Dünya dengelerini deÄŸiÅŸtirebilecek ilginç bir süreçten geçen ve patlamaya hazır bir bomba gibi bekleyen bir ülke var. O ülke Pakistan. Durum ÅŸöyle: Taliban ülkede her geçen gün güçleniyor. En son gelen haberlere göre baÅŸkent İslamabad'ın 100 km kuzeyine kadar ulaÅŸtılar. Pakistan yönetimi güçsüz. BaÅŸbakan Zerdari'nin desteÄŸi çok düÅŸük. Bu nedenle acilen bir ÅŸeyler yapılması gerek. Ama ne?
***
Pakistan'da 'bir ÅŸeyler yapılması gerek' cümlesi 'darbe' olarak anlaşılır. Zaten kontrolü baÅŸka türlü saÄŸlamak neredeyse imkansız. Sallanan bir hükümet ve Taliban varken ordunun yönetime el koyması olasılığı epey fazla. İşte bu nedenle Washington'da son günlerde endiÅŸeli toplantılar yapılıyor. ABD yönetimi darbe istemiyor, çünkü sivil yönetimlere destek verdi görüntüde. Üstelik ordunun yönetime el koyması istihbarat servisinin de güçlenmesi demek. Oysa Pakistan istihbarat servisi Taliban ile yakın iliÅŸki içinde. Bu da bir yandan Taliban'ı sindirmek için darbe yapılırken, diÄŸer yandan örgütün elini güçlendirmek demek.
***
Pakistan nükleer güce sahip bir ülke. Oradaki her hangi bir otorite boÅŸluÄŸu Taliban'ın bu güce ulaşımını saÄŸlayabilir. Taliban ve yardımlaÅŸtığı El Kaide'nin nükleer güce eriÅŸtiÄŸini düÅŸünün... Tablo Hollywood'un felaket senaryolarını aratmaz.
***
Mevcut durum bu iken ABD Genelkurmay BaÅŸkanı Mike Mullen bir süre önce Ankara'ya geldi. 25 Nisan akÅŸamı Orgeneral İlker BaÅŸbuÄŸ ile baÅŸ baÅŸa yaklaşık 3 saat görüÅŸtü. Ardından ise Kabil'e gitti. Temaslardaki ana konu Afganistan'a asker sayısının artırılmasının planlanması, Pakistan ve Afganistan'daki Taliban odaklarının iÅŸbirliÄŸi içinde yok edilmesi. Ancak bu strateji baÅŸtan büyük bir yanlış barındırıyor: ABD iki ülkeyi birbirine baÄŸlayarak içinden çıkılmaz hale getiriyor. Adeta ikinci bir Vietnam yaratma yolunda ilerliyor.
***
Mullen geçtiÄŸimiz pazartesi günü bölgedeki izlenimlerini ABD BaÅŸkanı Obama'ya iletti. O günden beri Beyaz Saray ayakta. Taliban'ın güçlenmesi karşısında kabus senaryoları üretiyorlar. Bu gidiÅŸle ABD Irak'tan çıkıp Afganistan-Pakistan'a saplanacak. Obama ile dünyayı beyaz günler beklemiyor maalesef.
Kilit merkezlere kimler gidecek?
Çok gecikmiÅŸ bir DışiÅŸileri kararnamesi var. Bundan aylar önce kritik pozisyonlara yeni atamalar yapılması gerekiyordu. Ancak Ali Babacan döneminde bu yapılamadı. Babacan biraz CumhurbaÅŸkanı Gül, biraz da BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın zaman zaman farklı telkinleri arasında kaldı.
***
Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturmasının ardından bu atamaların yapılması bekleniyor. Peki hangi kritik pozisyonlara kimler gidecek?
***
Türkiye'nin dış politikasındaki en kritik yer ABD. Washington ve New York'taki isimler önemli. Washington'da Büyükelçi Nabi Åžensoy'un süresi ocakta doluyor. Onun yerine İsrail Büyükelçimiz Namık Tan'ın atanması olası. Tan, Musevi lobisi ile de arayı düzeltebilir.
***
New York'ta Baki İlkin var. İlkin'in yerine DışiÅŸleri Bakanlığı MüsteÅŸarı Büyükelçi ErtuÄŸrul Apakan'ın atanması bekleniyor. O olmazsa yardımcısı Feridun SinirlioÄŸlu gidebilir.
***
AB'ye gelince... AB Genel SekreterliÄŸi koltuÄŸuna OÄŸuz Demiralp yerine Pakistan'daki süresi sona eren Büyükelçi Engin Soysal getirilebilir. İsrail'e, Namık Tan'ın yerine kimin geleceÄŸi de önemli. Ancak henüz bir isim telaffuz etmek doÄŸru deÄŸil.
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor