Diyarbakır,
Her kafadan bir ses çıkıyor. Kan davası diyen, töre diyen, toprak anlaÅŸmazlığı diyen...
Ama farklı iddialara raÄŸmen bir tavır ortak: Sanki Mardin'de yaÅŸananlar Türkiye'nin aÅŸina olmadığı bir ÅŸiddet. Ailelerin yok edilmesi hiç karşılaÅŸmadığımız bir durum.
***
Lütfen gözlerimizi açalım. Bu ülkenin GüneydoÄŸu yakasında sükunet deÄŸil ÅŸiddet asıl olan. Öyle bir ÅŸiddet ki kendini kadında, ailede, camide, örgütte, sokakta gösteriyor.
Öyle bir ÅŸiddet ki ÅŸiddetsizliÄŸi hayal etmeyi
bile imkansız kılıyor.
***
İşte bu nedenle Diyarbakır'dayım.
Burada ölen, öldüren ve öldürülenlerin hikayelerini dinlemek için.
Mardin'de yaÅŸananların boyut olarak büyük de olsa yeni olmadığını anlatmak için.
Ve fırsatını bulmuÅŸken silahlarla coÅŸturulmuÅŸ, erkeklikle taçlandırılıp kutsallaÅŸtırılmış ÅŸiddetin boyutlarını göstermek için.
***
Yarından itibaren o hikayeleri sizlerle paylaÅŸacağım. GörüÅŸmek üzere...
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor