BaÅŸarılıydı. KonuÅŸuluyordu. Üstelik onca yılın ardından resmi bir platformda kendi dilinde ÅŸarkı söylüyordu. Ama bir yerlerde bir terslik oldu. Biz onu popülaritesinin zirvesinde ve hayatından gayet memnun zannederken o tuttu, istifa etti.
***
Rojin'den bahsediyorum. 'Demokrasi savaÅŸçısı' olmak durumunda bırakılmış yetenekli sanatçıdan...
***
Åžimdi siz ÅŸöyle düÅŸünüyor olabilirsiniz:
Devlet kendi eliyle Kürtçe televizyonu açmış. VatandaÅŸlar faydalansın demiÅŸ. Ona da çarpıcı bir sabah programı teklif etmiÅŸ. Konuklarını topluyor, güzel güzel ÅŸovunu yapıyor. İnsan daha ne ister?
***
Ne istediÄŸini anlamak için orada neler yaÅŸandığına bir bakalım...
Rojin ve ekibine TRT'den teklif gittiÄŸinde programın dış yapım olması istenmiÅŸ. Dolu Dizgin adlı bir ÅŸirket ile çalışacakları söylenmiÅŸ. Ancak aksaklıklar ilk günden baÅŸlamış. Çalışacakları stüdyonun durumu feci. Isıtma yok, kafalara bir ÅŸeyler düÅŸüyor, yönetmen kulaklıktan sürekli küfrediyor. 'Nedir bu Kürtler'den çektiÄŸimiz, ölsünler de kurtulsak' diyor...
***
Rojin ve ekibi dışında herkes Kürt düÅŸmanı. Hatta firma sahibinin kardeÅŸinin 'En iyi Kürt ölü Kürt'tür' dediÄŸi ve bu laf üzerine herkesin yerlere yattığı ilk ağızdan anlatılıyor.
***
Anlayacağınız ortam berbat. Stüdyonun ne tadı ne tuzu var. Zaten her ÅŸey baÅŸtan absürd ÅŸekilde planlanmış. Stüdyoya seyirciler çağırılıyor örneÄŸin. Ancak aralarında Kürtçe bilen yok. DüÅŸünsenize Kürtçe bir programda Rojin espri yapıyor, karşısında ona bön bön bakan yüzler...
***
Bütün bunlar üzerine tekrar TRT'ye gidilmiÅŸ. Maksat programı iç yapım formatına sokup Dolu Dizgin adlı adeta 'biz bunları bu iÅŸten nasıl vazgeçiririz?' mekanizmasından kurtulmak. Uzun diyaloglar ve aradan geçen 1,5 ayın ardından TRT ikna edilmiÅŸ. Rojin ve ekibi iç yapım olarak programa devam etmek için anlaÅŸmışlar.
***
Devlet Baba lütfediyor ya... Sorunlar bitmemiÅŸ tabii. Hatta absürdleÅŸerek devam etmiÅŸ TRT çatısı altında. Bu sefer konuklara müdahaleye baÅŸlamışlar. Müjde Ar'ı 'Ercan KarakaÅŸ'ın CHP'li olduÄŸu' gerekçesi ile istememiÅŸler! Güneri CıvaoÄŸlu'nu gerekçe göstermeden reddetmiÅŸler. Åžanar Yurdatapan önerisine 'asla' karşılığını vermiÅŸler. Melike DemiraÄŸ'ı ise 'az sohbet, bol ÅŸarkı' ÅŸartı ile kabul etmiÅŸler.
***
Üstelik bu kısıtlamalar da kesmiyormuÅŸ kanalı. Tüm programlar denetleniyor, bir hafta yayınlanan ÅŸarkı ertesi hafta 'sakıncalı' bulunup kesiliyormuÅŸ. Kürtçe kanalda Diyarbakır'a Amed denince o bölüm bipleniyormuÅŸ.
***
Ha, bu arada programın yemek hazırlama bölümünde tabakta duran domates, biber ve limonu 'PKK'nın bayrağının renkleri' diyerek protesto etmiÅŸler. Limonun çıkarılmasını istemiÅŸler.
***
Bilmem başlıktaki soruya bir cevap verebildim mi...
Yazgülü AldoÄŸan'ın erotik kitabı
MÜTHİŞ bir enerjisi olan, her yere yetiÅŸen ve çevresine acaip iyi elektrik veren bir kadın Yazgülü AldoÄŸan. Yıllardır dünyanın çeÅŸitli yerlerinde habercilik yapmış, kadınların parmakla gösterildiÄŸi dönemlerde her kapıyı açmış bir gazeteci...
***
AldoÄŸan geçenlerde ilk kitabını bitirdi. 'Kiralık Adam' adlı kitap bir aÅŸk romanı. Erotik bir aÅŸk romanı...
***
Önceki gece kitap ÅŸerefine bir davet verdi Karaköy Balıkçısı'nda. Yazgülü gibi bir kadının seveni çok tabii. Davette medyanın önde gelen isimlerinden yok yoktu neredeyse. Gecenin en çok konuÅŸulanı ise kitabın erotizm seviyesi oldu. Ne de olsa 'makul kadın' üzerine kurulu bir ülke burası. Ahmet Altan rahatlığında bir erotizm beklenebilir mi bir kadın yazardan? HaÅŸa!
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor