünü götürmek. Nüfuzunu kuvvetlendirmek için OrtadoÄŸu halklarının kendine ait deÄŸerlere aÅŸina olmasını istiyor.
***
Arapça ve Farsça yayınların baÅŸlamasının altındaki sebep bu. Ancak birileri hükümete ve TRT'ye zayıf ve demode yayınlarıyla Hollywood etkisi yaratamayacağını anlatmalı.
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor